Masal Türünün Önemli Temsilcileri

 Masal Türünün Önemli Temsilcileri


  Okunma: 4352 - Yorum: 8
  1. #1
    sponsorlu bağlantılar
    MASAL TÜRÜNÜN ÖZELLİKLERİ VE ÖNEMLİ TEMSİLCİLERİ

    MASAL

    Genellikle halkın oluşturduğu, ağızdan ağza, kuşaktan kuşağa sürüp gelen, çoğunlukla olağanüstü durum ve olayları yine olağanüstü kahramanlara bağlayarak anlatan halk hikâyelerine masal denir.


    MASALIN ÖZELLİKLERİ:


    Masallar, meydana geldikleri zaman bir kişinin malıyken, yaygınlaştıkça, yöreden yöreye, ülkeden ülkeye geçtikçe halkın malı olur. Masal, anonim bir türdür.


    Masallarda genellikle iyilik-kötülük, doğruluk, haksızlık, adalet, zulüm, alçakgönüllülük – kibir…. gibi zıt durumların temsilcisi olan kişilerin mücadelelerinden veya insanların ulaşılması güç hayallerinden söz edilir.


    Masallarda yer ve zaman kavramları belirsizdir.


    Anlatımda genellikle geniş zaman veya öğrenilen geçmiş zaman kipi (-miş’li geçmiş ) kullanılır.


    Anlatım kısa ve yoğundur.


    Masal kişileri her tabakadan seçilebilir. Masallarda cinler, periler, devler: de rol alır.


    Masalların bir kısmı hayvanlarla ilgilidir.


    *Masal kelimesinin eski Türk dili anlatımlarında ve eski metinlerde "masal" , "mesele", "misal", "hikaye", "destan", "kıssa" karşılığında kullanıldığı görülmektedir.



    *Zamanla bu kelimeye menşe olacak "mesel" kelimesi ise 19. yüzyılın başlarından itibaren yazılı ve sözlü kaynaklarda rastlanmaktadır.



    *Bu kelime "örnek verme" ve "benzer" anlamlarında kullanılmaktadır. Bazı Türk yerleşim bölgelerinde "atasözü" karşılığında da kullanılan kelime Azeri sahasında "nağıl",

    Anadolu'nun bazı bölgelerinde "metel" şeklinde söylenilmektedir.


    *Edebiyatımızda masalı gerçek anlamda ilk defa Namık Kemal'in "Mukaddeme-i Celal" 'inde kullanıldığı görülmektedir.



    *Namık Kemal ayrıca masalların ahlaki, eğitici ve terbiye edici özellikleri olduğunu belirtmektedir.



    *Ziya Gökalp, "Türkçülüğün Esasları" adlı eserinde masalı; halk edebiyatı ürünleri içerisinde göstererek, masalların halk hayatındaki önemine yer vermiştir.



    *Türk masalları üzerinde araştırma yapan Pertev Naili Boratav "100 Soruda Türk Halk Edebiyatı" adlı eserinde masalı nesirle söylenmiş, dinlik ve büyülük inanışlarından ve törelerden bağımsız, tamamiyle hayal ürünü, gerçekle ilgisiz ve anlattıklarına inandırmak iddiası olmayan kısa bir anlatı şeklinde tanımlamaktadır.


    *Recaizade Mahmut Ekrem, "Çok Bilen Çok Yanılır" adlı eserini bir masalı genişleterek yazdığını söyler.


    *Türk masallarının kahramanları genel olarak insanlar, hayvanlar ve doğaüstü varlıklardır. Cadı karıları, devler, vezir vs. kötü kahramanlar iken padişah, kral, hükümdar, hızır, derviş vs. iyi kahramanlardır. Tilki, aslan, Anka kuşu, papağan gibi hayvan kahramanların olduğu masalların yanı sıra derviş, hızır, peri, cin gibi doğaüstü varlıkların yer aldığı masallar da bulunmaktadır.


    *Türk masallarında en önemli tiplerden biri Keloğlan'dır. Keloğlan tipi Türk zekâ gücünün en iyi temsilcisidir.



    MASAL TÜRÜNÜN ÖNEMLİ ESERLERİ


    *Binbir Gece Masalları (Doğu Masalı)


    *Grimm Kardeşlerin Masalları(Alman Edebiyatı)


    *Andersen Masalları (Danimarka Edebiyatı)


    *Perrault Masalları (Fransız Ed. )


    sponsorlu bağlantılar
  2. #2
    Masallar, meydana geldikleri zaman bir kişinin malıyken, yaygınlaştıkça, yöreden yöreye, ülkeden ülkeye geçtikçe halkın malı olur. Masal, anonim bir türdür.

    Masallarda genellikle iyilik-kötülük, doğruluk, haksızlık, adalet, zulüm, alçakgönüllülük – kibir…. gibi zıt durumların temsilcisi olan kişilerin mücadelelerinden veya insanların ulaşılması güç hayallerinden söz edilir.


    Masallarda yer ve zaman kavramları belirsizdir.


    Anlatımda genellikle geniş zaman veya öğrenilen geçmiş zaman kipi (-miş’li geçmiş ) kullanılır.


    Anlatım kısa ve yoğundur.


    Masal kişileri her tabakadan seçilebilir. Masallarda cinler, periler, devler: de rol alır.


    Masalların bir kısmı hayvanlarla ilgilidir.


    ØMasal kelimesinin eski Türk dili anlatımlarında ve eski metinlerde "masal" , "mesele", "misal", "hikaye", "destan", "kıssa" karşılığında kullanıldığı görülmektedir.


    ØZamanla bu kelimeye menşe olacak "mesel" kelimesi ise 19. yüzyılın başlarından itibaren yazılı ve sözlü kaynaklarda rastlanmaktadır.


    ØBu kelime "örnek verme" ve "benzer" anlamlarında kullanılmaktadır. Bazı Türk yerleşim bölgelerinde "atasözü" karşılığında da kullanılan kelime Azeri sahasında "nağıl",

    Anadolu'nun bazı bölgelerinde "metel" şeklinde söylenilmektedir.

    ØEdebiyatımızda masalı gerçek anlamda ilk defa Namık Kemal'in "Mukaddeme-i Celal" 'inde kullanıldığı görülmektedir.


    ØNamık Kemal ayrıca masalların ahlaki, eğitici ve terbiye edici özellikleri olduğunu belirtmektedir.


    ØZiya Gökalp, "Türkçülüğün Esasları" adlı eserinde masalı; halk edebiyatı ürünleri içerisinde göstererek, masalların halk hayatındaki önemine yer vermiştir.


    ØTürk masalları üzerinde araştırma yapan Pertev Naili Boratav "100 Soruda Türk Halk Edebiyatı" adlı eserinde masalı nesirle söylenmiş, dinlik ve büyülük inanışlarından ve törelerden bağımsız, tamamiyle hayal ürünü, gerçekle ilgisiz ve anlattıklarına inandırmak iddiası olmayan kısa bir anlatı şeklinde tanımlamaktadır.


    ØRecaizade Mahmut Ekrem, "Çok Bilen Çok Yanılır" adlı eserini bir masalı genişleterek yazdığını söyler.


    ØTürk masallarının kahramanları genel olarak insanlar, hayvanlar ve doğaüstü varlıklardır. Cadı karıları, devler, vezir vs. kötü kahramanlar iken padişah, kral, hükümdar, hızır, derviş vs. iyi kahramanlardır. Tilki, aslan, Anka kuşu, papağan gibi hayvan kahramanların olduğu masalların yanı sıra derviş, hızır, peri, cin gibi doğaüstü varlıkların yer aldığı masallar da bulunmaktadır.


    ØTürk masallarında en önemli tiplerden biri Keloğlan'dır. Keloğlan tipi Türk zekâ gücünün en iyi temsilcisidir.

  3. #3
    Edebiyatımızda masalı gerçek anlamda ilk defa Namık Kemal'in "Mukaddeme-i Celal" 'inde kullanıldığı görülmektedir. Yazar, masalı tamamen hayali olaylardan meydana gelen bir anlatım türü olarak görmektedir. Namık Kemal ayrıca masalların ahlaki, eğitici ve terbiye edici özellikleri olduğunu belirtmektedir.

    Ziya Gökalp, "Türkçülüğün Esasları" (1923) adlı eserinde masalı; halk edebiyatı ürünleri içerisinde göstererek, masalların halk hayatındaki önemine yer vermiştir.


    Türk masalları üzerinde araştırma yapan Pertev Naili Boratav "100 Soruda Türk Halk Edebiyatı" adlı eserinde masalı nesirle söylenmiş, dinlik ve büyülük inanışlarından ve törelerden bağımsız, tamamiyle hayal ürünü, gerçekle ilgisiz ve anlattıklarına inandırmak iddiası olmayan kısa bir anlatı şeklinde tanımlamaktadır.


    Recaizade Mahmut Ekrem, "Çok Bilen Çok Yanılır" adlı eserini bit masalı genişleterek yazdığını söyler.


    Türk masal]arının kahramanları genel olarak insanlar, hayvanlar ve doğaüstü varlıklardır. Cadı karıları, devler, vezir vs. kötü kahramanlar iken padişah, kral, hükümdar, hızır, derviş vs. iyi kahramanlardır. Tilki, aslan, Anka kuşu, papağan gibi hayvan kahramanların olduğu masalların yanı sıra derviş, hızır, peri, cin gibi doğaüstü varlıkların yer aldığı masallar da bulunmaktadır.


    Türk masallarında en önemli tiplerden biri Keloğlan'dır. Keloğlan tipi Türk zeka gücünün en iyi temsilcisidir.

  4. #4
    Türk masal kaynakları yazılı kaynaklar (kitaplar) ve sözlü yaşayan kaynaklardır. Türk yazılı masal kaynaklarının doğuş ve çıkış yerleri şöyle sınıflandırılmaktadır:

    • Uygur Kaynağından Gelenler : Altun Yaruk, Üç Prensle Bir Parsın Hikayesi, Prens Kayanamkara ve Papamkara Hikayesi, Kuanş im Pusar (Ses İşiten İlah).
    • Hint Kaynağından Gelenler: Kelile ve Dimne, Tutiname ve Bahar-ı Daniş.
    • Arap ve Fars Kaynağından Gelenler: Simbadname, Mantıku't Tayr, Binbir Gece Masalları, Binbir Gündüz Masalları.
    • Batı Kaynağından Gelenler: La Fontaine Masalları, Ezop Masalları ve Grim Kardeşler.
    • Türk Kaynağından Gelenler : Dastan-ı Ahmet Harami, Mecmua'ül Metaif, İbn-i Sina Hikayeleri, Billur Köşk Masalları.

  5. #5
    MASAL:
    Tanımı:

    1.Genellikle halkın yarattığı, ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa sürüp gelen, çoğunlukla olağanüstü durum ve olayları yine olağanüstü kahramanlara bağlayarak anlatan halk hikâyelerine masal denir.

    2.Kahramanlarından bazıları hayvanlar ve tabiatüstü varlıklar olan, olayları masal ülkesinde cereyan eden, hayal mahsulü olduğu halde, dinleyicileri inandırabilen bir sözlü anlatım türüdür.

    3.Genellikle özel kişiler tarafından, kendisine mahsus (olağanüstü) zaman, mekan ve şahıs kadrosu içinde, yaşanılan hayatla hayal edilen hayatın sistemli bir şekilde ifade edildiği, klişe sözlerle başlayıp, yine klişe sözlerle biten hayal ürünü sözlü anlatım türüdür.

    4.Günlük hayattan sıyrılarak, insanların muhayyilelerinde tabiat ve gerçek dışı âlemde yaşattığı kahramanların hikâyesi, sözlü nesir türüdür. diyebiliriz.

    Yapma (sun’i) Masalllar: Günümüzde bellli bir kişinin ortaya koyduğu yapma masallarda yazılmaktadır. Halk masallarına benzeterek ve aynı zamanda içlerine özel bir dünyâ görüşü konarak, belli yazarlar tarafından meydana getirilen masallara sun’î, yâni “yapma masal” denir. İngiliz yazar Oscar Wilde, Danimarkalı Andersan ile Fransız Lafontaine bu tür masallarıyla tanınırlar. Türk edebiyâtında on sekizinci yüzyıl yazarlarından Giritli Aziz Efendi, türlü kaynaklardan derlediği bu türden olan Muhayyelât’ını yazmıştır.

  6. #6
    Masalların Özellikleri:
    1.Masallar, meydana geldikleri zaman bir kişinin malıyken, yaygınlaştıkça, yöreden yöreye, ülkeden ülkeye geçtikçe halkın malı olur.
    2.Masal, anonim bir türdür.
    3.Uzun tasvirlere , psikolojik tahlillere yer verilmez.
    4.Masallarda genellikle iyilik-kötülük, doğruluk- haksızlık- adalet- zulüm, alçakgönüllülük – kibir… gibi zıt durumların temsilcisi olan kişilerin mücadelelerinden veya insanların ulaşılması güç hayallerinden söz edilir.
    4.Dinleyicileri inandırmak gibi bir iddiası yoktur.
    5.Tamamı ile hayal ürünü olan mensur bir türdür.
    6.Masallarda milli ve dini motiflere hemen hiç yer verilmez. Bununla beraber az çok ait oldukaları milletlerin renglerine bürünürler.
    7.Masallarda genellikle bir eğitim amacı saklıdır; bu yönüyle didaktik ( öğretici) bir nitelik taşırlar.
    8.Fıkra ve efsaneye göre uzun, destan ve halk hikâyesine göre kısadır
    9.Halk dilinde anlatılarak oluşan sözlü edebiyat ürünüdür.
    10.Masallarda genellikle bir eğitim amacı saklıdır; bu yönüyle didaktik ( öğretici) bir nitelik taşırlar.
    11.Bir yazar tarafından sonradan yazıya geçirilmiştir.
    12.Çoğu kez evrensel konular işlenir.
    13.Masala müstehcen, çirkin ve ayıp sayılacak hiçbir söz katılmaz

  7. #7
    Olay: Masallarda olaylar tamamen hayal ürünüdür. Fantastik ve ütopik olaylar üzerine kuruludur. Masallarda gerçek veya gerçeğe yakın bâzı olaylar bulunabilir. Fakat bunlarda gerçek dışı olaylar esas teşkil edip, gerçekçilik bir süs gibi kalmaktadır. Çok sayıda olay temel bir olay etrafında sık ve hızlı bir şekilde gelişir. Her dala konma ve hiçbir şeyde uzun uzadıya durmayış görülür. Olay başlar, devam eder ve biter. Yani düzgün bir örgü vardır. Başlangıç ve bitiş: Masalların çoğu “ bir varmış, bir yokmuş …” ya da “ evvel zaman içinde, kalbur saman içinde …” gibi ifadelerle başlar bunlara tekerleme ya da döşeme denir.Masalların sonunda dilek bölümleri vardır.Türk masallarında dilek bölümü “ onlar ermiş muradına … “ ya da “ gökten üç elma düştü …” biçiminde başlar.

    Yer ve Zaman: Masallarda çevre büsbütün hayali ve gerçek dışı ülkelerdir. Kafdağı, Yedi Derya Adası, Yedi Yerin Altı ve Üstü devler âlemi, cinler ve periler âlemi gibi haritalarda bulunmayan ülkeler gösterilir. Masallarda tasvirler gözlere değil hayale dayanmaktadır. Dünyada rastlanması imkânsız olan bahçeler, saraylar, ırmaklar, şehirler yer alır. Ne zaman, hangi yerde bulundukları asla bilinmez. Masallarda yer ve zaman kavramları belirsizdir. Başlıca hayali mekânlardır. Mekânlar çok çeşitlidir ve çabuk değişir. Bir anda kıtalar ötesi mesafe alınabilir. Çok hızlı bir zaman akışı vardır. Anlatımda genellikle geniş zaman veya öğrenilen geçmiş zaman kipi ( -mişli geçmiş ) kullanılır.


    Anlatım :kısa ve yoğundur. nesir diliyle, vakit geçirmek, insanları eğlendirirken terbiye etmek düşüncesinden hareketle, özel bir üslupla anlatılır veya yazılır’ der. Anlatım hiçbir engele uğramadan akıp gider. (Akıcılık) Gereksiz söz tekrarları yapılmaz.(Akıcılık) Ses akışını bozan, söylenmesi güç seslere ve kelimelere yer verilmez. (Akıcılık) Gereksiz ifadeler olmaz. (Duruluk - Açıklık) Anlaşılması güç cümlelere kurulmaz. (Duruluk - Açıklık) Anlatım sade ve süzsüz olur. (Yalınlık) Duygu ve düşünceler kısa ve kesin ifadelerle dile getirilirilr. (Yalınlık)

    Kişiler (kahramanlar): Masal kişileri her tabakadan seçilebilir.İnsanlar, cin (peri), hayvanlar gibi hakîkî veya dev, şahmerân gibi hayâlî varlıklar masallarda içiçe yaşar ve masalların kahramanlarıdır. Bunlar insanlara mahsus ölçüler, huylar içinde ele alınırlar. Yâni insanlar gibi sever, hırslanır, öç alır veya yardım ederler. Masallarda yaşayan balık, kuş, ceylan, at gibi hayvanlar da olağanüstü vasıflar taşırlar. onlar da insan gibi düşünür, konuşur, üzülür, sever, acıma veya kin duyarlar. Hattâ bu katagoriye cansız varlıklar bile katılır.

    Masalda insanlar, gerçek veya gerçekdışı vasıflarda görünürler. Bu gerçek olmayan kuvvetlerini büyülü bir araçtan, var olmayan bir mahluktan veya evliyâdan alır. Masalın kahramanları, belli bir toplumun bilinen bir zamanda yaşamış kişileri değildir. Her ülke ve zamanda olabilecek pâdişah, vezir, köylü, kadı, derviş, ırgat, harâmî gibi sembol tiplerdir. Ancak masallarda her şey tatlıya bağlandığı için, bu tiplerin kötülükleri üstünde fazla durulmaz. Kötüler, korkunç olmaktan gülünç duruma getirilir ve yaptıklarının cezâlarını görürler. İyiler ise uzun yaşayıp mutlu olurlar. Masallarda aynı kahraman bir ceylan, bir kuş veya bir gül fidanı oluverir. Kısaca şekilden şekle girer. Kötüler biçim değiştirerek sevimsiz varlıklar hâline gelirler…

    Masalcı Nine: Geleneğimizde tatlı üsluplarıyla, uzun kış gecelerinde, ramazan gecelerinde, evlerde, konaklarda, çıtır çıtır yanan sobaların başında, çocuklara masallarımızı anlatan ninelere denir.

  8. #8
    Masalların Bölümleri:

    Masallar üç bölüme ayrılır:

    a) Başlangıç (tekerleme) : Bütünüyle kelime oyunlarından, birbiriyle pek ilgisi olmayan ama dinle*yicinin ilgisini masala çekmek için bir araya getirilmiş sözlerden meydana getirilir. Dinleyiciyi masal âlemine hazırlar.

    b) Asıl masal: Masal olaylarının anlatıldığı bölümdür. Kendi içinde giriş, gelişme, sonuç bölümler vardır.

    c) Masal Sonu: Başlangıç gibi bir tekerlemeden oluşur.

  9. #9
    MasallarınÇeşitleri:

    1.HayvanMasalları:
    bu çeşit masallarda hayvanlar genellikle kılık değiştirmiş insan niteliğindedir. Bir düşünceye güç kazandırmak, ibret dersi vermek, örnek göstermek amacıyla anlatılır. Asıl masallardan daha kısa olur, başlangıç tekerlemeleri yoktur. Türk hayvan masalları da genellikle başka ülkelerdeki benzerleriyle aynı kaynaklara dayanır. (Bey ile Horoz, Keloğlan ile Eşeği masalları v.b.). Bunların bazıları eski dinî inançların kalıntılarıdır. (Hayvanlarla Süleyman peygamber veya Nuh peygamber arasında cereyan eden olayları konu edinmiş masallar);

    2.AsılMasallar:

    a) olağanüstü masallar: Asıl masalların, yani masal denince ilk akla gelen masalların yer aldığı bu bölümdeki masallarda peri, cin, dev anası gibi tabiatüstü varlıklara rastlanır. Hayvanlar, hayvan masallarında olduğu gibi, insan rolünde değil, tabiat dışı varlıklar seklindedir. Olaylar da, kişiler gibi olağanüstüdür (Rüzgâr Dev, Tık Tık Kabacık masallarında olduğu gibi);
    b) gerçekçi masallar: Kişiler, hayvanlar, olağanüstü masallarınkinden çok farklı değildir. Şehzadeler, sultanlar, padişahlar, bezirganlar, hocalar, kadılar, yoksul ailelerin genellikle en küçük kız veya oğulları Türk masallarının bu çeşidinin ana kişileridir. Bamsı Beyrek Masalı, Akıllı Terzi Kızı v.b.);

    3. güldürücü masallar (fıkralar, nükteli hikâyeler, yalanlamalar): Okuyan ve dinleyeni eğlendirmeyi amaçlayan masallardır. (Bekri Mustafa, İncili Çavuş, bektaşi, yörük, uşak-efendi, asker-subay, ana-baba, karıkoca fıkraları ve hikâyeleri);

    4. zincirlemeli masallar
    : Çoğunun kişileri insan ve hayvanlardır. Küçük çocukların severek dinledikleri ve kendi aralarında en çok anlattıklarıdır. Zincirleme masallarda sıkı bir mantık bağıyla birbirine bağlanan, küçük ve önemsiz bir dizi olay art arda sıralanır. (Keloğlan, Sırça Köşk masalları v.b.).


    Masalın Tarihçesi:
    Hayal dünyamızı süsleyen, bizi gerçek hayattan alarak, rüyalar alemine ***üren dertlerimizi, sıkıntılarımızı bir an da olsa unutturan masalların mazisi oldukça eskidir Masalların kaynağı oldukça tartışmalıdır; fakat gerçek olan bir şey varsa o da bazı masallarda işlenen ana konulara dünyanın çok değişik bölgelerinde rastlandığıdır; öyle ki bu masalların tek bir masal ailesine dahil oldukları ispat edilebilmiştir. Masallar sözlü halk edebiyatı türleri içinde ülkeden ülkeye, çağdan çağa en çok yayılan yaratmalardır. masalların ilk defâ dünyânın hangi bölgesinde söylenildiğine dâir elde kesin bilgi yoktur. Böyle olmasına rağmen masalların kaynağı, yâni menşei ile ilgili bâzı görüşler vardır. Gerçekte masallar rüyâlardan çıkmış ve buna paralel olarak gelişmiştir. Yine de masal türünün Hindistan’da doğduğu sanılmaktadır.
    Folklorcuların (halkbilimcilerin) masallarla ilgilenmeleri pek eski târihlere uzanmaz. Bu alanda ilk ilmî araştırma 1807’de Elai Johanneaus’nun Halk Masalları Üstüne Görüşler kitabıdır. 1813’te Alman Grimm Kardeşler, Alman masallarını derleyerek bu yolda hizmet vermiştir. Türk masalları ilk önce Billur Köşk adlı bir eserle görülmüştür. George Jakob’un 1898’de yayınladığı bu eser, Menzel tarafından 1923’te yayınlanmıştır. Macar İ. Kunoş’un çalışmaları tâkib etmiştir. İgnace Kunoş Türk masallarını araştırıp incelemiş ve tasnif etmiştir. Ayrıca Türk Halk Edebiyatı eserini 1925 yılında İstanbul’da neşretmiştir. İstanbul Halk Masalları (1905), Adakale Masalları ise 1907’de neşredilmiştir.

    Türk masalları üzerinde, bizde PERTEV NAİLİ BORATAV , EFLATUN CEM GÜNEY … gibi kişiler çalışmışlardır.