+ Yorum Yaz

 Orhan Veli Kanık Şiir Antolojisi

 - Konu Toplam: 8107 kez okundu ve konuya toplam 1 kez yorum yapıldı.

  1. 26-12-2010 #1
    Orhan Veli Kanık ya da Orhan Veli (13 Nisan 1914, İstanbul - 14 Kasım 1950, İstanbul), Türk şair. Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile birlikte yenilikçi Garip akımının kurucusu olan Kanık, Türk şiirindeki eski yapıyı temelinden değiştirmeyi amaçlayarak sokaktaki adamın söyleyişini şiir diline taşıdı. Şair 36 yıllık yaşamına şiirlerinin yanı sıra hikâye, deneme, makale ve çeviri alanında birçok eser sığdırdı.


    İsim:  Orhan_Veli_KANIK.jpg
Görüntüleme: 9556
Büyüklük:  9,7 KB (Kilobyte)



    Yeni bir zevk ortaya çıkarabilmek için eski olan her şeyden uzak duran Orhan Veli, hece ve aruz vezinlerini kullanmayı reddetti. Kafiyeyi ilkel; mecaz, teşbih, mübalağa gibi edebi sanatları gereksiz bulduğunu açıkladı. "Geçmiş edebiyatların öğrettiği her şeyi, bütün geleneği atmak" amacıyla yola çıkan Kanık'ın bu arzusu şiirinde kullanabileceği teknik olanakları azaltsa da şair, ele aldığı konular, bahsettiği kişiler ve kullandığı sözcüklerle kendine yeni alanlar oluşturdu.Yalın bir anlatımı benimseyerek şiir dilini konuşma diline yaklaştırdı. 1941 yılında, arkadaşlarıyla birlikte çıkardıkları Garip adlı şiir kitabında bu fikirlerinin örnekleri olan şiirleri yayınlandı ve Garip akımının doğmasına sebep oldu. Bu akım özellikle 1940-1950 yılları arasında Cumhuriyet dönemi şiirinde büyük etki bıraktı. Garip şiiri hem yıkıcı hem de yapıcı özelliği ile Türk şiirinde bir mihenk taşı kabul edilir.


    Kanık, şiire getirdiği bu yenilikler yüzünden önceleri büyük ölçüde yadırgandı, çok sert eleştiriler aldı ve küçümsendi Geleneklerin dışına çıkan eserleri, önce şaşkınlık ve yadırgama, daha sonra eğlenme ve aşağılamayla karşılansa da hep ilgi uyandırdı. Bu ilgi ise kısa zamanda şaire duyulan anlayış, sevgi ve hayranlığın artmasına yol açtı. Sait Faik Abasıyanık da Orhan Veli'nin bu yönüne dikkat çekerek onu "üzerinde en çok durulmuş, zaman zaman alaya alınmış, zaman zaman kendini kabul ettirmiş, tekrar inkâr, tekrar kabul edilmiş; zamanında hem iyi hem kötü şöhrete ermiş bir şair" olarak tanımladı.

    Her ne kadar Garip döneminde yazdığı şiirleriyle öne çıksa da Orhan Veli "tek tür" şiirler yazmaktan kaçınmıştı. Durmadan arayan, kendini yenileyen, kısa yaşamı boyunca uzun bir şiir serüveni yaşayan Kanık'ın edebiyat hayatı farklı aşamalardan oluşmaktadır. Oktay Rifat bu durumu "Orhan Fransız şairlerinin birkaç nesillik şiir macerasını kısacık ömründe yaşadı. Türk şiiri onun kalemi sayesinde Avrupa şiiriyle atbaşı geldi." ve "Birkaç neslin belki arka arkaya başarabileceği bir değişmeyi o birkaç yılın içinde tamamladı." sözleriyle açıkladı

    Ölümü
    Orhan Veli, Yaprak'ın kapanmasının ardından İstanbul'a geri döndü. Aynı yılın Kasım ayında bir haftalığına geldiği Ankara'da belediyenin kazdığı bir çukura düştü ve başından hafifçe yaralandı. İki gün sonra İstanbul'a döndü. 14 Kasım günü bir arkadaşının evinde öğle yemeği yerken fenalık geçiren şair hastaneye kaldırıldı. Beyinde damar çatlaması yüzünden başlayan rahatsızlığın sebebi doktor tarafından anlaşılamadı ve Kanık'a alkol zehirlenmesine karşı tedavi uygulandı. Aynı akşam sekizde komaya giren şair gece 23:20'de komadan çıkamayarak Cerrahpaşa Hastanesi'nde hayata veda etti.


    Şiir kitapları

    • Garip (1941, Resimli Ay Matbaası)
    • Vazgeçemediğim (1945, Marmara Yayınevi)
    • Destan Gibi (1946, Ölmez Eserler Yayını)
    • Yenisi (1947, İnkılâp Yayınevi)
    • Karşı (1949, Güney Matbaacılık ve Gazetecilik)
    • Bütün Şiirleri (1951, Varlık Yayınları)


    Açsam Rüzgara


    Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş
    Mavilerde sefer etmek!
    Bir sahilden çözülüp gitmek
    Düşünceler gibi başıboş.
    Açsam rüzgara yelkenimi;
    Dolaşsam ben de deniz deniz
    Ve bir sabah vakti, kimsesiz
    Bir limanda bulsam kendimi.
    Bir limanda, büyük ve beyaz...
    Mercan adalarda bir liman..
    Beyaz bulutların ardından
    Gelse altın ışıklı bir yaz.
    Doldursa içimi orada
    Baygın kokusu iğdelerin.
    Bilmese tadını kederin
    Bu her alemden uzak ada.
    Konsa rüya dolu köşkümün
    Çiçekli dalına serçeler.
    Renklerle çözülse geceler,
    Nar bahçelerinde geçse gün.
    Her gün aheste mavnaların
    Görsem açıktan geçişini
    Ve her akşam dizilişini
    Ufukta mermer adaların.
    Ne hoş. ey Tanrım, ne hoş,
    İller, göller, kıtalar aşmak.
    Ne hoş deniz deniz dolaşmak
    Düşünceler gibi başıboş.
    Versem kendimi bütün bütün
    Bir yelkenli olup engine;
    Kansam bir an güzelliğine
    Kuşlar gibi serseri ömrün.

    Orhan Veli Kanık

    Baharın İlk Sabahları

    Tüyden hafif olurum böyle sabahlar
    Karşı damda bir güneş parçası,
    İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;
    Bağıra çağıra düşerim yollara;
    Döner döner durur başım havalarda.

    Sanırım ki günler hep güzel gidecek;
    Her sabah böyle bahar;
    Ne iş güç gelir aklıma, ne yoksulluğum.
    Derim ki: "Sıkıntılar duradursun!"
    Şairliğimle yetinir,
    Avunurum.

    Orhan Veli Kanık

    Güneş

    Ah aydınlıklardan uzaktayım
    Kafamda o dağılmayan sükûn.
    Ölmedim lâkin, yaşamaktayım
    Dinle bak: vurmada nabzı ruhun.

    Yarasalar duyurmada bana
    Kanatlarının ihtizazını.
    Şimdi hep korkular benden yana
    Bekliyor sular, açmış ağzını.

    Ah aydınlıklardan uzaktayım
    Kafamda dağılmayan sükûn.
    Ölmedim lâkin, yaşamaktayım
    Dinle bak vurmada nabzı ruhun.

    Siyah ufukların arkasında
    Seslerle çiçeklenmede bahar
    Ve muhayyilemin havasında
    En güzel zamanın renkleri var.

    Ölmedim hâlâ.. yaşamaktayım.
    Dinle bak: vurmada nabzı ruhun!
    Ah aydınlıklardan uzaktayım
    Kafamda o dağılmayan sükûn.

    Ruhum ölüm rüzgarlarına eş,
    Işık yok gecemde, gündüzümde.
    Gözlerim görmüyor... lâkin güneş
    O her zaman, her zaman yüzümde.

    Orhan Veli Kanık




  2. 26-12-2010 #2
    Orhan Veli Kanık ya da Orhan Veli (13 Nisan 1914, İstanbul - 14 Kasım 1950, İstanbul), Türk şair. Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile birlikte yenilikçi Garip akımının kurucusu olan Kanık, Türk şiirindeki eski yapıyı temelinden değiştirmeyi amaçlayarak sokaktaki adamın söyleyişini şiir diline taşıdı. Şair 36 yıllık yaşamına şiirlerinin yanı sıra hikâye, deneme, makale ve çeviri alanında birçok eser sığdırdı.


    attachment.php?attachmentid=15875&d=1293383515 - Orhan Veli Kanık Şiir Antolojisi



    Yeni bir zevk ortaya çıkarabilmek için eski olan her şeyden uzak duran Orhan Veli, hece ve aruz vezinlerini kullanmayı reddetti. Kafiyeyi ilkel; mecaz, teşbih, mübalağa gibi edebi sanatları gereksiz bulduğunu açıkladı. "Geçmiş edebiyatların öğrettiği her şeyi, bütün geleneği atmak" amacıyla yola çıkan Kanık'ın bu arzusu şiirinde kullanabileceği teknik olanakları azaltsa da şair, ele aldığı konular, bahsettiği kişiler ve kullandığı sözcüklerle kendine yeni alanlar oluşturdu.Yalın bir anlatımı benimseyerek şiir dilini konuşma diline yaklaştırdı. 1941 yılında, arkadaşlarıyla birlikte çıkardıkları Garip adlı şiir kitabında bu fikirlerinin örnekleri olan şiirleri yayınlandı ve Garip akımının doğmasına sebep oldu. Bu akım özellikle 1940-1950 yılları arasında Cumhuriyet dönemi şiirinde büyük etki bıraktı. Garip şiiri hem yıkıcı hem de yapıcı özelliği ile Türk şiirinde bir mihenk taşı kabul edilir.


    Kanık, şiire getirdiği bu yenilikler yüzünden önceleri büyük ölçüde yadırgandı, çok sert eleştiriler aldı ve küçümsendi Geleneklerin dışına çıkan eserleri, önce şaşkınlık ve yadırgama, daha sonra eğlenme ve aşağılamayla karşılansa da hep ilgi uyandırdı. Bu ilgi ise kısa zamanda şaire duyulan anlayış, sevgi ve hayranlığın artmasına yol açtı. Sait Faik Abasıyanık da Orhan Veli'nin bu yönüne dikkat çekerek onu "üzerinde en çok durulmuş, zaman zaman alaya alınmış, zaman zaman kendini kabul ettirmiş, tekrar inkâr, tekrar kabul edilmiş; zamanında hem iyi hem kötü şöhrete ermiş bir şair" olarak tanımladı.

    Her ne kadar Garip döneminde yazdığı şiirleriyle öne çıksa da Orhan Veli "tek tür" şiirler yazmaktan kaçınmıştı. Durmadan arayan, kendini yenileyen, kısa yaşamı boyunca uzun bir şiir serüveni yaşayan Kanık'ın edebiyat hayatı farklı aşamalardan oluşmaktadır. Oktay Rifat bu durumu "Orhan Fransız şairlerinin birkaç nesillik şiir macerasını kısacık ömründe yaşadı. Türk şiiri onun kalemi sayesinde Avrupa şiiriyle atbaşı geldi." ve "Birkaç neslin belki arka arkaya başarabileceği bir değişmeyi o birkaç yılın içinde tamamladı." sözleriyle açıkladı

    Ölümü
    Orhan Veli, Yaprak'ın kapanmasının ardından İstanbul'a geri döndü. Aynı yılın Kasım ayında bir haftalığına geldiği Ankara'da belediyenin kazdığı bir çukura düştü ve başından hafifçe yaralandı. İki gün sonra İstanbul'a döndü. 14 Kasım günü bir arkadaşının evinde öğle yemeği yerken fenalık geçiren şair hastaneye kaldırıldı. Beyinde damar çatlaması yüzünden başlayan rahatsızlığın sebebi doktor tarafından anlaşılamadı ve Kanık'a alkol zehirlenmesine karşı tedavi uygulandı. Aynı akşam sekizde komaya giren şair gece 23:20'de komadan çıkamayarak Cerrahpaşa Hastanesi'nde hayata veda etti.


    Şiir kitapları

    • Garip (1941, Resimli Ay Matbaası)
    • Vazgeçemediğim (1945, Marmara Yayınevi)
    • Destan Gibi (1946, Ölmez Eserler Yayını)
    • Yenisi (1947, İnkılâp Yayınevi)
    • Karşı (1949, Güney Matbaacılık ve Gazetecilik)
    • Bütün Şiirleri (1951, Varlık Yayınları)


    Açsam Rüzgara


    Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş
    Mavilerde sefer etmek!
    Bir sahilden çözülüp gitmek
    Düşünceler gibi başıboş.
    Açsam rüzgara yelkenimi;
    Dolaşsam ben de deniz deniz
    Ve bir sabah vakti, kimsesiz
    Bir limanda bulsam kendimi.
    Bir limanda, büyük ve beyaz...
    Mercan adalarda bir liman..
    Beyaz bulutların ardından
    Gelse altın ışıklı bir yaz.
    Doldursa içimi orada
    Baygın kokusu iğdelerin.
    Bilmese tadını kederin
    Bu her alemden uzak ada.
    Konsa rüya dolu köşkümün
    Çiçekli dalına serçeler.
    Renklerle çözülse geceler,
    Nar bahçelerinde geçse gün.
    Her gün aheste mavnaların
    Görsem açıktan geçişini
    Ve her akşam dizilişini
    Ufukta mermer adaların.
    Ne hoş. ey Tanrım, ne hoş,
    İller, göller, kıtalar aşmak.
    Ne hoş deniz deniz dolaşmak
    Düşünceler gibi başıboş.
    Versem kendimi bütün bütün
    Bir yelkenli olup engine;
    Kansam bir an güzelliğine
    Kuşlar gibi serseri ömrün.

    Orhan Veli Kanık

    Baharın İlk Sabahları

    Tüyden hafif olurum böyle sabahlar
    Karşı damda bir güneş parçası,
    İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;
    Bağıra çağıra düşerim yollara;
    Döner döner durur başım havalarda.

    Sanırım ki günler hep güzel gidecek;
    Her sabah böyle bahar;
    Ne iş güç gelir aklıma, ne yoksulluğum.
    Derim ki: "Sıkıntılar duradursun!"
    Şairliğimle yetinir,
    Avunurum.

    Orhan Veli Kanık

    Güneş

    Ah aydınlıklardan uzaktayım
    Kafamda o dağılmayan sükûn.
    Ölmedim lâkin, yaşamaktayım
    Dinle bak: vurmada nabzı ruhun.

    Yarasalar duyurmada bana
    Kanatlarının ihtizazını.
    Şimdi hep korkular benden yana
    Bekliyor sular, açmış ağzını.

    Ah aydınlıklardan uzaktayım
    Kafamda dağılmayan sükûn.
    Ölmedim lâkin, yaşamaktayım
    Dinle bak vurmada nabzı ruhun.

    Siyah ufukların arkasında
    Seslerle çiçeklenmede bahar
    Ve muhayyilemin havasında
    En güzel zamanın renkleri var.

    Ölmedim hâlâ.. yaşamaktayım.
    Dinle bak: vurmada nabzı ruhun!
    Ah aydınlıklardan uzaktayım
    Kafamda o dağılmayan sükûn.

    Ruhum ölüm rüzgarlarına eş,
    Işık yok gecemde, gündüzümde.
    Gözlerim görmüyor... lâkin güneş
    O her zaman, her zaman yüzümde.

    Orhan Veli Kanık

İlginizi Çekebilecek Konular

  1. Son Mesaj: 15-12-2010, 19:42
  2. Son Mesaj: 06-09-2010, 17:38
  3. Son Mesaj: 26-06-2009, 20:51
  4. Son Mesaj: 06-05-2007, 16:51
  5. Son Mesaj: 07-04-2007, 14:33

+ Yorum Yaz