Yaşlılık, fazla kilolar ve hareketsiz bir yaşamın kaçınılmaz sonuçlarından biri olan diz kapağı ağrısı günümüzün en çok şikayet edilen hastalıklarından biri haline gelmiş durumda.

Bu rahatsızlığın başlıca nedenlerinden biri olan hareketsiz yaşam, ağrıların nüksetmesiyle daha da fazlalaştığı için ağrıların şiddeti de kısa sürede artmaktadır. Diz kapaklarında oluşan bu ağrıların şiddeti bazı durumlarda o kadar artmaktadır ki, bu ağrıya maruz kalan bir çok kişinin uyku uyumakta bile zorlandığı görülmektedir.

Diz Kapağı Kireçlenmesi

Diz kapağı ağrılarının bir çok nedeni olmakla birlikte, genellikle kireçlenme ve diz kapağı sıvısının bitmesi vakaları yaşanmaktadır. Kireçlenme, diz kapağının pürüzsüz yapısının zamanla kireçlenerek pütürlü bir yapı haline dönüşmesi ve bulunduğu bölgede baskı ve tahrişe neden olması durumudur. En büyük sebebi ise hareketsizliktir. Sağlık ve fazla kilo sorunu yaşayan kişilerin gün içerisinde yeteri kadar hareket etmemesi kireçlenmeyi tetikleyen en büyük faktördür.

Diz kapaklarında kireçlenme yaşayan kişilere acil olarak kilo vermeleri, düzenli spor ve egzersiz yapmaları ve kaplıca terapisi uygulamalarına katılmaları önerilmektedir. Ortopedi branşı hastalıklarından biri olan kireçlenme hastalığı için, cerrahi olmayan yöntemler ile sonuç alınamadığı takdirde cerrahi müdahaleye başvurulmaktadır.
Diz Kapağı Kireçlenmesi

Her durumda, fazla kilolardan kurtulmak bu ağrıların bitmesi veya azalması için en önemli etken olmaktadır. Bundan dolayı bu ağrılara maruz kalan kişilerin zaman kaybetmeden, eğer fırsatları var ise diyetisyen kontrolünde kilo vermeleri gerekmektedir.

Diz Kapağı Sıvısının Bitmesi

Diz kapağı ağrılarına neden olan diğer etkende diz kapağı sıvısının bitmesidir. Diz kapağı kemiklerinin arasından bulunan ve kemiklerin birbirlerine sürtmesini engelleyen vücut sıvısının bitmesi veya azalması da diz kapağı ağrılarına neden olmaktadır. Diz kapaklarımızın arasında bulunan kemiklerin hareketlerini kolaylaştıran bu sıvı zamanla azalmaktadır. Fakat fazla kilo ve hareketsizlik bu doğal seyri hızlandırma ve rahatsızlığın daha erken yaşlarda nüksetmesine sebep olmaktadır. Hastalığı tamamen yok eden bir tedavinin olmaması işin en kötü tarafıdır. Diz kapağı sıvısı azalan veya tamamen biten kişilerin yapabilecekleri en doğru şey doktorlarının direktiflerine uyarak hastalığın ilerlemesini geciktirmektir.

Ağrıları azaltmak ve diz kapaklarındaki aşınmayı geciktirmek için diz kapaklarının içine iğne yolu ile Hyalüronik asit dolgusu enjekte edilmektedir. Haftada bir olmak üzere 3 defa yapılan bu işlem ile diz kapaklarının birbirine sürtmesi en aza indirilmektedir. Diz kapağı ağrısı çeken insanların bir çoğu bu tedavi yöntemi ile ağrılardan ya tamamen yada kısmen kurtulabilmektedirler. Bu işlem yukarıda söylediğim gibi hastalığı tamamen bitirmemekte sadece süreyi uzatmaktadır. Bu hastalığa yakalanan kişilerin acil olarak sağlıklı bir şekilde kilo vermeleri gerekmektedir. Fazla kilo diz kapaklarında ki basıncı arttırdığı için ağrıların şiddeti artmakta hastalığın ilerlemesine neden olmaktadır. Doktorlar bu hastalığa yakalanan kişilere yürüyüş ve egzersiz hareketleri vermektedirler. Bunların yanında bu hastalığa yakalanan kişilerin bisiklet gibi spor aletleri kullanmamaları ve merdiven çıkmaktan kaçınmaları gerekmektedirler.

Hyalüronik asit dolgusu tedavisi için kullanılacak ilaç sigorta kurumları tarafından karşılanmamaktadır ve iğnenin fiyatı 80 TL'dır. 3 defa yapılacağından dolayı 250 TL'lik bir masrafı bulunmaktadır.