+ Yeni Konu aç
Sayfa 5 Toplam 5 Sayfadan BirinciBirinci ... 3 4 5
Toplam 34 adet sonuctan sayfa basi 29 ile 34 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Almanca - Türkçe Sözcükler

  1. #29
    ░║EMEKLİ ADMİN║░
    VuSLaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum : VuSLaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Feb 2007
    Mesajlar : 7.318
    Blog Girişi : 8
    Tecrübe Puanı : 10
    VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip
    Yardım Konuları
      Konunuzu arayın.
      Yardım isteyin.
      İş mi arıyorsunuz ?
      Satılık ilanı verin.

    Standart

    Hochschule, Universität üniversite
    Hochschulwesen yüksek öğretim
    Hochzeit(snacht) düğün (gecesi)
    Hochzeitsschleier duvak
    Hochzeitstag evlilik yıldönümü
    Hochzeitstag evlilik yıldönümü
    Hof avlu
    hoffen auf, erwarten, rechnen mit ummak, umut etmek (-i)
    hoffentlich (so Gott will) inşAllah
    Hoffnung ümit, umut
    hoffnungsvoll <=> hoffnungslos umutlu / &#252;mitli <=> umutsuz / &#252;mitsiz
    hohe / tiefe Stimme tiz / kalın ses
    hoher Rang y&#252;ksek mevki
    Holland; Niederlande, die Niederlande Hollanda
    holl&#228;ndisch; Holl&#228;nder; niederl&#228;ndisch; Niederl&#228;nder Hollandalı
    Holunder m&#252;rver
    Holz ahşap
    Holzhaus ahşap ev
    Holzkopf (w&#246;rtl.: Steinkopf) taş kafa
    Holzspan-Kebap talaş kebap
    Holztisch tahta masa = tahtadan masa
    homosexuell homoseks&#252;el
    Honig-, Zuckermelone kavun
    Honig, zuckers&#252;&#223; bal, bal gibi
    Honigbiene balarısı
    Horoskop yıldız, falı
    Horoskop; Turm, Zwinger bur&#231;
    Horrorfilm korku filmi
    Hose pantolon
    Hosentasche, Tasche eines Kleidungsst&#252;cks cep (cebi)
    Hotel otel
    h&#246;chstens en fazla
    h&#246;chstens, das meiste en &#231;ok
    H&#246;chstpreis <=> niedrigster Preis tavan fiyat <=> taban fiyat
    h&#246;flich, nett, z&#228;rtlich; vornehm, h&#246;flich <=> unh&#246;flich, grob nazik; kibar <=> kaba
    H&#246;flichkeit adabımuaşeret
    H&#246;he irtifa, y&#252;kseklik
    H&#246;hepunkt sirve
    h&#246;her werden, sich erheben, steigen y&#252;kselmek
    H&#246;hle mağara
    H&#246;lle cehennem
    h&#246;lzern, aus Holz(tafeln) tahtadan
    h&#246;ren, anh&#246;ren işitmek
    H&#246;rnchen kruvasan
    Hubschrauber helikopter
    Huhn tavuk (-ğu)
    Hummer ıstakoz



    Humor; Satire mizah, g&#252;lmece
    humorvoll mizahi
    Hund (auch Schimpfwort) k&#246;pek
    hunderte (von) y&#252;zlerce
    hundertprozentig y&#252;zde y&#252;z
    Hundeschei&#223;e k&#246;pek boku
    Hundesohn it oğlu it
    Hunger haben; hast du Hunger?; ich habe Hunger karnı a&#231; olmak; karnın a&#231; mı?; karnım a&#231;
    Hunger, Hungersnot a&#231;lık
    hungrig werden acıkmak
    hungrig; ich bin hungrig <=> nicht hungrig; voll, satt a&#231;; a&#231;ım <=> tok; dolu
    Hupe boynuz
    Hurensohn orusbu &#231;ucuğu
    Husten &#246;ks&#252;r&#252;k (-g&#252;)
    husten &#246;ks&#252;rmek
    Hut şapka
    Hut abnehmen şapka &#231;ıkarmak
    h&#252;bsch, sch&#246;n g&#252;zel
    h&#252;bsch, s&#252;&#223;, lieb şirin
    H&#252;fte, Becken kal&#231;a
    H&#252;gel; Gipfel; Spitze; Halde tepe
    H&#252;hnerstall k&#252;mes
    H&#252;lsenfr&#252;chte baklagiller
    h&#252;pfen hoplamak
    H&#252;rde baraj
    H&#252;tte kul&#252;be
    Hy&#228;ne sırtlan
    Hymne, Lobgesang ilahi
    Hypothese varsayım





    MSN KULLANMIYORUM
    VuSLaT olarak sadece www.delinetciler.net sitesinde admin ve VuSLaT'im
    TAKLİTLERİMDEN SAKININ
    Digg this Post!Bookmark Post in Technorati

  2. #30
    ░║EMEKLİ ADMİN║░
    VuSLaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum : VuSLaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Feb 2007
    Mesajlar : 7.318
    Blog Girişi : 8
    Tecrübe Puanı : 10
    VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip
    Yardım Konuları
      Konunuzu arayın.
      Yardım isteyin.
      İş mi arıyorsunuz ?
      Satılık ilanı verin.

    Standart

    i

    Ich ahne (habe es im Urin), dass es heute regnen wird Bug&#252;n yağmur yağacağı i&#231;ime doğmuşta, Bug&#252;n yağmur yağacağı bana m&#226;l&#251;m oldu
    Ich bin ersch&#246;pft. &#199;ok yoruldum.
    Ich bin stark erk&#228;ltet kuvvetli &#252;ş&#252;tt&#252;m
    Ich bins!; Es geh&#246;rt mir! Benim!
    Ich bitte Sie / dich!, Und wenn schon! Ne olur!
    Ich bring's nicht &#252;bers Herz, dich zu wecken seni uyundırmaya kıyamam
    Ich flehe dich an Sana yalvarıyorum
    Ich f&#252;hle mich hier sehr wohl Burada &#231;ok rahatım
    Ich gratuliere Ihnen!" "Sizi kutlarım!"
    Ich habe Durchfall / Verstopfung ishal/kabız oldum
    Ich habe ein ungutes Gef&#252;hl İ&#231;imde bir sıkıntı var
    Ich habe heute einen Gl&#252;ckstag <=> Ich habe heute &#252;berhaupt kein Gl&#252;ck Bug&#252;n şansım a&#231;ıldı <=> Bug&#252;n hi&#231; şansım yok
    Ich habe mich schrecklich aufgeregt. Fena halde sinirlendim.
    Ich habe mir f&#252;r morgen einen Termin vom Arzt geben lassen Yarın i&#231;in doktordan randevu aldım
    Ich habe noch nie im Leben einen so sch&#246;nen Tag erlebt! Hayatımda bu kadar g&#252;zel bir g&#252;n yaşamadım!
    Ich habe so einen Hunger, ich habe Hunger wie ein B&#228;r (Wolf) &#214;yle acıktım ki!; kurt gibi a&#231;ıktım!
    Ich h&#228;tte eine Bitte an Sie Sizden bir ricam var
    Ich hoffe, dass alles in Ordnung geht. Umarım, her şey iyi olur.
    Ich kenne Sie von irgendwoher, Sie kommen mir bekannt vor Sizi bir yerden tanıyorum
    Ich komme vor Langeweile um! Can sıkıntısından patlıyorum!
    Ich mache dich mit Oya bekannt Seni Oya ile tanıştırayım
    Ich m&#246;chte Ihnen helfen. Size yardım edeyim.
    Ich rechne gar nicht damit. Bunu hi&#231; ummayorum.
    Ich sch&#228;me mich, es Ihnen zu sagen. Size s&#246;ylemeye utanıyorum.
    Ich trinke lieber Tee. Cayı tercih ederim.
    Ich werde Ihnen etwas verschreiben Size bir ila&#231; yazacağım



    Ich werde ihm ein Buch (das Buch) schenken Ona bir kitap (kitabı) hediye edeceğim
    Ich werde nach Adana fahren, um ihn zu sehen Onu g&#246;rmek &#252;zere Adana'ya gideceğim
    Ich w&#252;nsche dir eine gute Reise Sana iyi yolculuklar dilerim
    Ich w&#252;nsche Ihnen zum Fest alles Gute!" "Bayramınızı en iyi dileklerimle kutlarım!"
    Ich w&#252;nsche viel Erfolg! başarılar dilerim!
    Idealist idealist, &#252;lk&#252;c&#252;
    Idee, Gedanke, Meinung, Ansicht fikir (fikri), d&#252;ş&#252;nce, g&#246;r&#252;ş
    Identit&#228;t, Personalausweis, Personalien kimlik
    Ideologie ideoloji
    Idiot budala
    Idiot; verdreht, pervers sapık
    Igel kirpi
    Ihr K&#246;rpergewicht? kilonuz ka&#231;?
    Ihre Hobbies &#246;zel uğraşınız
    Ihre K&#246;rpergr&#246;&#223;e? buyunuz ka&#231;?
    Im Sommer herrscht hier Wassermangel Yazın burada su sıkıntısı olur
    Imbiss, Nachtisch &#231;erezler
    Imker(ei) arıcı(lık)
    Immer die gleichen Worte! Hep aynı s&#246;zler!
    Immobilie, Grundbesitz eml&#226;k
    Immobilienmakler eml&#226;k&#231;i
    Imperativ; Befehl emir (emri)
    Imperator, Kaiser imparator
    Import <=> Export dışalım, ithal(at) <=> dışsatım, ihracat
    In der N&#228;he von Izmir İzmir'e yakın
    In dieser Angelegenheit wollte er mir nicht nachgeben Bana bu konunda &#231;ok ısrar etti
    In Ordnung! Alles klar! Fertig! Tamam!
    In welchem Viertel wohnen Sie? Hangi semtte oturuyorsunuz?
    Inder Hintli
    Indianer Kızılderili
    Indien Hindistan
    Indien, Inder, indisch Hindistan, Hintli, Hintli
    Indischer Ozean Hint Okyanus
    Industrialisierung sanayileşme
    Industrie sanayi (-ii), end&#252;stri
    Industriezeitalter yakın&#231;ağ
    Informationsb&#252;ro, Auskunftsb&#252;ro; Anfrage, ersuchen m&#252;racaat
    Ingenieur m&#252;hendis
    Inhalt i&#231;erik
    Inhaltsverzeichnis i&#231;indekiler
    Inland yurti&#231;i
    Inland yurt i&#231;i
    Insekt, K&#228;fer b&#246;cek (-ği)
    Inspiration ilham
    Institution, Unternehmen kuruluş
    Institution, Unternehmen, Einrichtung kuruluş, m&#252;essese
    Instrument; Saz saz
    Intelligenz deha
    Intelligenz, Klugheit zek&#226;
    Intensivstation yoğun bakım (servisi)
    Interesse erwecken ilgi uyandirmak
    Interesse zeigen f&#252;r, Gefallen finden an rağbet etmek
    Interesse zeigen f&#252;r, Interesse bekunden, sich interessieren f&#252;r ilgi g&#246;stermek (-e)
    Interesse; Zusammenhang ilgi
    Internist i&#231; hastalıkları doktoru / uzmanı
    Intrige ontrikan
    Investition yatırım
    Iran, Persien İran, Acemistan
    Irland İrlanda
    Ironie istihza
    Ironie; Hohn, Spott, Spotten; Regiment; Jux, Scherz, Spa&#223; alay
    Islam İslam
    Island İzlanda
    Israel İsrail
    Iss Schei&#223;e und stirb! (Verw&#252;nschung) ziftin pekine ye!
    Ist dort die Nummer ...? Orası ... mı?
    Ist hier jemand? Kimse var mı?
    Istanbul İstanbul
    Italien İtalya
    Italien, Italiener, italienisch İtalya, İtalyan, İtalyanca
    -i Fall, Akkusativ -i hali
    ich (auch: Muttermal), du, er sie, wir, ihr sie (Nom) ben, sen, o, biz, siz, onlar
    ich (du etc.) komme dran sıra bana (sana) geliyor
    ich beneide dich seni kızkanıyorum
    ich bin abzappeln gegangen, habe geschwoft kurtlarımı d&#246;kmeye gittim
    ich bin beleidigt, gekr&#228;nkt bozuldum
    ich bin bereit, Ihnen zu helfen Size yardıma hazırım
    ich bin dran / an der Reihe sıra bende (sende etc.) / sıra benim (etc.)
    ich bin eifers&#252;chtig (nicht: ich bin neidisch!) kızkancım
    ich bin erst seit kurzem hier buraya yeni geldim
    ich bin fertig pilim bitti
    ich bin ganz begeistert von diesem Ausblick bu manzaraya bayıldım
    ich bin ganz irre geworden aklım karıştı
    ich bin geboren doğdum
    ich bin heute sehr aufgeregt (nerv&#246;s) bug&#252;n &#231;ok heyecanlıyım
    ich bin Jahrgang 1965 1965 doğumluyum
    ich bin leicht angeheitert &#231;akir keyif oldum
    ich bin mehr tot als lebendig vor Hunger / Durst / M&#252;digkeit a&#231;lıktan / susuzluktan / yorgunluktan &#246;l&#252;yorum
    ich bin m&#252;de / schl&#228;frig geworden uykum geldi
    ich bin nicht dagegen buna karşı değilim
    ich bin nicht der gleichen Ansicht (ben) aynı kanıda değilim
    ich bin nicht so sicher pek emin değil
    ich bin satt Doydum
    ich bin satt (ges&#228;ttigt) doydum
    ich bin sicher / ich bin nicht sicher eminim/emin değilim
    ich bin so, wie ich bin ben nasılsam &#246;yleyim
    ich bin total &#252;berm&#252;det uykusuzluktan bayılıyorum
    ich bin traurig, es tut mir Leid &#252;zg&#252;n&#252;m
    ich bin urlaubss&#252;chtig tatil hastasıyım
    ich bin verliebt aklımda aşk var
    ich bin zufrieden mit -den memnunum
    ich bitte Sie darum bunu sizden diliyorum
    ich brauch mein Bett nur zu sehen, und schon schlaf ich yastığımı koklar koklamaz uyuyorum
    ich brauche deine Hilfe yardımına muhtacım
    ich darf / darf nicht iznim var / yok
    ich empfehle mich bana m&#252;saade
    ich empfinde Freude i&#231;imde bir neşe var
    ich esse alles hepsini yiyorum
    ich f&#252;hle mich nicht wohl; ich habe schlechte Laune keyfim yok; neşem yok; keyifsizim; ne&#186;esizim
    ich gehe zum Gl&#252;hweintrinken sıcak sarap i&#231;meye gidiyorum
    ich ging ganz allein kendi başıma gittim
    ich glaube kaum hi&#231; sanmam
    ich gratuliere tebrik ederim (birisini)




    MSN KULLANMIYORUM
    VuSLaT olarak sadece www.delinetciler.net sitesinde admin ve VuSLaT'im
    TAKLİTLERİMDEN SAKININ
    Digg this Post!Bookmark Post in Technorati

  3. #31
    ░║EMEKLİ ADMİN║░
    VuSLaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum : VuSLaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Feb 2007
    Mesajlar : 7.318
    Blog Girişi : 8
    Tecrübe Puanı : 10
    VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip
    Yardım Konuları
      Konunuzu arayın.
      Yardım isteyin.
      İş mi arıyorsunuz ?
      Satılık ilanı verin.

    Standart

    ich habe / habe nicht benim var/yok
    ich habe absolut keine Lust, etwas zu tun bir şey yapmak i&#231;imden gelmiyor
    ich habe dich lange nicht gesehen &#231;oktandır yoksan
    ich habe ein reines Gewissen Vicdanım rahat
    ich habe eine Bitte an Sie sizden bir ricam var
    ich habe eine Brille n&#246;tig, ich brauche eine Brille bana bir g&#246;zl&#252;k lazım
    ich habe einen Filmriss bende film koptu
    ich habe gar kein Auto! benim arabam yok ki!
    ich habe gegen dich verloren sana yenildim
    ich habe Grippe gribim var
    ich habe gute Laune Keyfim yerinde; neşem yerinde; keyifliyim (keyifli); ne&#186;eliyim; nesem yerinde; keyifliyim; neseliyim; -nin keyfi yerinde
    ich habe Hunger <=> ich habe keinen Hunger karnım a&#231; <=> karnım tok
    ich habe ihn schon lange nicht gesehen onu epeydir g&#246;rmedim
    ich habe kein Geld dabei Yanımda para yok
    ich habe kein Gl&#252;ck şansım yok
    ich habe keine Ahnung haberim yok (-den) = bilmiyorum (-i)
    ich habe keine Geduld mehr sabrım kalmadı
    ich habe keine Lust canım istemiyor
    ich habe keine Zeit mehr azla zamanım, vaktim yok
    ich habe Lust auf etwas canım bir şey &#231;ekti
    ich habe mehr als 2 Stunden gewartet 2 saaten fazla bekledim
    ich habe meine Tage halam geldi
    ich habe mich mit der Nadel in die Hand gestochen Elime iğne battı
    ich habe mir nichts vorzuwerfen benim alnım ak
    ich habe nicht genug geschlafen uykumu alamadım
    ich habe R&#252;cken- (Kopf-)schmerzen sırtım (başım) ağrıyor
    ich habe Spa&#223; gemacht şaka yaptım
    ich habe versucht, dich anzurufen, aber niemanden erreicht aradım bulmadım
    ich habe viel zu tun işim g&#252;c&#252;m var
    ich habe zu tun işim var
    ich hab's eilig acelem var
    ich hab's nicht geschafft; es ist mir nicht gelungen başaramadım!
    ich halt's nicht mehr aus artık dayanamıyorum
    ich hoffe, dass Sie kommen werden umarim gelirsiniz
    ich k&#228;mme meine Haare sa&#231;larımı tarıyorum
    ich kann dir nichts B&#246;ses antun ben sana kıyamaam
    ich kann meine Nasenspitze fast nicht sehen burnumum ucunu bile g&#246;remem
    ich kann mich nicht erinnern hatırıma gelmiyor
    ich kann nicht gut Auto fahren Ben iyi araba s&#252;rmiyorum
    ich kaufe t&#228;glich die Tageszeitung herg&#252;n g&#252;nl&#252;k gazete alıyorum
    ich kenne mich hier nicht aus ben buranın yabancısıyım
    ich komme dran, die Reihe kommt an mich sıra bana geliyor
    ich konnte nicht einschlafen uykum ka&#231;tı
    ich mache gerade frischen Tee &#231;ay demliyorum
    ich mache mir Sorgen, dass mein Partner fremdgeht eşimden endişeleniyorum
    ich muss arbeiten &#199;alışmam gerekiyor



    ich muss gehen gitmek zorundayım = gitmem gerek(li) / sart / lazım = gitmeye mecburum
    ich muss mal Pipi machen &#231;işim geldi
    ich muss nicht gehen gitmek zorunda degilim = gitmemem gerek = gitmeye mecbur degilim
    ich muss sagen s&#246;ylemem gerek(iyor), s&#246;ylemek zorundayım, s&#246;ylemeye mecburum
    ich nehme an ... zannedersem ...
    ich sage Silbe f&#252;r Silbe heceliyorum
    ich salbte Creme, rieb mit Creme ein krem s&#252;rd&#252;m
    ich sch&#228;me mich dessen, was ich getan habe. Yaptığımdan utanıyorum.
    ich schulde dir 100 Mark benim sana 100 Mark borcum var = ben sana 100 Mark bor&#231;luyum
    ich selbst ben kendim
    ich selbst ben kendim
    ich teile deine Meinung seninle aynı g&#246;r&#252;şteyim
    ich tr&#228;umte von dir seni r&#252;yamda g&#246;rd&#252;m, senin r&#252;yasını g&#246;rd&#252;m
    ich wei&#223; nicht, ob ich kommen werde gelip gelmeyeceğimi bilmiyorum
    ich werde mich nicht damit begn&#252;gen burunla da kalmayıp
    ich wiege 55 Kilo 55 kiloyum
    ich will von dir nichts, wir haben nichts miteinander zu tun benim seninle bir alıp vereceğim yok
    ich w&#252;nsche ein gesegnetes Fest Bayramınızı en iyi dileklerimle kutlarım
    ich) ganz allein kendi kendime; yalnız; tek ba&#186;ina
    ideell fikri
    ideell, mental, geistig, seelisch, moralisch manevi
    ihr alle sizler
    ihr Dekolletee war bis zum Bauchnabel ausgeschnitten dekoltesi g&#246;beğine kadar a&#231;ıktı
    ihr lebt wie Gr&#228;ser (freudlos) ot gibi yaşıyorsunuz
    illegale, zweite, zumeist j&#252;ngere Frau kuma
    illustrieren resimlemek
    illustriert resimli
    im 3. Monat schwanger 3 aylık hamile (gebe)
    im Allgemeinen umumiyetle
    im Allgemeinen genel olarak, genelde
    im Auge behalten, beachten, sich vor Augen halten g&#246;z &#246;n&#252;nde bulundurmak / tutmak (-i)
    im Augenblick, jetzt gerade bu / şu anda
    im Backofen backen fırında pişirmek
    im Dienst sein g&#246;revde olmak




    MSN KULLANMIYORUM
    VuSLaT olarak sadece www.delinetciler.net sitesinde admin ve VuSLaT'im
    TAKLİTLERİMDEN SAKININ
    Digg this Post!Bookmark Post in Technorati

  4. #32
    ░║EMEKLİ ADMİN║░
    VuSLaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum : VuSLaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Feb 2007
    Mesajlar : 7.318
    Blog Girişi : 8
    Tecrübe Puanı : 10
    VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip
    Yardım Konuları
      Konunuzu arayın.
      Yardım isteyin.
      İş mi arıyorsunuz ?
      Satılık ilanı verin.

    Standart

    im Ernst ciddi olarak
    im Feuer ateşte
    im Finanzamt maliyede
    im ganzen Satz tam c&#252;mle
    im Ged&#228;chtnis bleiben / behalten hatırında kalmak / tutmak
    im Gef&#228;ngnis sitzen hapis(h)anede (hapiste) yatmak
    im Gegenteil, gerade umgekehrt aksine
    im Grunde genommen aslına bakarsın
    im Hotel &#252;bernachten otelde kalmak
    im Jahr ... geboren ... doğumlu
    im Jahre ... ... yılında
    im Jahre 1982 1982 yılında
    im kommenden Jahr seneye, gelecek yıl
    im Kopf ausrechnen kafadan hesaplamak
    im Krankenhaus liegen hastanede yatmak
    im Kriegszustand savaş halinde
    im Nachhinein, daraufhin sonradan
    im Namen von ..., im Aufrag von ... birisinin adına
    im Norden von ... … (in) kuzeyinde
    im Osten von doğusunda
    im Park spazieren gehen parkta gezmek / dolaşmak
    im Preis erm&#228;&#223;igt indirimli
    im Rahmen von ... ... &#231;er&#231;evisinde
    im Schlaf sprechen sayıklamak
    im Schweinsgalopp, ganz schnell (nur mit Verb zusammen), hals &#252;ber Kopf apar topar
    im Schwei&#223;e seines Angesichts arbeiten kanter i&#231;inde &#231;alışmak
    im selben Augenblick aynı anda
    im Sterben liegen &#246;lmek &#252;zere olmak
    im Stich lassen y&#252;z&#252;st&#252; bırakıp gitmek, y&#252;z&#252;st&#252; bırakmak
    im Stress sein, rotieren, hin- und herlaufen koşuşturmak
    im S&#252;den von ... g&#252;neyinde
    im &#220;berma&#223; fazlasıyla
    im Verh&#228;ltnis zu oranla
    im Westen von batısında
    im W&#246;rterbuch nachschlagen s&#246;zl&#252;ğe bakmak
    im Zickzack gehen, im Zickzack verlaufen zigzag
    im) Vordergrund &#246;n plan(da)
    immer besser gittik&#231;e daha iyi
    immer dasselbe hep aynı
    immer mehr gittik&#231;e daha &#231;ok
    immer noch daha h&#226;l&#226;
    immer wieder ikide bir, tekrar tekrar
    immer) am Tage g&#252;nd&#252;zleri
    immer, jedes Mal daima
    immer, st&#228;ndig her zaman (herzaman), daima, devamlı, s&#252;rekli
    immerhin ne de olsa
    immun bağışık



    in (einer Zeitspanne, z.B. in 1 Jahr), sp&#228;ter, dann sonra (ohne Abl.)
    in / von 15 Metern H&#246;he on beş metre y&#252;ksekliğinde
    in absehbarer Zeit yakın bir gelecekte
    in allen Einzelheiten b&#252;t&#252;n ayrıntılarıyla
    in aller Herrgottsfr&#252;he karda bok yeneden
    in aller Munde sein dile d&#252;şmek
    in aller Ruhe, friedvoll huzur i&#231;inde
    in Angriff nehmen saldırıya ge&#231;mek
    in Angriff nehmen, (ein Thema) behandeln ele almak
    in ausreichender Zahl yeteri kadar
    in Begleitung) mit, durch -la, -le (von ile)
    in Buchform kitap halinde
    in den 70ern 70lerde; 70li yıllarda
    in den Bart grummeln komurdanmak
    in den Jahren 39-45 39-45 yıllarında
    in den kommenden Wochen &#246;n&#252;m&#252;zdeki haftalarda
    in den Krieg eintreten savaşa girmek
    in den Umschlag stecken zarfa koymak
    in der entgegengesetzten Richtung ters y&#246;nde
    in der Gegend von ... taraflarında
    in der Gegend von Hannover Hannover taraflarında
    in der Gesellschaft von Frauen kadınların arasında
    in der Hoffnung sein, dass ... umutlu olmak (-den)
    in der Nacht, nachts geceleyin
    in der Pubert&#228;t sein ergenlik &#231;ağı yaşamak
    in der Sonne g&#252;neşte / g&#252;neşin altında
    in der Umgebung der Stadt; rings um die Stadt şehrin etrafında
    in der Vergangenheit <=> in der Zukunft ge&#231;mişte <=> gelecekte
    in der Weise wie - diği şekilde
    in der zweiten Nacht ikinci gece
    in die Arme nehmen kucağına almak
    in die Falle gehen tuzağa d&#252;şmek
    in die Geschichte eingehen tarihe karışmak
    in die H&#228;nde klatschen el &#231;ırpmak
    in die Luft fliegen, explodieren havaya u&#231;mak
    in die Luft springen wie eine Heuschrecke; aufschrecken; hochspringen; heraufspringen sı&#231;ramak
    in die Tasche stecken cebine koymak
    in die Tasche stecken <=> aus der Tasche herausnehmen cebine koymak <=> cebinden &#231;ıkarmak
    in diese Richtung bu y&#246;ne
    in diesem Augenblick aynı anda, şu anda, tam bu sırada, tam o sırada
    in diesem Jahr bu sene/yıl
    in diesem Punkt bu noktada
    in diesen Tagen şu g&#252;nlerde
    in dieser Hinsicht bu bakımdan, bu y&#246;nde
    in drei verschiedenen Ausf&#252;hrungen &#252;&#231; ayrı tipte
    in eine Richtung gehen bir tarafa gitmek
    in eine Sache verwickelt werden, sich in etw. einmischen bir olaya karışmak
    in einer Angelegenheit eine Frist einr&#228;umen bir iş i&#231;in s&#252;re tanımak
    in einer Entfernung von ... km ... kilometre uzaklıkta
    in einer Entfernung von ... km von ... -e ... kilometre uzaklıkta
    in einer Reihe / reihenweise geordnet sıralı
    in Einklang bringen, vereinigen bağdaştırmak
    -in Fall, Genitiv, besitzanzeigender Fall -in hali
    in finanzieller Hinsicht maddi bakımdan
    in Form von, im Falle halinde
    in Gedanken versinken / sich in Gedanken vertiefen d&#252;ş&#252;nceye dalmak
    in Gefahrensituationen tehlikeli durumlarda
    in genau dem richtigen Zustand tam kıvamda
    in geringer Zahl / Menge <=> in gro&#223;en Mengen az sayıda / miktarda <=> &#231;ok / fazla miktarda
    in Gestalt von ... ... bi&#231;iminde
    in gewisser Hinsicht bir bakıma
    in Gottes Namen Allah rızası i&#231;in
    in gro&#223;en Mengen yığınla
    in gro&#223;er Zahl &#231;ok sayıda
    in jeder Beziehung her bakımdan
    in jeder Hinsicht her y&#246;n&#252;yle
    in Kauf nehmen, riskieren g&#246;ze almak (-i)
    in Konkurs gehen ifl&#226;s etmek
    in Kontakt treten mit temasa ge&#231;mek (-le)
    in letzter Zeit son zamanlarda, yakınlarda
    in Liquidation ifl&#226;s halinde değil
    in Manuskriptform, als Konzept m&#252;svedde halinde
    in meinem (ganzen) Leben hayatımda
    in meinem ganzen Leben &#246;mr&#252;mde
    in meiner Augenh&#246;he g&#246;z&#252;m&#252;n hizasında
    in meiner Hosentasche pantolon cebimde = pantolonumun cebinde
    in mir drin ist, ich empfinde i&#231;imde ... var
    in Mode kommen moda olmak
    in Not leben sıkıntı &#231;ekmek
    in Ordnung kommen, sich bessern d&#252;zelmek
    in Panik geraten telaşa kapılmak, telaşlanmak
    in Person, pers&#246;nlich bizzat
    in Produktion gehen &#252;retime ge&#231;mek
    in Raten zahlen taksitle &#246;demek
    in Rente gehen emekliği ayrılmak
    in Reserve halten yedek olarak saklamak / bulundurmak
    in Scheiben dilimli, dilimlenmiş
    in Scheiben oder W&#252;rfeln schneiden doğramak (-i)
    in Scheiben schneiden dilimlemek
    in St&#252;cke gerissen; st&#252;ckweise par&#231;a par&#231;a
    in St&#252;cke schneiden par&#231;a par&#231;a kesmek
    in St&#252;cke zerlegen par&#231;alamak, par&#231;alara ayırmak
    in tausend St&#252;cke zerschlagen werden tuz buz olmak
    in unserer Stadt ilimizde
    in Urlaub fahren tatile girmek
    in Urlaub gehen izne &#231;ıkmak, tatile &#231;ıkmak/girmek
    in welchem Monat sind wir? biz hangi aydayız?
    in westlicher Richtung batı y&#246;n&#252;nde
    in) Dingsda falan yerde
    in“ sein rağbet
    indem, -end - erek
    indem, st&#228;ndig ...-end, immer wieder etw. tun - (y)e ... - (y)e
    indessen halbuki
    indirekt dolaylı
    ineinander i&#231;i&#231;e (i&#231; i&#231;e)
    infekti&#246;s, ansteckend bulaşıcı
    infolge ..., als Folge von ... … sonucu
    informiert, gebildet bilgili
    inhalieren buğu yapmak
    innere) Traurigkeit, traurig h&#252;z&#252;n
    innerer k&#246;rperlicher Schmerz sızı
    innerhalb (binnen) zwei Monaten iki ay i&#231;inde
    innerhalb von 5 Tagen, binnen 5 Tagen beş g&#252;n i&#231;erisinde
    innerhalb; binnen i&#231;inde
    ins Auge fallen g&#246;ze &#231;arpmak
    ins Detail gehen ayrıntıya girmek
    ins Deutsche &#252;bersetzen Almancaya &#231;evirmek
    ins Ged&#228;chtnis kommen, einfallen aklına / hatıtırına gelmek
    ins Gef&#228;ngnis kommen hapse (hapishaneye) girmek
    ins Krankenhaus gehen, aufgenommen werden hastaneye yatmak
    ins T&#252;rkische &#252;bersetzen T&#252;rk&#231;eye &#231;evirmek
    insbesondere, besonders ilbassa
    insbesondere, namentlich, besonders &#246;zellikle, bilhassa
    inserieren gazeteye duyuru vermek
    insgesamt; Gesamtsumme toplam
    inszenieren sahneye koymak
    intelligent <=> dumm, einf&#228;ltig zeki, akıllı <=> aptal, kafasız
    intelligent, aber auf seinen eigene Vorteil bedacht, an seinen Vorteil in kluger Weise denken acık g&#246;z
    intensiv yoğun





    intensiver werden, sich irgendwo konzentrieren, (Industriezweig:) angesammelt sein yoğunlaşmak
    inter- -arası
    interessant <=> uninteressant ilgin&#231; (-ci) <=> ilgisiz
    interessieren alakalandırmak
    interessieren, betreffen ilgilendirmek
    interessiert, ma&#223;geblich, zust&#228;ndig alakadar
    international milletler arası, uluslar arası, devletlerarası, enternasyonal
    international uluslararası
    internationale Fluglinien dış hatlar
    interpretieren, kommentieren yorumlamak
    inzwischen, unterdessen bu arada
    iranisch İranlı
    irgend jemand herhangi biri, herhangi bir kimse
    irgend(ein) herhangi
    irgendetwas wichtiges kayda değer bir şey
    irgendwann einmal bir ara
    irgendwer biri(si)
    irgendwie herhangi bir bi&#231;imde / şekilde
    irgendwie; mit Verneinung: durchaus nicht, ganz und gar nicht birt&#252;rl&#252;, bir t&#252;rl&#252;
    irgendwo herhangi bir yerde
    irisch; Ire İrlandalı
    irref&#252;hrend yanıltıcı
    islamischer Geistlicher; Lehrer hoca
    ist das essbar? bu yenir mi?
    ist das essbar? Nein, das ist nicht essbar! bu yenir mi? Hayır, bu yenmez!
    ist gleich eşit(tir)
    ist gut in seinen F&#228;chern dersleri iyi
    ist ok, jetzt ist Schluss, was anderes; wie dem auch sei, Gott sei Dank, wie auch immer neyse
    ist schuldig und schreit noch laut hem su&#231;lu, hem g&#252;&#231;l&#252;
    ist) sicher emin
    italienisch; Italiener İtalyanca, İtalyan


    MSN KULLANMIYORUM
    VuSLaT olarak sadece www.delinetciler.net sitesinde admin ve VuSLaT'im
    TAKLİTLERİMDEN SAKININ
    Digg this Post!Bookmark Post in Technorati

  5. #33
    ░║EMEKLİ ADMİN║░
    VuSLaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum : VuSLaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Feb 2007
    Mesajlar : 7.318
    Blog Girişi : 8
    Tecrübe Puanı : 10
    VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip
    Yardım Konuları
      Konunuzu arayın.
      Yardım isteyin.
      İş mi arıyorsunuz ?
      Satılık ilanı verin.

    Standart

    J

    ja evet
    ja nicht, nur nicht sakın (mit neg. Imperativ)
    ja, aber ... peki, ama ...
    ja, ich denke schon evet, sanıyorum &#246;yle
    Jacke, Sakko ceket
    Jagdsport avcılık
    J&#228;ger avcı
    j&#228;h; gleich, sofort, umgehend, sogleich aniden
    Jahr sene, yıl
    Jahrbuch, Almanach almanak
    jahrein jahraus seneler senesi
    jahrelang habe ich eine Brille gebraucht yıllar yılı g&#246;zl&#252;k kullandım
    Jahrestag yıld&#246;n&#252;m&#252;
    Jahrhundert y&#252;zyıl, asır
    j&#228;hrlich, Jahres-; Jahrbuch yıllık
    jammern, klagen ağlanmak
    jammern, meckern mızıldanmak
    Januar; Herd, Heim; Steinbruch, Bergwerk ocak
    Japan Japonya
    japanisch; Japaner Japonyalı, Japonca
    jawohl! in Ordnung! peki effendim
    je ... desto, in dem Ma&#223;e wie, sooft, immer wenn - diği s&#252;rece, dik&#231;e
    je ein, je zwei bir-er, iki-s-er, &#252;c-er, d&#246;rd-er, beş-er, altı-ş-ar, yedişer, sekizer, dokuzar
    jede(r, s) her
    jeden Augenblick her an
    jeden Tag her g&#252;n (herg&#252;n)
    jeder <=> keiner her <=> hi&#231;bir
    jeder Tag, den Gott erschaffen hat her Allahın g&#252;n&#252;
    jeder von ihnen her biri
    jeder(mann), alle, alle Leute herkes
    jedes Mittel anwenden, nichts unversucht lassen her yola başvurmak
    jedesmal her seferinde
    jedoch, aber indessen bununla beraber/birlikte
    jedoch, indessen ne var ki
    jedoch, was aber ... betrifft; wenn ... ise
    Jeep jip
    jemals, &#252;berhaupt; mit Verneinung: &#252;berhaupt nicht, gar nicht(s), nie(mals) hi&#231;
    jemand anderes bir başkası
    jemand anderes, ein anderer başka biri(si), başkası
    jemand, der unnachgiebig handelt und feilscht pazar &#231;ingenesi
    jemand, der wei&#223;, wie er sich zu verhalten hat kibar
    jemand, einer, irgendwer biri
    jemandes Spur verfolgen izin takip etmek (-in)
    jene(r,s) da şu
    jener Ort, Stelle şura
    Jenseits &#246;b&#252;rd&#252;nya
    jenseits vom Dorf k&#246;y&#252;n &#246;tesinde
    jetzig şimdiki
    jetzt aber şimdiyse


    jetzt ist alles in Ordnung artık tamam
    jetzt kennst du jeden Baum pers&#246;nlich şimdi ormandaki her ağacı şahsen tanıyorsun
    jetzt, gegenw&#228;rtig, nun, soeben şimdi
    jmd. &#228;rgern kızdırmak
    jmd. bestrafen cesar vermek (-e)
    jmd. bewegen zu -e -mek i&#231;in birini ayatmak
    jmd. empfangen, abholen; aufnehmen karşılamak (-i)
    jmd. entt&#228;uschen hayal kırıklığına uratmak
    jmd. festnehmen g&#246;zaltına oturmak (-i)
    jmd. schlagen, verpr&#252;geln d&#246;vmek (-i)
    jmd., der f&#252;r Geld spielt; Zocker kumarbaz
    jmd., der gro&#223;e Freude an etw. hat; S&#252;chtiger, aber Genie&#223;er tiry&#226;ki
    jmdm. auf die Nerven gehen, jmdn. nerv&#246;s machen sinirlendirmek (-i)
    jmdm. die Hand dr&#252;cken birisinin elini sıkmak
    jmdm. ein Vorbild sein &#246;rnek olmak (-e)
    jmdm. eine Falle stellen tuzak hazırlamak (-e)
    jmdm. eine kleben, jmdn. ohrfeigen tokat atmak (-e), tokat patlamak (-e)
    jmdm. eine Sache erkl&#228;ren / zeigen bir şeyi birinin g&#246;z&#252;n&#252;n &#246;n&#252;ne sermek
    jmdm. einen Termin geben randevu vermek (-e)
    jmdm. etw. anvertrauen emanet etmek (-i -e)
    jmdm. etw. empfehlen, raten salık vermek (-e)
    jmdm. etw. schenken hediye etmek (-e -i)
    jmdm. etw. verbieten (-e) (-i) yasak etmek / yasaklamak
    jmdm. gehorchen boyun eğmek (-e)
    jmdm. geh&#246;rig; &#252;ber, bez&#252;glich, betreffs ait (-e)
    jmdm. Gelegenheit geben fırsat vermek (-e)
    jmdm. helfen k&#246;nnen, kann ich dir helfen? yardımı dokunmak (-e), sana yardımı dokunabilir miyim?
    jmdm. Mut zusprechen moral vermek (-e)
    jmdm. Recht geben hak vermek
    jmdm. schlecht werden fenalık ge&#231;irmek
    jmdm. Schwierigkeiten bereiten / Steine in den Weg legen g&#252;&#231;l&#252;k &#231;ıkarmak (birisine)
    jmdm. sehr gro&#223;e Schwierigkeiten bereiten k&#246;k s&#246;kt&#252;rmek (-i)
    jmdm. vertrauen birisinin s&#246;z&#252;ne g&#252;venmek
    jmdm. vertrauen g&#252;ven duymak (-e)
    jmdm. vertrauen, vertrauen auf g&#252;venmek (-e), g&#252;veni olmak (-e)
    jmdm. winken el sallamak (-e)
    jmdm. zum Geburtstag gratulieren birisinin doğum g&#252;n&#252;n&#252; kutlamak
    jmdm.) verzeihen, entschuldigen affetmek (-i)
    jmdn. / etw. hassen, verabscheuen nefret etmek (-den)
    jmdn. / etw. mit Steinen bewerfen / steinigen taşlamak
    jmdn. / etw. nicht beachten / links liegen lassen -i umursamamak
    jmdn. / etw. unterst&#252;tzen desteklemek (-i)
    jmdn. als Mensch betrachten -i insan yerine konmak
    jmdn. anmachen birine sataşmak
    jmdn. auf die Schippe nehmen (zum Spa&#223;) birini makaraya almak
    jmdn. auf die Seite ziehen kenara &#231;ekmek (-i)
    jmdn. begleiten eşlik etmek (-e); refakat etmek (-e)
    jmdn. beleidigen hakaret etmek (-e)
    jmdn. beruhigen yataştırmak (-i)
    jmdn. einstellen işe almak
    jmdn. foltern işkence yapmak
    jmdn. f&#252;r dumm verkaufen birisini aptal yerine koymak
    jmdn. f&#252;r etw. Besonderes halten -i adam yerine koymak
    jmdn. genau kennen yakından tanımak (-i)
    jmdn. gering sch&#228;tzen -i k&#252;&#231;&#252;k g&#246;rmek
    jmdn. gl&#252;cklich machen mutlu etmek (-e)
    jmdn. gr&#252;&#223;en selam etmek (-e)
    jmdn. gut / fl&#252;chtig kennen yakından / uzaktan tanimak
    jmdn. in die Hand bekommen birine elle gelmek
    jmdn. mit dem Messer verletzen, erstechen bı&#231;aklamak
    jmdn. nach etw. fragen; sich erkundigen bei; nach etw. / jmdm. fragen sormak (bir kisiye bir şey/-i); (bir kişiden bir şey/-i); (bir şeyi, bir kişiyi)
    jmdn. necken, liebenswerte Sticheleien austeilen, irgendwo (im Lokal) rumh&#228;ngen takılmak (-e)
    jmdn. retten (vor), gerettet werden kartulmak (-den)
    jmdn. schlecht behandeln -e k&#246;t&#252; davranmak
    jmdn. sehns&#252;chtig erwarten, mit Freude und Ungeduld warten auf d&#246;rt g&#246;zle beklemek (-i)
    jmdn. so weit bringen, dass er bereut, auf die Welt gekommen zu sein -i doğduğuna pişman etmek
    jmdn. teuer zu stehen kommen bir kişiye patlamak
    jmdn. um Gnade bitten aman dilemek (-den)
    jmdn. um Rat fragen, sich beraten lassen, konsultieren danışmak (bir şeyi) (bir kişiye)
    jmdn. unbesiegbar machen yenilmez kılmak
    jmdn. ungerecht behandeln -e haksızlık etmek
    jmdn. unter Druck setzen birisine baskı yapmak
    jmdn. unterbrechen, jmdm. ins Wort fallen -nin s&#246;z&#252;n&#252; kesmek
    jmdn. &#252;berfallen birisinin &#252;st&#252;ne saldırmak
    jmdn. &#252;berfallen, etw. drucken; auf etw. treten; pr&#228;gen basmak, ar (-i); (-e)
    jmdn. verarschen (negativ), auf den Arm nehmen biri ile alay etmek
    jmdn. vermissen, sein Fehlen bemerken yoktuğunu (eksikliğini) hissetmek (-in)
    jmdn. verst&#228;ndnisvoll behandeln birisine karşı anlayışlı davranmak
    jmdn. vor Gericht bringen mahkemeye vermek (-i)
    jmdn. warnen, jmdm. einen Hinweis geben ikaz etmek, uyarmak (-i)
    jmds. Meinung einholen, jmdn. um seinen Rat fragen birisinden fikir almak
    Jod iyod
    Joghurt yoğurt
    Joghurtgetr&#228;nk ayran
    Johannisbeere frenk &#252;z&#252;m&#252;
    Jordan &#220;rd&#252;n
    Journalist; Zeitungsverk&#228;ufer; Zeitungskiosk gazeteci
    Jude Yahudi, Musevi
    Jugend gen&#231;lik
    Jugoslawien Yugoslavya
    Juli temmuz
    jung <=> alt gen&#231; <=> yaşlı
    Junge erkek &#231;ocuk, oğlan
    Junge, Knabe, Bursche, Bube (Kartenspiel), auch: Lustknabe oğlan
    junger Mann, J&#252;ngling delikan(lı)
    Jungfrau bakire
    jungfr&#228;ulich, rein, unber&#252;hrt bakir
    Jungfr&#228;ulichkeit kızlık
    Jungfr&#228;ulichkeit, Reinheit bek&#226;ret
    Junggeselle; ledig, unverheiratet bek&#226;r
    Juni haziran
    Jupiter M&#252;şteri
    juristisch hukuksal, hukuki
    Justizministerium Adalet Bakanlığı
    Jute-)Sack &#231;uval
    Juwelier kuyumcu
    Jux, Scherz, Spa&#223; azizlik
    j&#252;ngere Schwester kızkardeş
    j&#252;ngerer Bruder erkek kardeş
    j&#252;ngerer Bruder, j&#252;ngere Schwester, Geschwister kardeş




    MSN KULLANMIYORUM
    VuSLaT olarak sadece www.delinetciler.net sitesinde admin ve VuSLaT'im
    TAKLİTLERİMDEN SAKININ
    Digg this Post!Bookmark Post in Technorati

  6. #34
    ░║EMEKLİ ADMİN║░
    VuSLaT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum : VuSLaT isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi : Feb 2007
    Mesajlar : 7.318
    Blog Girişi : 8
    Tecrübe Puanı : 10
    VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip VuSLaT İnsan üstü bir itibara sahip
    Yardım Konuları
      Konunuzu arayın.
      Yardım isteyin.
      İş mi arıyorsunuz ?
      Satılık ilanı verin.

    Standart

    K

    Kabarett; Kleinkunstb&#252;hne kabare
    Kabel kordon
    Kabine, Kaj&#252;te, Koje kayuta
    Kadaver kadavra
    Kaffee kahve
    Kaffee schwarz (ohne Zucker und Milch) sade kahve
    Kaffeesatz telve
    kahl (Haar), glatzk&#246;pfig kel, cavlak
    Kaiserreich, Kaisertum imparatorluk
    Kalb dana
    Kalb- / Rind-, Schweinefleisch dana / sığır eti, domuz eti
    Kalb; Kuh, Rind(vieh) dana; inek; sığır
    Kalbshack dana kıymasi
    Kalender takvim
    Kalfaktor, M&#228;dchen f&#252;r alles; Bewacher eines Autoparkplatzes kahya
    Kalium potasyum
    Kalk kire&#231;
    Kalorie kalori
    kalt soğuk
    kalt werden, erkalten soğumak
    kalter Nordwind in Istanbul) poyraz
    kaltes Fleisch soğuk etler
    kaltes Huhn garniert tavuk s&#246;ğ&#252;ş garnili
    Kamel deve
    Kamm tarak
    k&#228;mmen lassen, gek&#228;mmt werden taratmak
    k&#228;mmen; scannen taramak
    Kampf, Schlacht boğuşmak, muharebe
    k&#228;mpfen gegen m&#252;cadele etmek (-e)
    k&#228;mpfen, Krieg f&#252;hren savaşmak
    K&#228;mpfer; kriegerisch savaş&#231;ı
    Kanada Kanada




    kanadisch Kanadalı
    Kanarienvogel kanarya
    Kanarienvogel kanarya
    K&#228;nguru kangaru
    K&#228;nguruh kanguru
    Kaninchen adatavşanı
    Kaninchen; Hase tavşan
    kann sein, m&#246;glich olabilir
    K&#228;nnchen Tee &#231;ay servisi
    Kannibale yamyam
    Kapital, Geldanlage; fam.: Hure sermaye
    Kapsel kaps&#252;l
    kaputt (K&#246;rperteile) sakat
    kaputt gehen, verwildern, dekadent werden, entarten yozlaşmak
    kaputt, defekt, verdorben bozuk (-ğu), kırık, arızalı
    kaputt, zerbrochen kırık
    kaputtgehen; verdorben werden; jmdn. kr&#228;nken bozulmak, (-e)
    kaputtmachen, vernichten, zerst&#246;ren; Geld: wechseln bozmak
    Kardinal kardinal
    kariert kareli
    kariertes Hemd kareli g&#246;mlek
    Karies; kari&#246;s &#231;&#252;r&#252;k




    MSN KULLANMIYORUM
    VuSLaT olarak sadece www.delinetciler.net sitesinde admin ve VuSLaT'im
    TAKLİTLERİMDEN SAKININ
    Digg this Post!Bookmark Post in Technorati

Sayfa 5 Toplam 5 Sayfadan BirinciBirinci ... 3 4 5

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok