Siyah Noktalar ve Sivilceler İçin Öneriler

 Siyah Noktalar ve Sivilceler İçin Öneriler

  Okunma: 22944 - Yorum: 1
  1. #1
    Name:	siyah-noktalar-nasil-gecer.jpg 
Views:	5093 
Size:	6,5 KB (Kilobyte) 
ID:	30670Çok gözenekli ve iyi temizlenmeyen ciltlerde siyah nokta oluştuğunu belirten uzmanlar, hem görünüm hem de sağlık açısından siyah noktaların oluşumunun engellenebileceğini kaydetti.

    Gözenekler yağ üretip salgıladıkları için cildi alerjiden ve çevre kirliliğinden koruyor. Eğer gözenekler olmasaydı, yağlar derinin altına iner, yüzde kistler oluşur ve deri altında enfeksiyonlar meydana gelirdi. Ancak çok gözenekli ciltlerde, eğer cilt iyi temizlenmiyorsa siyah nokta oluşuyor. Uzmanlara göre hem görünüm hem de sağlık açısından siyah noktanın oluşmasını engellemek gerekiyor.

    Yağlı ciltlerde gözeneklerin daha açık olduğuna dikkati çeken uzmanlar, herhangi bir sağlık problemi yaşayıp tedavi amaçlı ağır ilaçların kullanılmasıyla da cildin yağlanabildiğini kaydetti. Cildin yağlandığı zaman gözeneklerin açıldığını ifade eden uzmanlar, yapılan araştırmalar sonunda ultraviyole ışınlarının da gözenekleri genişlettiğinin belirlendiğini vurguladılar. İşte uzmanlara göre sivilceyle başa çıkmanın yolları:

    Gözenekleri daraltmak için

    Gözeneklerin açılması için ilk etapta gözenekleri kapatmaya çalışmak yerine, yağ ifrazatını durdurmak ya da dengelemek lazım.

    Yağlı ciltler daima su miktarı az olan ciltlerdir. Su miktarı az olduğu zaman ölü hücrelerin doku yüzeyine çıkıp asitli tabaka ile koruma faktörü oluşturması zorlaşır. Bu nedenle cildin yüzeyi dış etkenlerden zarar görür. O halde ciltteki su miktarı arttırılmalıdır. Yağ ifrazatının yavaşlatılması, ciltteki su miktarının artırılmasıyla mümkündür. Bunun için de su bazlı ürünler kullanılması ve doğru ürünün kullanılması şarttır. Cildinize uygun ürünü kullanmak için de bir uzmana danışmanızda fayda var.

    35 yaş altı ciltlerde, gözenekler kendiliğinden kapanır. Dengeli bir cildin gözenekleri kendiliğinden kapanır. 35 yaşın altındaki genç ciltlerde gözeneklerin kapanması kolaydır. Eğer cildin su ve yağ dengesi düzelirse gözenekler ya kendiliğinden, ya bakımla ya da maskeyle kapatılabilir. Ama yaşınız 35'in üzerindeyse deri kalınlaşmış, çizgiler kırık çizgi haline gelmişse, bu gözenekleri kapatmak biraz daha zordur. Gözenekleri kapatmak için mücadele vermek yerine, daha fazla büyümemelerini önlemek daha iyi bir çözümdür.

    Gözenekleri temizleyen bantlar işe yarıyor mu?

    Siyah noktaları azaltmak için uygulanan yöntemlerden biri de bantlardır. Siyah noktaları kimi zaman tümüyle ortadan kaldıran bu bantların kullanımı çok kolaydır. Bantları yapıştırmadan önce uygulayacağınız alanı ıslatıyorsunuz, suyla birlikte yapışkan bir özelliğe kavuşan bandı yapıştırıp kuruyunca çıkartıyorsunuz. Ancak siyah noktaları alan bu bantlar, gözenekteki yağları boşaltamıyor. Oksitlenen bölümü alabilen bantların, dokunun içindeki kanalı kapatan yağ kütlesini alması mümkün değil.

    Siyah noktalardan nasıl kurtulursunuz?

    Siyah noktalar oluştuktan hemen sonra bir uzmana başvurup temizletilerek, uygun ürünle tekrar oluşmamasını sağlamak gerekir. Oluşmaması için de cildi, sabah akşam temizlemek gerekir. Ancak bunu sabunla yapmamak uygundur.

    Cildi nasıl temizlemeli?

    Cildi, türüne göre temizleme sütü ve tonikle temizlemek en doğrusudur. Ardından sürülecek bir nemlendirici kremle bakım tamamlanabilir. Makyaj yapılmasa bile, gündüz çok kirlenen cildi akşam mutlaka temizlemek gerekir.

    Siyah noktalarınızı siz temizlemeyin

    Yapılan yanlışlardan biri de siyah noktaları bilinçsizce sıkmak. Böylece kılcal damarlarda ve doku altı hücrelerinde tahribat meydana gelebiliyor. En iyisi bir cilt uzmanına gidip siyah noktaları temizletmek.



  2. #2
    TEA TREE OİL VE AKNE – SİVİLCE
    (NATTYSOFT – CAMEO)


    Ergenlik dönemimizin en kötü anıları, kuşkusuz her sabah kalktığımızda biraz daha çoğaldığını gördüğümüz sivilcelerimizdir. Nerede çıkacağı belli olmayan bu gereksiz yağlı oluşumlar kimimizin bünyesine yapıştı mı bırakmazlar ve kazık kadar olsak da onlar çıkmaya devam ederler. Biz de suratımız davul gibi olana kadar sağını solunu sıkıştırırız. Bu tip yollarla kendimizi de sivilcelerimizi de etkisiz hale getirmeyi başarsak da, daha sağlıklı ve hijyenik yöntemler olduğu kesin! Mesela çay ağacı yağı. Aborjinler yüzyıllar önce keşfetmiş olsa da kozmetik sektörü çay ağacını daha yeni farketti.

    Çay ağacı yağı, içinde bulunan etkin maddeler sayesinde sadece sivilce ve akne gibi oluşumları engellemekle kalmıyor, cilde ve saça ayrı bir parlaklık ve nem de veriyor. Son günlerin en popüler akne çözümü çay ağacı yağından üretilen ürünleri sizin için tek tek denedik. Umarız alerji olmayız. Size çay ağacı ile ilgili ilk uyarımız: Kokusunu ya seveceksiniz ya da nefret edeceksiniz. Bir çok akne temizleyicisinin cildi yorduğu biliniyor. Bu nedenle çay ağacı yağının doğallığını beğeneceksiniz

    Çay ağacı yağı (tea tree oil)saçın dökülmesine neden olan bakteri ve miteları öldürür.

    ÇAY AĞACI

    Size çay ağacı yağının mucizelerini anlatmayacağız. Cildin sağlıklı ve yağsız olmasını sağladığını zaten biliyorsunuz. Peki kullandığımız tüm çay ağacı yağlarının Ciltteki tahriş, kızarıklık, kaşıntı, pul pul dökülme, iltihabı giderir, travma ve yanık durumunda cildi yeniler ve ağrıları yok eder. Saman nezlesi, alerji, ürtiker, herpetik ve irinli sivilceler, akne, kesik, sıyrık, ayak parmakları arasındaki pişik durumlarında etkilidir. Siğil, basur, mantar hastalıklarının tedavisinde yardımcı olur. Haşarat sokmalarından sonra oluşan kaşıntıyı giderir

    Çay Ağacı Yağı ile kurumuş, çatlamış ve kaşıntı veren topuklarınızı rahatlatarak, yıpranmış derinin iyileşm
    Çay Ağacı Yağı cildinize etkisi uzun süren bir rahatlama ve nem kazandırmaya yardımcı olur. Ayaklardaki su toplamalarını ve nasır oluşumlarını engellemeye yardımcıdıresine yardımcı olur.


    Dr. Yüksel Cavlak’tan..
    Çay Ağacı Yağı Ve Faydaları TEA TREE OİL

    Tea Tree Oil olarak da bilinen bu çay ağacının yağı, Avustralya`da yetişen, 2 metreyi bulan ağacın yapraklarından elde edilir. Yüzyıllarca Avustralya yerlileri bu ağacın yapraklarından elde edilen yağı, esensi çeşitli hastalıklarda kullanmışlar ve hala da kullanmaktadırlar. Bu ağacın çeşitleri vardır, ama yağ daha ziyade Melaleuca alternifolia cinsinden elde edilir. Çay ağacının yapraklarını, çayla karıştırmamalıdır. İngilizce olan “Tea Tree” anlamı, çok eskilere, Kaptan Cook`a dayanır. Gemideki tayfalar, yaprakları kaynatıp, çay yerine kullanmışlardır. Onun içindir ki, adı tea tree olarak kalmıştır.
    Melaleuca alternifolia`ın yapılan kimyaal araştırmasında şunlar bulunmutur:
    % 31 Terpinen-4-ol
    % 3,5 Alphaterpineol
    %16,4 P-Zymen
    % 1,8: 9,1 Cineol
    Destinasyon yoluyla elde edilen bu yağ, antiseptik etkisinden dolayı bir hastalıklarda kullanılır.


    Herpes: Virüs tarafından oluşan bu deri rahatsızlığında ki, daha ziyade dudaklarda görülür. Antiseptik etkisi olan bu yağdan, virüsün olduğu yere sürülür. Yalnız burada dikkat edilecek husus, yağı daha başlangıçta sürmektir.

    Dermatitis (Deri iltihabı: Alerjik, kaşıntılı deri rahatsızlıklarında da kullanılır. Rahatsız olan bölgeye bu yağdan sürülür.

    Çıban:
    Burada da dikkat edilecek olan, çıban daha olgunlaşmadan, yağın sürülmesidir.

    Böcek sokmaları
    : Bir damla yağ böceğin soktuğu yere dökülür ve burası hafifçe ovulur.

    Ayak mantarları:
    Ayaklar iyice yıkanıp, kurulandıktan sonra, mantara yakalana yere bu yağ sürülür.

    Dolama ve tırnak batmaları:
    Bu gibi rahatsızlıklarda da bu yağ kullanılır. Tırnak batması sonucu tırnağın kenarında iltihap meydana gelir. Tırnak ete battığın için, yürürken, kişiyi ağrıdan dolayı rahatsız eder. Burada ancak yapılacak cerrahi müdahale ile, yani batan tınağı ya tam ya da kısmen çıkarmaktır. Bu yağ kullanılarak, tırnağın çekilmesine mani olunur. Şöyle ki: Ayak ilk önce yıkandıktan sonra güzelce kurulanır. Tırnağın battığı yerin üstüne bir damla bu yağdan dökülür ve kuruması beklenir. Ondan sonra 0,5 cm genişliğindeki plasterin ucu batan yerin yanındaki deriye yapıştırılır ve hafifçe çekilerek, diğer ucu parmağın altından tırnağın sağlam kenarından tırnağın ortasına getirilerek yapıştırılır. Böylece batan yerdeki deri çekilerek tırnağın batmadan ilerlemesine yardımcı olur ve yağın antiseptik tesiri ile de iltihap kurur. Böylece cerrahi müdahaleye de gerek kalmaz.

    Ağızdaki iltihaplar:
    Ağız hijyeninde de kullanılır. Diş eti iltihabında, takma dişin vurması sonucu meydana gelen yaralarda, iyileştirici rol oynar. Birçok diş hekimi, diş çekiminden sonra gelen yarayı bu yağla ıslatılmış tampon kullanırlar. Azıcık bir suyla sulandırılmış birkaç damla yağ ile gargara yapılır. Ve yahut doğrudan doğruya yara yerine bu yağ sürülür.

    Siğiller:
    Ayak parmaklarında meydana gelen bu siğiller de, üstlerine sürülerek, kurutulabilir.

    Kaynakça:
    Beylier, M.F: Bacteriostatic Activity of Some Australian Esential Oils; Pwerfumer& Flavourist, 4:23 April, 1979
    Penfold,A: Melaleuca Alternifolia, Journal of the Royal Society of New South Wales. 1925
    Beer, CH: Australian Tea Tree Oil, Nature and Health, Vol.6, 1985

    Dr. Yüksel Cavlak

    Çay Ağacı Yağı /TeaTree Oil
    Avustralya’da, Avrupa’da ve A.B.D.’ndeyaygınlıkla kullanılan, mantarları ve virüsleri öldürebilmegücüne sahip bir bitkisel yağdır. Mantarları öldürebildiğiiçin, çay ağacı yağı, kıl dibi iltihabınakarşı da başarıyla kullanılabilir. Kullanımbiçimi aşağıdaki gibidir:

    Sedef hastalığınayatkınlık genelde kalıtımsaldır. Eğer anne vebaba sedef hastalığı çekmişlerse, çocuğun hastalanmaolasılığı da %60-70 civarındadır. Ayrıca,hastalanma rizikosunu arttıran etkenler de vardır: Öncelikle grip veanjin gibi akut enfeksiyonlar olmak üzere, büyük üzüntüler, acılar,kazalar, sınav korkuları ve eşler arasındaki problemler.
    Çay ağacı yağıiltihaplanmalara karşı etkilidir ve hasta dokulardan içeribakterilerin sızmasını engelleyebilir. Onu değişikşekillerde kullanabilirsiniz:

    Kaptan Cook tarafından Yeni Zelanda keşfedildiğinde batı dünyası ilk defa
    çayağacı ve manuka yağı ile tanıştı. Maoriler denizcilerin yaralarını, kanayan dişlerini, karın ve bağırsak rahatsızlıklarını ve agresifliklerini çayağacından yapılan bandaj ve çaylarla tedavi ediyorlardı. Çayağacı yağı kelimesi buradan geliyor. Kaptan Cook bazı tarifleri not almıştı, fakat bu notlar zaman içinde unutulmuşlardı.

    Ancak 1925 de yeniden çayağacına ilgi başladı. Avustralyalı kimyager Dr. R. Penfold çok sayıda araştırma sonunda manuka ağacından kazanılan yağın, o zaman kullanılan karbolasitene kıyasla on kere daha fazla
    bakterilere karşı etkili olduğunu buldu. Daha sonra sentetik yollardan üretilen penisilin, çayağacını tekrar Avrupa ve Amerika'da unutturdu; Pasifik ülkeleri dışında. 1930 yılından beri çayağacı ciddi olarak araştırılıyor ve sürekli yeni bulgulara rastlanıyor. Çayağacının diğer sentetik antibiyotiklere göre önemli farkı yan etkisi olmaması ve sağlıklı hücreleri de öldürmemesi.

    60' lı yıllarda manuka yağının cildin derinliklerine kadar ulaştığını ve orada dezenfekte görevi yaptığını tespit ettiler. Manuka yağının enfeksiyonlara karşı güçlü etkisi vardır. Antibakteriyel etkisinden dolayı sivilce, siğil, akne, açık yara, yanıklar dahil cilt problemlerinde başarıyla uygulanır. Ayrıca egzama ve sedef üzerinde de etkilidir.

    Antiseptik özelliği sayesinde yanık ve sıyrıklar üzerine uygulanabilir. Ayaklarda oluşan mantarlar üzerinde oldukça etkilidir. Egzama, saçkıran ve alerjili bölgeler üzerinde rahatlıkla uygulanabilir.