sponsorlu bağlantılar
Kalp vuruşlarının, soluk alma hareketlerinin, gerçekten, ya da görünüşte durmasıyla meydana gelen bilinç kaybına "bayılma" denir. Sinir sistemi çok duyarlı olanlarda, bayılmalara daha çok rastlanır. Aşırı heyecan, korku, tartışma, güneş çarpması, tiksindirici kokular, diş çekilmesi, kan görmek, çok keskin bir sancı, ağrı gibi durumlar, bayılmalara yol açabilir. Bayılmadan önce, baş döner, gözler kararır, karında bir boşalma olur. Çok kez, kulaklar da çınlar. Hasta, ayakta duramayacak hale gelir. Beyinden kan çekilir.

Bunun sonucu olarak, yüz de sararır. Nabız, duyulmayacak kadar yavaş atmaya başlar. Eller soğur, dudakların kırmızılığı kaybolur. Buna karşılık, alın ve yüz, soğuk soğuk terler. Sonunda, hasta, kendini kaybederek, düşer. Hasta, birkaç dakika içinde, yavaş yavaş ayılır, kendine gelir. Önce yüzün rengi düzelir, kalp vuruşları dolgunladır. Hasta, derin bîr uykudan uyanırmış gibi, bilincine kavuşur.

Bayılan bir kimseyi ayıltmak için, hastayı açık havaya çıkarmalıdır. Hastanın başının altına bir yastık konmalıdır. Ancak, başın, omuzlardan daha aşağıda kalmamasına da dikkat edilmelidir. Kanın, başa doğru akmasını kolaylaştırmak için, ayakların yukarıya kaldırılması da yararlıdır. Bu arada, kan dolaşımına engel olabilecek kuşak, kemer, boyunbağı korse, vb. gibi giyim eşyaları da gevşetilmeli, ya da büsbütün çıkarılmalıdır.

Hastanın yüzüne soğuk su serpmeli, aynı zamanda eter, yoksa sirke koklatılmalıdır. Dilin arkaya kaçarak boğazı tıkaması önlenmeli, bir mendil, ya da, varsa, bir pensle dışarı çekilmelidir. Bu tedbirler alınmakla birlikte bayılmanın asıl nedenini araştırmak, ileride gelecek daha kötü durumu önlemek esas kural olmalıdır.


sponsorlu bağlantılar