sponsorlu bağlantılar
Tabiattaki en güzel görünümlerden biri, belki de birincisi "gök kuşağı" dır. Ta ilkel insanlardan beri, bu güzel görünümün hangi nedenle oluştuğu akılları kurcalamıştır.

Büyük Yunan filozofu Aristo bile bunu açıklamağa çalışmış, güneş ışınlarının yağmurla yansıması olarak izah etmişti. Fakat Aristo yanılıyordu.

İşin gerçeği şöyledir. Güneş ışığı veya alelade beyaz ışık, aslında bütün renklerin karışımıdır. Bir aynanın eğik kenarına veya bir sabun köpüğüne vuran ışık renklere ayrışır. Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi ve mor (menekşe) renklerini görürüz.

Işığı bu şekilde ayrıştıran bir cisim "prizma" diye tanımlanır. Prizma'da ayrılan renkler.belirli düzende bir "renk dizisi" meydana getirir. Bu diziye "tayf" veya bilimsel deyimle "spektrum" adı verilir. Renk dizisi, daha önce de söylemiş olduğumuz gibi belirli bir düzendedir. Yani,renkler,bir sonrakiyle "optik bir ilgi, ilişki düzeninde" sıralanmıştır.

Gök kuşağı da aslında büyük bir kavisli ( yay biçiminde ) bir renk dizisi,bir "tayf"tır. Yağmur damlalarından geçen güneş ışığının kırılıp ayrışmasıyla meydana gelir. Başka bir deyişle,yağmur damlaları küçük prizmalar görevini yerine getirir.

Gök kuşağı, sadece sağanak halindeki yağmurlarda görülür. Yağmur yağarken aynı zamanda güneşin de ışıması şarttır. Güneşi arkanıza,yağmuru önünüze alacak şekilde orta yerde durmanız gerekir. Yoksa gök kuşağını göremezsiniz.

Omuzlarınızın üzerinden yağmur damlalarına vuran güneş ışığı,o dev görünüşlü renk dizisini meydana getirecek bir düzenle renklere ayrışır. Güneş,gözleriniz ve kavisin(kuşağın) merkezi bir doğru çizgi ekseninde olmalıdır.

Güneş gökyüzünde çok yüksekteyse, böyle bir doğru çizgisinin varolmasının imkânı yoktur. Zaten gök kuşağının sadece sabahın erken saatlerinde veya öğleden sonranın geç saatlerinde (ikindi vakti) görülmesinin nedeni bûdur.Çünkü bu saatlerde güneş alçaktadır. Sabah gök kuşağı güneşin , doğuda parladığını belirtir. Sağanak halindeki yağmur ise batıdadır. İkindi vakti görülen gök kuşağı ise bunun aksi durumu gösterir.

Batıl inançlı kişiler,gök kuşağının fena bir işaret olduğuna inanırlar. Onlara göre,insanın ruhu ahrete gök kuşağının köprüsü üzerinden gidecektir. Dolayısıyla,gök kuşağının görünmesi bir insanın öleceğine işarettir.Gök kuşağıyla ilgili, daha ziyade masallara yakışan bir inanış da,bu kuşağın altından geçen kimsenin cinsiyet değiştireceğidir. Fiziki bir olay niteliği taşıyan gök kuşağının bu akıl dışı inançlarla ilgisizliği meydandadır.


sponsorlu bağlantılar