Güç Kaynakları Hakkında Bilmemiz Gerekenler

 Güç Kaynakları Hakkında Bilmemiz Gerekenler

  Okunma: 9686 - Yorum: 1
  1. #1
    1- Güç kaynakları üzerinde yazan değerleri tam olarak verir mi?

    Teknik detaylara girmeden, onayları bulunan kaliteli güç kaynaklarının üzerinde yazan değerleri vermesini bekleriz. Hangi kanaldan ne kadar güç verebileceği güç kaynağının üzerindeki etiketlerde belirtilmiştir. Ancak bu gücün genelde 20-30W daha azını alırsınız. Yani 400W'lık etikete sahip bir güç kaynağı aslında tam 400W'lık bir güç kaynağı değildir. Bu aklınızın bir kenarında dursun. Kalitesiz güç kaynaklarından, üzerindeki yazan değeri hiçbir zaman alamadığınız gibi yarı değerini almak bile neredeyse büyük bir başarı sayılabilir.

    Zalman'ın 400W'lık bu güç kaynağı aslında bize kullanılabilir 380W sunuyor. Daha üst değerlere çıkabilmesi, güç kaynağının kalitesi ve toleransıyla ilgili.

    Güç kaynakları üzerinde yazan değerleri ortamdaki sıcaklık miktarına göre verir. Yani, eğer güç kaynağı etiketi 25 °C'de 400W güç verebildiğini belirtiyorsa bu değerler gerçekçi olmaktan uzak. Kasa içerisinin genelde minimum 30-35 °C civarında gezdiğini düşünürsek, güç kaynağının da benzer, hatta daha yüksek bir sıcaklıkta çalışıyor olduğunu söyleyebiliriz. 25 derece, bizim için serin bir değer. Güç kaynağının üflediği havayı elinizle kontrol ederseniz hep ılık veya sıcak hava üflediğini göreceksiniz. Bu da basitçe vücut sıcaklığımızdan fazla anlamına gelebilir. Peki, güç kaynağı üreticisinin belirttiği "25 °C'de 400W güç çıkışı" iddiası, sıcaklık arttıkça ne oluyor? Güç kaynağının sıcaklık arttıkça sisteme sağlayabildiği güç sürekli azalıyor ve belli bir sıcaklıkta (örneğin 50°C olsun) artık güç sağlayamamaya başlıyor. Eğer bu güç kaynağı, 35 °C çalışma ortamında yaklaşık 280W güç sağlıyorsa, 400W'lık iddiasının havada kaldığını ve herhangi bir gerçeklik payı taşımadığını söyleyebiliriz. Güç kaynaklarının tam yük sırasında iç sıcaklıkları 35-40 °C'ye kadar rahatlıkla çıktığını söyleyebiliriz. Gerçekçi olmayan değerler sunan bazı firmalar, güç kaynaklarının düşük sıcaklıklarda çalıştırmak için güç kaynağı içerisine çok yüksek devirde dönen 2 veya 3 adet fan koyabiliyor. Bu da, bize gürültü olarak geri dönüyor tabii ki.

    Öyleyse, güç kaynaklarının hangi sıcaklık aralığında tam gücünü verebileceğini bilmemiz gerekiyor. Maksimum tipik değer genelde 50 °C. Yani kaliteli güç kaynaklarından 50 °C'de bile tam güç çıkışı verebilmeli. ATX 12V 2.0 ve sonrasındaki spesifikasyon listesinden bu konuyla ilgili olarak bir şart koşulmamış. Dolayısı ile bazı ürünlerin broşüründe dahi sıcaklık değerlerini görmek mümkün olmadığından, kullanıcılar ürünlerinin hangi sıcaklık aralığında tam verimle çalıştığını hiçbir zaman öğrenemeyebiliyor. Bu yüzden firmalar aslında 200W olan güç kaynağını 400W diye etiketleyip satabilir. Bunlara dikkat.

    Bir diğer nokta da, hangi AC voltaj aralığında üzerinde yazan değerleri verdiği. Bu önemli, nispeten geniş aralıkta çalışan bir güç kaynağı (örneğin 180Vac - 260Vac), daha dar aralıkta çalışan (örneğin 200Vac- 235 Vac) güç kaynağından daha kaliteli parçaları kullanıyor olmalı. İkinci üretici, komponentlerin özelliklerinden kısarak, daha dar AC voltajda aynı gücü vermek üzere güç kaynağını modifiye edebilir. Bu da tabii ki istemediğimiz bir durum. Kalitesiz güç kaynaklarında bu aralığın çok dar olduğunu göreceksiniz.

    Kaliteli güç kaynaklarında genelde bir çalışma aralığı verilir. Örneğin şu şekilde: 90Vac ~ 265Vac. Bu tek fazlı bir güç kaynağından örnek. Bu rakamlar, güç kaynağının hangi şebeke gerilimlerinde etiket üzerindeki değerlerde çalışacağını belirtir. Şebekedeki voltaj dalgalanmaları komponenetlerin ömrünü azaltan önemli kriterlerden birisi. Bu verilen sınırlar aşıldığı anda güç kaynağının kendini koruma moduna alması gerekir. Kalitesiz güç kaynakları kendini ve donanımları korumaya almak yerine kendisini patlatma eğilimi gösterecektir, dikkat.

    2- Ne Kadarlık Güç Kaynağı Yeterli? 600W'a Gerçekten İhtiyacımız var mı?

    184 - Güç Kaynakları Hakkında Bilmemiz Gerekenler

    Konumuz kaliteli güç kaynakları ve bunların verdikleri değerlerdi. Peki, ne kadar yüksek güce ihtiyacımız var? Ya da şu soruyu sormalıyız: "400W'lık güç kaynağı, 350W'lk güç kaynağından her zaman iyi midir?". Bu soruların cevaplarını arayalım şimdi de.

    AMD ve Intel sistem üreticilerine ve kullanıcılarına verdiği önerilerde, sistemdeki parçaların çekeceği toplam gücün, güç kaynağının verebileceği güçten daha az olması gerektiğini belirtiyor. Tavsiye oldukça basit: "Kullandığınız donanımların +3.3V, +5V ve +12V kanalından ne kadar güç çektiklerini toplayın. Elde ettiğiniz değerin 20 veya 30W fazlasını veren bir güç kaynağı tercih edin." Konuyu biraz daha detaylandırdığımızda, güç kaynağı seçiminin özellikle üst seviye bir sistem kurarken biraz çetrefilli olduğunu göreceğiz.

    Bilmemiz gereken ilk şey: Sabit disk ve işlemci gibi ürünlerin spesifikasyonlarında yazan güç değerleri, o ürünlerin çektiği "peak", yani tepe değerleridir. Bu değerlere genelde ulaşmazlar. Örneğin bir sabit disk, tepe güç değerine sadece açılış esnasında ulaşır. Daha sonra bu tepe değerin neredeyse yarısı kadar güç tüketir. Fakat firmalar bu tepe değeri belirtmek zorundadır. Üstelik, tüm donanımlara eş zamanlı olarak yüklenmek de pratikte imkansız. Örneğin, bir tasarımınızı render ederken işlemciye %100 yük bindirirsiniz ve bu render işleminize ek olarak arka planda wordpad'de metin yazdığınızı ve bir taraftan da Media Player'da müzik dinlediğinizi varsayalım. 5-6 tane de tarayıcı penceresi açık olsun. Böyle bir senaryoda temelde yüklendiğimiz bileşenler işlemci ve bellek. Disk ise sürekli çalışıyor ve sürekli takas dosyasıyla bilgi alışverişi yapmakta. Bu bile abartı bir senaryo ve bu senaryoda bile tam olarak yüklendiğimiz tek donanım işlemci. Belki de sistemi en fazla stres altına sokan uygulamaların başında yapay zekası ve grafikleri gelişmiş oyunlar geliyor ve bu oyunlarda işlemci + grafik kartına tepe değerleri kadar yük bindirmiyoruz. Peki, sistem bileşenlerinin hepsine eş zamanlı olarak yüklenmek mümkün değilse, o zaman anahtar nokta ne?

    Anahtar nokta, sizin ihtiyacınız olan sistem bileşenlerine göre, güç kaynağının hangi kanaldan ne kadar güç verebildiği ve güç kaynağının ani aşırı yüklenmeleri kaldırabilecek kapasitede olup olmadığı. Yani güç kaynağınızın size sağladığı güç rakamsal olarak yeterli görülebilir, ancak güçlü işlemci ve ekran kartınızın +12V kanalındaki güç ihtiyacını karşılayamayabilir:

    * ATX12V 2.2 spesifikasyon listesinde örnek bir 300W'lık güç kaynağının +12V2 kanalından, yani işlemcinin beslendiği kanaldan, maksimum 13A akım geçmesine izin verdiğini görüyoruz. Yani bu, toplamda 156W gibi bir değer yapıyor ki, masaüstü işlemcilerinin hepsi için yeterli. (Bilgi olması açısından: Prescott 3.4GHz, teorik olarak 103W güç çekiyor tam yük altında.). Ancak bu değerlerin güç kaynağı üreticileri için herhangi bir bağlayıcılığı yok. Her firma minimal değerlere uyduktan sonra üst sınırı kendisi belirliyor. Dolayısı ile, işlemcisini yüksek hızlara overclock edecek bir kullanıcı, +12V2 kanalından daha fazla güç verecek bir güç kaynağını tercih etmeli. Bunun sebebi ise çok basit: Hız arttıkça güç tüketimi zaten artacak, buna ek olarak işlemciye verdiğiniz ekstra voltaj ile güç tüketimi, voltajın karelerinin farkıyla doğru orantılı olarak artacak. Örneğin çekirdek voltajını 1.3V'dan 1.45V'a çıkardığınızı varsayarsak: ((1.452-1.32)/(1.32)*100) = %24. Hızı artırmadan sadece voltaj artırımı ile güç tüketimi %24 arttı. Yani 3.4E Prescott işlemcinin 103W olan güç tüketimi saat hızını arttırmadan 128W'a çıktı. Bu sadece bir örnek. Kendi işlemciniz için matematik hesabını kendiniz yapın.

    * Ekstra güç konnektörüne ihtiyaç duymayan AGP ekran kartları, +12V, +5V ve +3.3V kanallarından besleniyor. AGP 3.0 standartlarına göre, her kanaldan çekilen akım miktarı ise sırasıyla 1A, 2A ve 6A. Hesap yaparsak AGP slotu üzerinden maksimum 41.8W güç çekilebildiğini görürüz. Bu rakama yakın veya daha fazla güç ihtiyacı olan kartlarda ise ektra güç konnektörü var ve ekstradan bir de +5V ve +12V kanalından besleniyorlar. PCI Express slotuna takılan ve harici güç adaptörü gerektirmeyen ekran kartları ise, PCI Express slotundan 75W güç çekebiliyor. PCI Express slotu, +12V kanalından maksimum 5.5A; +5V kanalından ise 3A akım çekebiliyor. Yani toplamda 75W. PCI Express, orta ve orta-üst seviye kartların güç ihtiyacını karşılayabilecek güç sağlama özelliklerine sahip ve temelde +12V kanalı üzerine yükleniyor. SLI veya üst seviye ekran kartlarında yine harici güç adaptörü gerektiriyor. Bu harici güç adaptörü de gücü sadece +12V kanalından temin ediyor.

    +12V kanalı üzerinde durmamızın sebebi çok güç çeken donanımların hep +12V kanalından beslenmesi; ekstra güç ihtiyacı olan, daha esnek olduğu için +12V kanalına yükleniyor. Hızlı işlemci ve güçlü ekran kartı kullananlar güç kaynaklarının +12V kanalında ne kadar güce ihtiyacı olduğunu mutlaka bilmeli ve alacağı güç kaynağının yükü kaldırıp kaldıramayacağından emin olmalı. Referans olması açısından bilgi: GeForce 6800 Ultra, yük altında ortalama 75-80W güç harcıyor. Prescott 3.4E ise 103W. Toplamda 183W. Bu değere ulaşmak çok ama çok zor ama işlemci ve ekran kartına oyunlarla, tabii yüksek çözünürlükte ve yüksek kalite ayarlarında, genellikle kayda değer bir yük bindiririz. Overclock yapanlar için bu değerler daha da üst seviyeye çıkacak tabii ki.

    Daha sonra hazırlayacağımız bir rehberde, sizlere ortalama sistemler ve güç tüketimleriyle ilgili bir tablo sunacağız. Sistemlerin ve donanımların harcadığı güç değerleri üzerine testlerimiz olacak ancak test cihazımız henüz elimize ulaşmadı. 400W'lık güç kaynağını 600W'lık güç kaynağı ile değiştirince overclock potansiyelim arttı diyen kişilere kesinlikle inanmayın.

    3- Yüksek Verimlilik = Daha Az Elektrik Faturası ve Daha Az Isı

    Sisteminizin güç ihtiyacı 300W ise, bu sisteme 350W güç kaynağı da taksanız, 450W'lık bir güç kaynağı da taksanız sistem 300W güç tüketecek. Fakat güç kaynaklarınının verimliliği farklı ise, iki güç kaynağının şebekeden çekeceği güç de farklı olacak. Peki şebekeden çekilen farklı güç miktarları ne anlama geliyor? Güç kaynağınızın sisteminiz için sağladığı gücü tabii ki etkilemiyor ancak, elektrik faturanızı ve ortama verilen ısı miktarını önemli ölçüde değiştirebiliyor.

    Verimlilik, çok basit olarak, güç kaynağınızın ne kadar etkin çalıştığını gösterir. Örneğin, %50 verimlilikle çalışan bir güç kaynağı sizin ihtiyacınız olan 200W gücü sağlarken şebekeden 400W güç çeker. Sisteminiz 200W'lık güç kullanır ama sizin ödediğiniz elektrik parası 400W'lıktır. Aynı koşullarda, güç kaynağımızın verimi %80 olsaydı şebekeden çekilen güç 250W'a düşecek ve ödeyeceğiniz elektrik faturası azalacaktı. Buradaki yan etki sadece elektrik faturası değil. Kaybolan güç, ısıya dönüştürülüyor. %50 verimlilikle çalışan bir güç kaynağı, ortalama 200W'lık bir ısı yayarken, %80 verimlilikle çalışan güç kaynağı sadece ve sadece 50W ısı enerjisini ortama veriyor. Bu ısıyı dağıtmak ve yok etmek güç kaynağındaki soğutma sisteminin görevi.

    185 - Güç Kaynakları Hakkında Bilmemiz Gerekenler

    ATX12V 2.2 spesifikasyonlarında güç kaynaklarının minimum %70 verimlilikle çalışması zorunluluğu bulunuyor. Firmalar, daha verimli çalışan güç kaynakları üretmekte serbest. Özellikle overclock ile uğraşanlar, yüksek verimlilikle çalışan güç kaynaklarını tercih etmeli. Günümüzdeki kaliteli güç kaynaklarının verimliliği genelde %70-%80 arasında değişiyor. Daha verimli güç kaynağı, daha az ısı, daha yüksek soğutma performansı, daha az gürültü ve daha az fatura demek. Verimliliğin başka bir etkisi yok. Kaliteli güç kaynakları üzerinde genelde verimlilik değerleri yazar ("Efficiency" şeklinde.). Eğer etiketi üzerinde yazmıyorsa, web sitelerinde bu bilgileri bulabilmeniz gerekir. Yüksek verimle çalışan güç kaynakları bunu bir pazarlama aracı olarak kullanıyor; yani gözden kaçırmanız mümkün değil.

    Uzun lafın kısası, "Her yüksek watt'lı(450W-verimlilik %70) güç kaynağı, düşük watt'lı(400W- verimlilik %78) güç kaynağından şebekeden çektiği ve sisteme verdiği ısı bakımından iyi değildir." sonucunu çıkartabiliriz. Çok fazla güç çeken bir sistem topluyorsanız veya overclock ile ciddi olarak uğraşıyorsanız güç kaynağı alırken verimlilik değerlerini mutlaka gözden geçirmelisiniz. Eğer bu değerleri satıcıdan ya da üreticiden hiçbir şekilde temin edemiyorsanız zaten düşük kaliteli bir güç kaynağıyla karşı karşıyasınız demektir.

    4- Neden Güç Kaynağı ile İlgili Sorunlar Yaşıyorum?

    Cevaplanması en zor sorulardan bir tanesi de bu. Sisteminizde yaşadığınız herhangi bir problem güç kaynağından kaynaklanabilir. Oyun oynarken sisteminizin yeniden başlaması veya ekran kartınızdan kaynaklandığını düşündüğünüz görüntü bozulmaları, mavi ekranlar, belleklerin sorun çıkartması gibi problemlerin kaynağı güç kaynağı olabilir. Bunları test etmenin kesin bir yolu yok. Forumlarda "sistemimde stabilite sorunları yaşıyorum, oyun oynayamıyorum" diyen üyelerimizin bir çoğunun sorunlarının kaliteli bir güç kaynağı kullanınca ortadan kalktığına şahit oluyoruz. Sizler de forumlardaki problem yaşayan kullanıcıların konularına bakarsanız, genelde kaliteli güç kaynağı önerildiğini göreceksiniz.

    Güç kaynağının sistemin yazılımsal sorunlara bile neden olabilmesindeki neden, donanımların çok hassas bir güç dengesinde çalışmasından kaynaklanıyor. Standart halde bile doğru düzgün voltaj toleransı sunamayan bu güç kaynakları, herhangi bir ani yüklenmede veya voltaj dalgalanmasında hemen sorun çıkarıyor. Stabil güç ile beslenemeyen donanımlar ise bundan olumsuz etkileniyor doğal olarak. Sistemdeki sorunların önüne geçebilmek için yapılması gereken ilk iş donanımların stabil bir güç ile beslenmesini sağlamak. Eğer donanımların çektikleri güç stabil ve kanallardaki voltaj toleransı iyi seviyede ise sorunu başka kaynaklardan arayabiliriz. Güç kaynağı nedeniyle aslında sorunsuz olan ve "arızalı" diye firmaya iade edilen ürün sayısı hiç de azımsanmayacak miktarda.

    Bilinmesi gereken en temel noktalardan birisi de, güç kaynağı ile yaşanan sorunların temelinde onların sağlayabildiği güç miktarının yatmadığı. Esas önemli olan nokta, ne kadar kaliteli komponent kullandıkları ve standartlarla belirlenen tolerans aralığı içerisinde çalışıp çalışmadığı.

    Kaliteli güç kaynağı kullanmanız, güç kaynağınızda problem oluşmayacak anlamına da gelmemeli. Onlar da diğer donanımlar gibi arızalanabilir veya problem kaynağı olabilir. Ancak kalitesiz olanlara kıyasla sorun çıkarma ihtimalleri ciddi oranda düşük.

    5- Power Factor Correction (PFC) Özelliği Nedir? PFC Ne Kadar Önemli?

    Alternatif akım (AC), 220V şebeke geriliminde 50 defa yön değiştirir (salınım). Tamamen dirençten oluşan basit AC devresinde, örneğin lamba veya su ısıtıcısı, voltaj ve akımın dalga formlarını incelediğinizde, senkronize olarak birbirini takip ettiğini görürüz. AC salınımlarında yükte maksimum voltaj geçtiğinde, maksimum akım geçecek anlamına gelir. Voltaj inişe geçtiği zaman, akım da inişe geçecektir. Yani birbirlerini taklip eden bir salınım grafiği göreceğiz. Bu, basit bir AC yüküne örnek.

    Bobin veya kapasitörlerin bulunduğu komplex AC yüklerinde ise, akım dalgaları voltaj dalgalarını izlemez. Bunun sebebi ise, yüklerde tutulan enerjinin oluşturduğu zaman farklılığı. Bu zaman farklılığı nedeniyle güç akış yönünde değişiklikler olur ve tek yönden elde edilen net güce gerçek güç (P) denir. Her döngü sonunda saklanan enerjinin şebekeye geri dönmesiyle oluşan güce ise reaktif güç denir. Devrelerde herhangi bir işlem yaptığımız zaman sadece gerçek gücü kullanırız (P). Reaktif güç, şebekeye geri döner ve herhangi bir iş yapmaz.

    Güç faktörü ise; gerçek gücün (P), görünüşteki güce (S) bölümüyle ortaya çıkan değerdir. Gerçek güç, bizim o işi yapmamız için gereken gücü bize belirtir ve "watt" ile ifade edilir. Şebekede görünen güç ise VA (volt-amper) şeklinde ifade edilir. Dalgaların düzensizliğinden dolayı, belirli miktarda güç çekmek için şebekeden daha fazla akım çekilir. Örneğin. 1 kW'lık gerçek güç elde etmek istersek ve güç faktörü 1 ise, şebekeden 1 kVA'lık güç çekilir. ( 1 kVA x 1 = 1 kW). Ancak güç faktörü 0.5 olursa, 1 kW'lık gerçek güç için şebekeden 2 kVA güç çekmemiz gerekecek. (2 kVA x 0.5 = 1 kW). Güç faktörü, 0 ile 1 arasında değişir. Güç faktörü 0 iken herhangi bir iş yapılmaz.Güç faktörü 1 iken, gerçek güç ile şebekede görünen güç aynıdır ve ideal durum budur.

    Ev kullanıcıları sadece kullandıkları gerçek güç (watt) için para ödüyorlar. Ve bundan dolayı ev kullanıcıları için reaktif güç veya şebekede görünen güç bir anlam ifade etmiyor. Ancak bu, şebekeye yük bindiren bir durum. Reaktif güç ne kadar fazlaysa şebekedeki yük o kadar artacak; kablolamanın daha kaliteli olması gerekecek, jeneratörlerin ve transformatörlerin daha büyük olması gerekecek. Bu da, tabii elektrik dağıtıcısı firmaların istemeyeceği bir durum. Bir ev kullanıcısının şebekede yaratacağı istenmeyen yük önemli olmasa da, büyük makinalarla çalışan fabrikaların şebekeye bindireceği yük önemli olacaktır. Bunun için, sanayii kuruluşlarının bulunduğu organize sanayii bölgelerinde fabrikalar, kullandıkları gerçek gücün yanında reaktif güç için de bir bedel öderler.

    186 - Güç Kaynakları Hakkında Bilmemiz Gerekenler

    Günümüzdeki güç kaynaklarında ise artık reaktif gücü minimuma indirmek için "güç faktörü düzeltimi" - power factor correction (pfc) özelliğini görüyoruz. PFC özelliği pasif veya aktif olabiliyor. Giriş seviyesi kaliteli güç kaynaklarında pasif PFC devresi görürken, üst modellerde ise aktif PFC devresi görüyoruz. Aktif PFC devrelerinin güç faktörü düzeltimi 0.99'a kadar çıkabiliyor; ki bu da ideal olan 1'e çok yakın. APFC olmayan güç kaynaklarında güç faktörü 0.5 ile 0.7 arasında değişebiliyor.

    Tek bilgisayarın kullanıldığı evler için önemli olmasa da, çok sayıda bilgisayarın kullanıldığı ofislerde ve işletmelerde, şebekeye bindirilen istenmeyen gücü minimuma indirmek için, güç faktörü düzeltimi özelliğine sahip güç kaynakları tercih edilmeli. Biz, ev kullanıcıları için de PFC özelliği olan güç kaynaklarını önereceğiz. Zaten artık firmaların neredeyse tüm ürün gamlarında PFC özelliğini görüyoruz çünkü bazı ülkeler güç kaynakları için PFC özelliğini şart koşuyor. (Örneğin AB).

    PFC özellikli güç kaynakları hakkında bilinen yaygın yanlışlar var. Bilinmesi gerekenler şöyle:

    * Aktif PFC, ikinci bir devredir. Bu devre, şebekeden resistif olarak güç alır (tıpklı bir lamba gibi) ve diğer devreye aktarır. Diğer devreyi, ana şebekeden tamamen izole eder. Dolayısıyla aktif PFC devresi bir miktar gücü ısıya dönüştürecektir ve bu da güç kaynağı verimliliğini biraz aşağı çeker. Yani: Bir güç kaynağına PFC devresi eklerseniz, onun verimliliğini yaklaşık %1-4 oranında aşağıya çekersiniz.

    * PFC'li güç kaynakları, herhangi bir voltaj regülasyon özelliğine sahip değildir. Daha stabil anlamına gelmez.

    * Güç faktörü ve güç faktörü düzeltimi, tamamen şebeke ile ilgilidir. Donanımınızın harcadığı gerçek güç miktarını değiştirmez.

    6- İyi Bir Güç Kaynağında Aradığımız Özellikler Ne Olmalı?

    Bu kadar laf salatasından sonra iyi bir güç kaynağında arayacağımız özellikleri sıralamanın zamanı geldi. Ancak bu özellikleri saçma sapan markaların etiketlerinde aramamalıyız. Mümkün mertebe gerekli alet edevat ile yapılan test verilerine de göz atmalıyız.


    187 - Güç Kaynakları Hakkında Bilmemiz Gerekenler


    Temel kriterlerimiz şöyle:

    * Yük altında stabil güç verebilmesi

    * Yüksek verimlilik: ATX12V 2.2 spesifikasyonunda belirtilen tam yük altındaki %70 verimlilik oranı ne kadar fazla ise, o kadar iyi.

    * İyi soğutma

    * Düşük, tipik ve tam yük altında fanların olabildiğince az gürültü şiddetinde çalışması

    Bunlar arayacağımız ana kriterler olmalı. Bunlara ek olarak çalışma ömrünü de kriter olarak alabiliriz ama bu değerin bir bağlayıcılığı yok. Şebekedeki voltaj dalgalanması fazla olan bir yerde iseniz, kullandığınuz güç kaynağının çalışma ömrü kitapçıkta belirtilenden daha az olacaktır.

    188 - Güç Kaynakları Hakkında Bilmemiz Gerekenler

    En önemli kriterin, bilinen bir kaliteli markanın güç kaynağını tercih etmemiz olduğunu söylemekte fayda var...


  2. #2
    Çok iyi anlatmışsınız benim de bilgisayar güç kaynağı almam lazım tavsiye ettiğiniz bir site var mı?