Güreş
Geleneksel bir Türk sporu olan güreşin en önemli karşılaşması Kırkpınar Yağlı Güreşleri'dir. Türklerin MÖ 5. yy.dan beri güreş yaptıkları bilinmektedir. İlkbahar aylarında doğanın canlanışı için yapılan kutlamalarda, evlenme merasimlerinde, zafer şölenlerinde hep güreş müsabakalari yapılırdı. 1996 yılında Geleneksel Spor Dalları Federasyonu kurulmuş ve kumlu güreş için önemli bir adım atılmıştır.

Cirit
Cirit Oyunu, Türk`lerin en büyük tören ve sportif oyunu idi. Daha sonra 16. yüzyılda Osmanlı Türk`leri tarafından bir Savaş Oyunu olarak kabul edildi. 19. yüzyılda bütün Osmanlı ülkesi ve saraylarının en büyük gösteri sporu ve oyunu oldu. Cirit, aynı zaman tehlikeli bir oyun olduğundan 1826 yılında II. Mahmut tarafından yasak edildi. Fakat daha sonra yine Osmanlı Ülkesi'nin başta gelen meydan ve savaş oyunu olarak her tarafa yayıldı. Cirit Oyunu, daha 40-50 yıl öncesine değin Anadolu'da yaygın bir oyun olduğu halde son yıllarda sadece Erzurum, Bayburt, Erzincan, Uşak, Manisa ve Malatya yörelerinde yaşamaya devam etti. 20-25 yıldan beri Konya ve Balıkesir'de tarihe karıştı.1992 yılında Ankarada 2005 yılında Kars selimde ve Sivas ta cirit kulüpleri kurularak yaşatılmaya çalışılmaktadır. Her yıl Ertuğrul Gazi Törenleri dolayısıyla eylül aylarının ikinci Pazar günleri Söğüt'te,Haziran`ın ilk haftası kâğıthanede ikinci haftası gebzede cirit festivalleri yapılmaktadır. Cirit daha sonra Avrupa'ya ve Arabistan ülkelerine sıçramıştır. 17. yüzyılda Fransa'da, Almanya'da ve diğer ülkelerde de Cirit Oyunu yayılmıştır

Okçuluk

Güreş,binicilik,avcılık ve cirit gibi Türklerde gelenekselleşmiş bir spordur.Günümüzde Dünya Okçuluk Fedarasyonu Başkanı bir Türk`tür.

Binicilik
Atı Türkler evcilleştirmişlerdir ve eski çağlarda sürekli atlarla haşır neşir olmuşlardır.Türkler için at, mukaddes ve vazgeçilmez bir unsurdur. At sırtında doğar, at sırtında savaşır, at sırtında ölürlerdi. At sütü ve kımız Türklerin yegâne içkisi idi.Günümüzde de çeşitli binicilik kulüpleri ve hipodromlarda bu spor devam ettirilmektedir.Gazi Koşusu,dünyaca ünlüdür.

Avcılık
Uygun bir doğa ve avsever insanlar sayesinde Türkiye'de yaygın olarak yapılan bir spordur.

Futbol
Türkiye'de en çok sevilen spor türlerinden biri de Futboldur. Futbol ligler halinde oynanmakta ve bunların en büyüğü Spor Toto Süper Lig'dir. Lig şampiyonu olabilmiş olan takımların beşi (Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray) İstanbul takımı, iki tanesi ise (Trabzonspor ve Bursaspor) ise Anadolu takımlarıdır. Futbol kulüpleri Türkiye Futbol Federasyonu çatısı altında toplanmıştır.

Türkiye'de futbol son yıllarda kayda değer bir gelişme göstermiş, bunun uzantısı olarak, Ulusal Takımı 48 yıl aradan sonra 2002 yılında Dünya Kupası'na katılma hakkı kazanmış ve Güney Kore Ulusal takımını yenerek tarihinin en büyük (dünya üçüncülüğü) başarısına imza atmıştır.

Mevcut spor federasyonlarının lisanslı sporcu sayısı 122.939’dur. Nüfusa göre sporcu oranı 509 iken bu oran futbol branşında 148’dir. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ve Futbol Federasyonu'na kayıtlı toplam lisanslı sporcu sayısı 544.572’dir. Türkiye nüfusuna göre oranı ise 115’dir. Bu orana göre ülkemizde her 115 kişiden biri spor yapmaktadır. Nüfus başına düşen sporcu oranı en iyi durumdaki ilimiz Yalova’dır (37). İkinci olarak Kırklareli gelmektedir (55). Sayısal açıdan en kötü durumda olan illerimiz ise Diyarbakır (375) ve Şırnak (383) gözükmektedir. Bu arada İzmir ili nüfusu başına düşen sporcu sayısı 99, İstanbul ilinde 107, Ankara ilinde ise 153’tür. Bu verilere göre başkent Ankara dahi Türkiye ortalamasının altında kalmaktadır. Türkiye 2002 Dünya kupasında 3. olmuştur.Ayrıca Avusturya-İsviçre'nin ortak düzenlediği 2008 Avrupa şampiyonasında da yarı finale çıkmayı başarmıştır.Günümüzde Türkiye FIFA Sıralaması'nda tüm dünya ülkeleri arasında 10.sıradadır ve bu puanla futbolun anavatanı İngiltere'nin önündedir.

Basketbol
Basketbol, Türkiye'de ilk kez 1904 yılında Robert Kolej spor salonunda oynandı. 2002^de Türk Milli Takımı, 12 Dev Adam, bir ilki gerçekleştirerek ülkemizde yapılan Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda (EuroBasket 2001) Yugoslavya’ya karşı final oynadı ve daha sonra dünya 6.lığını elde etti.Günümüzde Türk Basketbol FIBA Sıralaması'na göre erkeklerde tüm dünya ülkeleri içinde 13.,bayanlarda ise 32.dir.Türkiye'de,NBA sıkı bir izleyici kitlesine sahiptir.
Şu anda 1.lig basketbol Beko Basketbol Ligi'dir

2010 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası, 28 Ağustos ve 12 Eylül tarihleri arasında Türkiye'de gerçekleştirilmiştir. Şampiyonayı FIBA, Türkiye Basketbol Federasyonu ve 2010 Organizasyon Komitesi ortaklaşa organize etmiştir.

1986'dan beri üçüncü defa 24 ülkenin katılacağı turnuvanın grup karşılaşmaları İstanbul, Ankara, İzmir ve Kayseri'de, final aşaması İstanbul Sinan Erdem Spor Salonu'nda oynanmış, şampiyon ise finalde Türkiye'yi 64-81 mağlup eden Amerika Birleşik Devletleri olmuştur.

Voleybol
Voleybol futboldan sonra basketbol ile beraber en popüler spordur.Türkiye Bayan Millî Voleybol Takımı FIVB Sıralaması'na göre tüm dünya ülkeleri içerisinde bayanlarda 16.,erkeklerde 42.dir. Özellikle Eczacıbaşı kulübünün yatırımları Türk voleyboluna büyük bir katkı sağlamıştır. Eczacıbaşı Avrupa turnuvalarında oynadığı Final Fourlar ile Türkiyeyi başarıyla temsil etmiştir. Son 2 senedir Acıbadem sponsorluğunda Fenerbahçe Acıbadem bayan voleybol takımı Şampiyonlar liginde 2. olup 2010 Dünya Kulüpler Şampiyonasında maç kaybetmeden ve set vermeden şampiyon olmuştur. Türkiye Bayan Voleybol Milli Takımı (filenin sultanları) 2010 dünya şampiyonasında 6. olmuştur. Özellikle son bir kaç senedir voleybola olan ilgi katlanarak artmıştır.

Motor sporları
Türkiye Otomobil ve Motorsporları Federasyonu 1991 yılında kurulmuştur.
Türkiye Formula 1 Grand Prix düzenlenen 17 ülkeden bir tanesidir ve 2005 yılında dahil olmuştur.Türkiye'nin bu dalda yüzakı Kenan Sofuoğlu'dur.

Bilardo

Türkiye'de en yaygın masa sporudur. Ülkenin her yerine yayılmış bilardo salonlarında ve neredeyse her kahvehanede bulunan bilardo masalarında bu spor amatörce icra edilmektedir. Semih Saygıner, bilardoda Türkiye'nin yüz akıdır.

Su sporları
Yüzme

Derya Büyükuncu Dünya Yüzme Kupası'nda altın madalya, Avrupa Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası'nda gümüş madalya elde etmiştir.

Yelken

25 Mayıs 1957'de kurulan Türkiye Yelken Federasyonu'nun amacı, Türkiye'de yelken sporunu tanıtmak, geliştirmek ve yaygınlaştırmaktır. Federasyon, 2006 yılında özerkleşmiştir.