1. Hava Jeneratörlü Santral

Hava jeneratörlü santral, rüzgâr enerjisinden yararlanılarak elektrik üretilen elektrik santralı türüdür. Bugün için, rüzgârla üretilen elektrik enerjisi, maliyet fiyatı yüksek olan sınıfa girer ve ancak kentten uzak olan çiftçiler, bağımsız radyoelektrik istasyonları, deniz fenerleri vb. yerlerde kullanılır. Gerçekten büyük hava jeneratörlü santrallar için rüzgâr, ancak belirli bir hızdan sonra elverişlidir. Elde edilebilen enerji, yaklaşık olarak rüzgâr hızının küpüyle orantılıdır. Saniyede 6 m, yani saatte 21,6 Km'den daha düşük hızlarda rüzgâr enerjisi çok zaman yetersiz kalır. Özel ihtiyaçlar için, akümülatörlerle düzenlilik verilen küçük havajeneratörleriyle elektrik üretme tekniği nispeten isteneni verir. Fakat, 10 Kw'ı geçen makinelerin üretimini elverişli şekilde düzenleme çaresi henüz bulunamamıştır.

2. Jeotermik Santral

Jeotermik santral, yeraltı kaynaklarının sahip olduğu ısı enerjisinden yararlanılarak elektrik üretilen elektrik santralı türüdür. Jeotermik santral, doğrudan doğruya, yeraltı kaynaklı termik enerjiye baş vurur. Yer çekirdeği, pratik bakımdan tükenmez bir enerji kaynağıdır. Bunula birlikte kullanılması güçtür. Bu enerji, yanardağların püskürmesinde en belirgin şekilde ortaya çıkar, fakat kullanılması için yapılan her girişim başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Buna karşılık, sönmek üzere olan yanardağ bölgelerinde kayalarda arta kalan ısıdan faydalanılabilir. Bu ısı, debisi az olan sıcak yeraltı sularında ortaya çıkar.

Toscana (İtalya) bölgesinde Larderello tesisleri dünyada tektir ve sıcaklığı 200 °C olan yeraltı buharlarından yararlanır. Birkaç yüz bin kilowatt üreten turbo-alternatörler, doğal buharı ısı değiştiricisi olmaksızın doğrudan doğruya alır. Buharın yoğunlaşmasıyla oluşan suya kimyasal işlemler uygulanarak borik asit elde edilir.

3. Güneş Jeneratörlü Santral


Güneş enerjisi, güneşin çekirdeğinde yer alan füzyon süreci ile açığa çıkan ısıma enerjisidir, güneşteki hidrojen gazının helyuma dönüşmesi şeklindeki füzyon sürecinden kaynaklanır. . Dünya atmosferinin dışında güneş enerjisinin şiddeti, aşağı yukarı sabit ve 1370 W/m² değerindedir, ancak yeryüzünde 0-1100 W/m2 değerleri arasında değişim gösterir Bu enerjinin dünyaya gelen küçük bir bölümü dahi, insanlığın mevcut enerji tüketiminden kat kat fazladır. Güneş enerjisinden yararlanma konusundaki çalışmalar özellikle 1970'lerden sonra hız kazanmış, güneş enerjisi sistemleri teknolojik olarak ilerleme ve maliyet bakımından düşme göstermiş, güneş enerjisi çevresel olarak temiz bir enerji kaynağı olarak kendini kabul ettirmiştir.

4. Hidroelektrik Santral


Hidroelektrik santral, yüksek bir noktadan düşen hareket halindeki suyun kinetik enerjisinden yararlanılarak elektrik enerjisinin üretildiği elektrik santralı türüdür. Hidroelektrik santral, düşen su kütlesinin kinetik enerjisinden yararlanılarak bir türbin çalıştırılır. Elektrik enerjisi isteği kış aylarında maksimumudur. Bu devrede, nehirlerde su çekildiğinden hidroelektrik enerji üretimi en düşük seviyeye iner. Enerji isteğinin yüksek, üretimin az olması yüzünden yaz mevsiminde elde edilecek enerji büyük önem taşır. Diğer yandan enerjisinin değeri, geceleri gündüze, pazar günleri iş gününe oranla daha düşüktür. Hidroelektrik bir tesisin değeri, yalnız üretilen enerji miktarına değil, bu enerjinin kalitesine, yani zaman içindeki dağılımına da bağlıdır. Hidroelektrik santralın kurulacağı yerin seçimini tabiat belirler ve bazen bu yer kullanma merkezlerinden çok uzakta olabilir. Böylece enerji nakli yüzünden maliyet fiyatı bakımından büyük yük altına girilir ve genellikle tüm hallerde kuruluş masrafları, termik santrallere oranla daha yüksektir. Buna karşılık, hidroelektrik santralın yakıt tüketimi yoktur, işletme ve bakım masrafları, termik santralden çok azdır. Hidroelektrik bir tesisin, işletme ekonomisi kuruluş masraflarını karşılarsa elverişli şartlara sahip olduğu düşünülür.

4.1. Akarsu Santrali

Akarsu santralı, akarsulardan yararlanılarak elektrik enerjisinin üretildiği elektrik santralı türüdür. Akarsu santralının pratikte hiç bir enerji yedeği yoktur. Nehirlerin yükselme zamanında, santrallar maksimum güçlerini verir. Kuraklık zamanında, üretilen güç debi ile azalır ve bazı derelerde sıfıra kadar iner. Bu tür santrallar, Rhône ve Rhin üzerine yapılmıştır. Rhône üzerindeki Donzére santralı, nehrin ortalama debisine yakın olan saniyede 1.500 m3'lük bir debiyi kullanacak şekilde donatılmıştır. Rhône, suları çekildiği zaman dahi normal olarak saniyede 400 m3'lük bir debi verir. Bu yüzden santralın gücü, yılda ortalama 4'te 1 oranında değişir. Rhin'de ortalama debi saniyede 1.100 m3 ve sular çekildiği zaman saniyede 300 m3 olduğundan santralın gücündeki değişme oranı neredeyse aynıdır.

4.2. Göl Santrali

Göl santralı, göllerden yararlanılarak elektrik enerjisinin üretildiği elektrik santralı türüdür. Göl santralları, nehir debisinin belirli bir kısmını yedek olarak tutan alavere havuzu tarafından beslenir. Bu tesislerin kurulmasına elverişli yerler azdır. Ayrıca, göl santrallarinin çoğunda yıl içinde gelen fazla su miktarının ancak bir kısmı depo edilebilmektedir.

4.3. Setli Santral


Yıllık fazla su miktarının % 5'ini depo edebilen göl santrallaridir. Bu stok nehrin birkaç saatlik ortalama debisine karşılık düşer. Bu stokun mevsimlik enerji akta katkısı çok azdır. Ancak günlük puant zamanlarının atlatılmasında büyük önem taşır.
Akarsu santrallerinde hidrolik türbinlerin su debisi yüksektir, buna karşılık suyun düştüğü yükseklik ve hızı azdır. Göl santralleri, basınçlı borularla beslenir. Bazı hidroelektrik santralleri yer altındadır.