sponsorlu bağlantılar
Dr. Alan C. Logan, ‘ateş’in 21’inci yüzyılın salgın hastalığı olduğunu söylüyor. Kronik ateşin, hücreleri etkileyerek beyin sağlığını tehdit ettiğini belirten Logan, ‘Beyin Diyeti’ kitabında şöyle diyor: “Ateş, sadece 10 yıl öncesine kadar mafsal iltihabı ya da benzer hastalıklarla birlikte anılırdı. Bu yargı kesinlikle değişti. Bugünün bilim dünyasında ateş, kalp hastalığı, diyabet, obezite ve evet, nöropsikiyatrik rahatsızlıklarla bile dahil olmak üzere birçok rahatsızlıkla ilişkilendiriliyor. 23 Şubat 2004 tarihli Time dergisinin kapağında konu edilen ateş, böylelikle tarihte kendine ‘Gizli Katil’ ismiyle yer buldu.

Gerçekten de kronik ateş, tüm vücutta ve özellikle beyinde hasara yol açıyor. Dönüştürülmüş ve doymuş yağlara ek olarak hareketsiz koşullarıyla Batı beslenme tarzı, ateş salgının en büyük destekçisi. Gıdasal antioksidanların eksikliği, donmuş yağ ve gıdasal şekerin aşırı tüketimi, kronik ateşi ilerletiyor. Buna karşılık kronik ateş, değerli antioksidanları tüketiyor. Omega 6 yağ asitlerini (mısır, soya fasulyesi, aspur ve ayçiçeği yağı) fazla tüketmenin de ateşe yol açtığı birçok araştırmada kanıtlandı.

Kronik ateş uzun vadede hassas beyin hücrelerinin direncini kırar ve sinir hücrelerinde meydana gelen esas yapısal hasarın sorumlusudur. Kronik ateş, Alzheimer hastalığında görülen, bunamaya sebep olan plakaların ve nörofibril düğümlerinin üretimini arttırır. Öte yandan birçok meyve, sebze ve yemeklerde kullanılan otların, güçlü ateş düşürücü özellikleri vardır. Antioksidanların insanlarda ateş belirtilerini azalttığı kanıtlandı. Unutmayın, balık, özellikle de yağlı deniz balığı (somon, sardalye, uskumru, ançuez) vücudunuza girebilecek en güçlü ateş düşürücü gıdadır.”

Doğanın antidoksidan deposu

KURUYEMİŞLER
Kuruyemişlerdeki tek ve çok bağlı doymamış yağlar, E vitamini ve kalp dostu sterol, ateş düşürücü bileşimler barındırır. Ayrıca güçlü bir antioksidan etkisine sahiptir. Haftada en az iki kez kuruyemiş yemenin koroner kalp hastalıklarından ölüm riskini önemli ölçüde azalttığı düşünülüyor. Illionis Üniversitesi nörobilimcileri, kuruyemişlerin kalp sağlığına ek olarak, özellikle de bademin yaşa bağlı zihinsel performans düşüşünü önlediğini gösterdi.

YEŞİL ÇAY
Yeşil çaydaki ‘keteçin’ adı verilen madde, önemli bir ateş düşürücüdür. Journal of Immunology, 2004’te yeşil çayın ateş düşürücü ve beyin hücrelerini koruyucu özelliğinin, Multipl Skleroz (MS) hastalığının önlenmesi ve tedavisi açısından umut verici olduğunu yazdı. Yeşil çaydaki kafein ve amino asitler, duygular ve zihinsel odaklanma üzerinde ani ve olumlu bir etki yaratıyor.

MOR/KOYU KIRMIZI GIDALAR
Yaban mersini, vişne, nar, mor tatlı patates, mor karnabahar, siyah üzüm ve pancarı örnek verebiliriz. Mor pigmentler ciddi ölçüde antioksidan koruması sağlar, sinir hücreleri arasında iletişimi güçlendirir, beyin duvarını korur, beyne kan taşıyan damarları güçlendirir. Ağrıyı dindirecek kadar önemli ölçüde ateş düşürücüdür.

YEŞİL GIDALAR
Bir fast-food restoran zincirinin çirkin bir afişini görmek beni hayrete düşürmüştü: Bir çöreğin üzerinde yakın plan çekilmiş dev bir burger fotoğrafında ‘Yeşillik golf içindir’ yazıyordu. Buna hiç katılmıyorum. Her türden koyu yeşil sebzede ateşi düşürebilen değerli bir mineral bulunur. Kıssadan hisse: Kalbiniz ve beyniniz için yeşilliklerinizi yiyin.

ZENCEFİL
Zerdeçal gibi ateş düşürücü ve beyin hücrelerini koruyucu özellikler taşır. Hindistan ve Çin’de, baş ağrıları, mide ve bağırsak şikayetleri için kullanıldığı 2 bin 500 yıllık bir geçmişi var. Zencefil, özellikle sinir duvarlarındaki yağ bileşimlerini serbest radikal saldırılarına karşı korur. Sinir hücrelerini koruyucusu olduğu ve ateşi düşürdüğü için bolca tüketilmelidir.

ZERDEÇAL
Araştırmalar, zerdeçalın beyin hücrelerini korumak ve duygu durumunu olumlu etkilemek gibi önemli özelliklerini ortaya çıkardı. Bu kök bitkisinin içindeki aktif ‘curcumin’ maddesi son derece güçlü bir antioksidan ve ateş düşürücü özelliğe sahip. Bilim, zerdeçalın davranışlar üzerindeki etkisinin antidepresan ilaçlarla benzer olduğunu ortaya koydu. Zerdeçal, özellikle duygu durumunu düzenleyen serotonin ve dopamin gibi önemli nörotransmiterlerde arızayı önlüyor.

KAHVE
Makul miktarda kafein alımının beyin üzerinde faydaları var. Araştırmalar, kahvenin özellikle hücrelerdeki yağ bileşimlerini oksitlenme stresine karşı korumakta etkili olduğunu ortaya koydu. Günde 1-2 fincan kahve, enerji, zindelik, özgüven, sosyal girişkenlik, iş motivasyonu ve dayanıklılığı artırır. Günlük antioksiden ihtiyacını karşılamanın en keyifli yolu. Japon kız tıp öğrencileri arasında yapılan araştırma, düzenli kahve içenlerde depresyon görülme riskinin daha az olduğunu ortaya koydu.

Beyin dostu temel gıdalar:
Açai meyvesi
Yeşil çay
Brokoli
Kabayonca
Brüksel lahanası
Kalitede zeytinyağı
Elma sirkesi
Kiraz
Karalahana
Elma püresi
Acı biber tozu
Ceviz
Enginar
Kişniş
Fındık
Asparagus
Tarçın
Yulaf ve tam tahıllar
Avakado
Karanfil
Kahvaltılık tahıllar
Fesleğen
Kakao
Portakal
Fasulye çeşitleri
Kızılcık
Kekik
Pancar
Üzüm
Maydanoz
Dolmalık biber
Patlıcan
Şeftali
Börülce
Mürver
Armut
Karabiber
İncir
Erik
Böğürtlen
Fuji elma
Erik kurusu
Yaban mersini
Zencefil
Nar
Karnabahar
Tatlı patates
Kuru üzüm
Ahududu
Karalahana
Siyah üzüm
Kırmızı yapraklı marul
Kırmızı patates
Ispanak
Çilek
Mandalina


sponsorlu bağlantılar