sponsorlu bağlantılar
Kadınlar, yumurtalıklarının alınması veya rahminin kısmen veya tamamı ile temizlenmesi gibi, jinekolojik bir ameliyattan sonra, cinsel arzularında ve bunun fiilen yaşanmasında ciddi bir azalma olacağını düşünür. Halbuki, cinsel yaşam hiç farklılaşmadan bir yumurtalık çalıştığı sürece, öteki yumurtalıktaki bir tümör çıkarılıp alınabilir. Bu operasyon sebebi ile adet kanaması ve gerekli hormon salgısı duraksamayacaktır.

Veya, mesela bir miyom ameliyatı sonunda rahim boynunun alınması da kadının evlilik yaşamı ve hormon salgılamasını fark ettirmeyecektir. Bununla birlikte kadınlar böyle ameliyatlardan sonra cinsel libidolarının (arzu) azalmasından şikayet eder. Rahim çıkarıldığı için adet kanaması kesilince, hormon salgılanmasının da son bulduğuna inanırlar ve artık dişisel işlevlerinin yerinde olmadığınaı zannederler. Kendilerine güvenlerini kaybederler, mutsuz olurlar.

Bir rahimin alınması, vaginanın büzüşmesi sonucunu doğurabilirse de bu geçicidir. Zamanla v-agina yeniden esnek duruma gelir ve ilerideki cinsel yaşam için bir tehlike arz etmez. Penisin rahim ağzına dokunmasının cinsel ilişki sırasında hissedilmemesine fazla üzülmemek gerekir çünkü ameliyat, bu duygu aslında rahim ağzında değilde karın zarında duyulduğu için rahim ağzına penisin dokunma duygusunu ortadan kaldırmaz.
Yine de, rahimleri alınmış kadınların dikkatli olması gerekir ve ameliyattan sonra makul bir süre kadının erkeğin üzerinde bulunduğu cinsel pozisyonların çiftler tarafından uygulanmaması daha doğru olur.

Yumurta kanalının bağlanması da aslında cinsel yaşamda fiziksel bir etki yaratmaz. Eğer olumsuz bir etki oluşmuşsa bile bu, tamamıyla psikolojik nedenlerdendir.

Sonuç olarak, ameliyat ve organların kısmen veya tamamen alınması kadın açısından cinsel yaşamın son bulacağı anlamına gelmemektedir


sponsorlu bağlantılar