Mazmun nedir?

Anlam, kavram manalarına gelir. Edebiyatta, özellikle Divan Edebiyatı'nda bazı kavramları ifade etmek için kullanılan klişeleşmiş(kalıplaşmış) sözlere verilen addır. Mazmunlar benzetmeli, cinaslı ve nükteli sözlerdir.

Örnek
:
Nergis
: Göz
Badem
: Göz
Keman
: Kaş
Ok
: Kirpik
Servi
: Boy
Serv-i Revan
: Yürüyen sevgili
Gonca
: Dudak, ağız
Yılan
: Saç
Gece
: Saç
İnci
: Diş

Daha önce hiçbir kimse tarafından söylenmemiş mazmunlara bikr-i mazmun denir.

Divan Edebiyatının Mazmunları


Divan edebiyatımız kimilerine göre klasik edebiyat, kimilerine göre eski edebiyat diye nitelendirilir. Divan Edebiyatımızın konusu geleneğin tespit ettiği değişmez yönleriyle ortaya çıkan aşktır. Aşk işlenmesi zorunlu olan bir konudur. Yani şair ister aşık olsun ister olmasın tanınmak istiyorsa mutlaka bunu işlemesi gerekir. Nasıl ki hayatta içkinin damlasını ağzına koymamış bir kimse, şiirlerinde bahsediyorsa meyhanenin güzelliğini anlatıyorsa. İşte bu, divan geleneğinin getirdiği zorunlu bir durumdur. Şair aşktan yabancı kalmaması ve aşkı kendine mihver yapması, kendini muhakkak aşık pozisyonunda göstermesi divan edebiyatında uyulması gereken bir şarttır. Divan Edebiyatında eline kalem alan genç, yaşlı, aşkı hiç tatmayanı, kadın-erkek, hükümdar, sadrazam kim olursa olsun aşk konusunu işlemek zorundadır. Aşkta işlenen sevgili ise tek tiptir. Bu sevgili tipi değişmez. Aşk konusunda söylemek istediğimiz; Divan Edebiyatı aşk merkezli kurulmuştur. Öyle ki aşk temi kaldırılacak olsa divanlar boşalır. geriye küçük bölümler kalır diyebiliriz.


Divan Edebiyatında Sevgilinin Şekli Özellikleri, Tipi


Divan Edebiyatı aşk, sevgili( Maşuk), seven ( Aşık) ve rakip arasında gelişen bir hadisedir. Sevgili genelde güzelliğiyle kaprisiyle aşığa hüküm eder durumdadır. Hüküm ve iradeyi elinde tutan sevgili ( maşuk) aşık için daima bir sultan, hükümdar veya sahip sıfatındadır. Aşk ise onun karşısında bir kul, köle veya Geda durumundadır. Konum farkı aynı kalmak şartıyla aşık, aşk derdiyle yatan bir hasta, sevgili ise dermanı kendinde bulunduran bir tabiptir. Veya aşık kendini maşukun zülüm ve kahrına bir kurban, onun öldürücü elinde bir şehit olarak tasavvur eder. Aşığına eziyet, cefa, naz, kahredici ilgisizlik ve vefasızlık divan şiirindeki sevgilinin değişmez özellikleridir. Aşık ise bunlara isyan etmeden kabullenen her cefayı bir lütuf gibi karşılan, aşkın yüksek bir ruh ve tevekkül terbiyesine ermiş bir aşık imajını verir. Bütün eziyet ve cefalara rağmen sevgiliden vazgeçmez.
Gehi visalini anıp gehi firakını nabi.
Ne yardan geçe bildik ne ihtiyar edebildik.
Aşkta en korkulan ise sevgilinin eziyet ve cefadan vazgeçmesidir. Bu onun aşıktan yüz çevirmesi ve artık her şeyin her ümidin bitmesi demektir. Sevgilinin etrafındaki diğer aşıklar ise rakiptir. Rakipler yüzünden aşık, sevgilini karşısında gözden düşeceğinden korkar. Aşkın diğer halleri gibi kıskançlıkta tek taraflıdır.

Kıskanan sadece aşıktır. Sevgilinin aşık'ı kıskanması asla söz konusu değildir. Aşığını mesut etmemek isteyen ondan ayrı kaldığında göz yaşı döken veyahut onunla birlikte sevincini paylaşan bir sevgili tipi Divan Edebiyatında yoktur.

Aşık bütün ıstırap ve şikayetlerine rağmen aşkın terbiye edici tesirinden zevk duyar.
Bela budur ki alıştı belalarınla gönül.
Gamında gelsin dikbais-i meserret olur.

Sevgilinin Fiziki Özellikleri

Sevgilinin güzelliği Büt ve Cennet Hurisi gibi sıfatlar yanında Afet, Belay-ı Hüsn gibi isimlerle anılır. Sevgilinin özellikleri de gelenek tarafından belirlenmiştir. Şairler bu geleneği elverdiği çerçevede onların güzelliğini anlatırlar. Sevgili de bütün hususiyetleri kendinde toplayarak tek bir güzel afet özelliğine girer. Gelenek sevgilinin güzel tipini boyundan, saçlarından, gözünden, kaşından dudaklarına kadar bütün özelliklerini tespit etmiştir. İşlenişini ise şairler yapmıştır. Gelenekte sevgilinin boyu selvi ağacı gibi uzun, bir oyana bir bu yana sallanarak yürüyen ince belli ( Muy) uzun ve siyah saçlı ( asla sarışın ve kumral yok) yanakları gül gibi kırmızı, ayva tüylü ( Hal) bakışları, kılıç gibi keskin ( gamze) ok gibi yaralayıcı, bazen bakışları sevgiliyi öldürür. Kaşları oku atan birer yay, kirpikleri oktur. Daima sıhhatli yaşı civanlıktan öteye gitmez, ızdırap ve hüzün bilmez bir yapıdadır. Divan Edebiyatında maşuk, birkaç örnek dışında sevgilinin ölmesi söz konusu değildir. Bunun yanında aşık henüz olmamış bir tasavvur şeklinde kendi ölümünü söyler. Hatta kendi mezarından bahseder. Bu arada koku duygusu ile ilgili olarak da onun saçlarının misk kokusundan bahsedilir. Uzun boylu ve ince belli oluşunun yanında büst kısmı ön plana çıkar.


Yanakları, alnı, saçı,kaşı, göz, kirpik, ağız, dudak, çene, dış hat, ben ve gerdan gibi unsurlar olarak sevgilini oluşturur. Divan Edebiyatı gül sevilen ile bülbül seven ve diken ( Rakip) mazmunları etrafında gelişmiş bir edebiyattır.