sponsorlu bağlantılar
Aşağıya hep daha aşağıya.

-İnsanlar arasındaki özel ilişkiler sınai darboğazlarıörnek almış gibidir.En küçük toplulukta bile en alt tabakadaki üyedir düzeyi belirleyen.Sohbetlerde edeceğiniz sözü sadece bir kişinin anlamaması bile inceliksiz sayılmanıza yeter.Masada tek bir gayri insani bir sima olduğunda bile konuşmalar,insanlık adına,en aşikar,en sıkıcı ve bayat konularla sınırlı olur.

Dünya artık insanları dilsizleştirdiğine göre,kişiler de birbirleriyle konuşmadıkları sürece haklı konumda olacaklardır.Dilsizin hedefine ulaşması için kendi çıkarlarına ve doğasına sımsıkı sarılması yeterlidir.Bizimle boşu boşuna temas arayan biri yalvaran hatta rica eden bir ton benimsediği anda bize karşı avantajsız konuma düşer. (...)

1951'de yayımlanan kitap Theodor Adorno'nun başyapıtı olarak kabul edilir. Adorno bu kitapta bir anlamda ilgilendiği tüm konuları -felsefi meseleler, gündelik yaşam, siyaset, edebiyat ve müzik, faşizm, ırkçılık, tahakküm, işçi hareketinin tarihi ve sorunları vb.- ele almış ve değerlendirmiştir. Kitap bazıları uzun, bazıları kısa fragmanlar şeklinde yazılmıştır.

Kitabın iç-altbaşlğı "Sakatlanmış Yaşamdan Yansımalar" dır. Bu altbaşlık hem Adorno'nun kişisel tarihini açıklamak hem de o tarihlerden itibaren şekillenmeye başlamış olan toplumsal yaşamı ortaya koymak bakımından oldukça anlamlıdır. Modern yaşamın geldiği noktada yaşam yabancılaşmanın vardığı boyutlar itibariyle sakatlanmıştır ve öte yandan Adorno Nazi iktidarıyla sürgünlükte yani kişisel anlamda da ayrıca sakatlanmış bir yaşam içindedir. Fragmanlar, hem bu genel hem de özel tarihin izlerini sürerek okunabilir. Çünkü, en genel anlamda bu kitap, Adorno'nun kendi deyişiyle, "kederli bir bilim" olan ve çoktan unutulmuş olan "doğru yaşam öğretisi" hakkındadır.

Bu doğrultuda kitap yer yer umutlu arayışları dile getirir ve yer yer de karamsar ve kederli bir çıkışsızlığı dillendirir gibidir. Kitap en genel anlamda Etik hakkındadır diyebiliriz bu nedenle. Pek çok başka argüman ve önerme varolmakla birlikte, Adorno'nun tüm eleştiri ve değerlendirmesini kitaptaki şu sözleriyle ortaya koymak mümkün: "Yanlış yaşam doğru yaşanmaz"

Minima Moralia, varoluşçuluk ve psikoanaliz gibi bir dizi düşünce disiplininin yanı sıra; Kant, Nietzsche, Heidegger gibi birçok düşünürle yapılan eleştirel diyalogun ürünüdür. Adorno'nun kendine özgü yöntemi, bu kitapta yine tamamen özgün olan uslubuyla kendini gösterir. Özel alandan genel tarihe ve özneyle ilgili tüm disiplinlere uzanan bir açıklama yelpazesi kullanır ve buradan hareketle çıkarımlarını felsefeye doğru geliştirir.

Adorno, amacını, "her noktası merkeze aynı uzaklıkta olan bir yazıya ulaşmak" olarak belirtmiştir ki, Minima Moralia, bu amacın hem kullanılan dil hem de kitaptaki konuların genel dağılımı açısından çok özel bir örnek olarak ortaya konulmasıdır. Ele geçirilmesi ve belli bir nokta da kapatılması olanaklı olmayan bir ifade tarzı kullanılmıştır.


sponsorlu bağlantılar