Üçgüller, büyük bölümü bir yıllık, bazısı da çok yıllık olan kısa boylu, otsu bitkilerdir. Çanak ve taç yaprakları beş parçadan oluşan beyaz, pembe ya da kırmızı çiçekleri dalların ucunda başçıklar hâlinde açar.

Fiğ ve yonca gibi baklagiller familyasında yer alan üçgüller de değerli yem bitkileridir. Özellikle Kuzey Yarıküre'nin ılıman ve astropik bölgelerine dağılmış olan bu bitkilerin Trifolium cinsinde sınıflandırılan 300'ü aşkın türü vardır. Tarlalarda, otlak ve çayırlarda yabanıl olarak yetişen bu türlerin doğal yayılış alanlarından biri de Türkiye'dir.

Üçgüller, büyük bölümü biryıllık, bazısı ise çokyıllık olan kısa boylu, otsu bitkilerdir. Çanak ve taçyaprakları beş parçadan oluşan beyaz, pembe ya da kırmızı çiçekleri dalların ucunda başçıklar halinde açar. Meyveleri öbür baklagillerinki gibi badıç biçimindedir; bu küçük ve kuru meyvelerin içinde bir ya da daha çok tohum bulunur. Bazısı tüylü, bazısı tüysüz olan bu türlerin en göze batan özelliği hiç kuşkusuz, her biri üç yaprakçıktan oluşmuş bileşik yapraklarıdır. Nitekim, üçgüllerin dilimizdeki öbür adı olan "tirfil" ya da "tirfil", Latince "üç yapraklı" anlamındaki cins adından (Trifolium) gelir. Ender olarak üçten çok (genellikle dört) yaprakçık taşıyanlara da rastlanır. Bulan kişiye uğur getirdiğine inanılan "dört yapraklı yoncalar" aslında gerçek yonca değil, üçgüllerdir. Çünkü bazı üçgül türlerine halk arasında yanlışlıkla "yonca" denir.
Yer aldığı familyanın öbür üyeleri gibi üçgüller de toprağı azotça zenginleştirerek verimini artırır. Bunu, köklerindeki azot bağlayıcı bakterilerin yardımıyla başarır; çünkü bu bakteriler havadaki azotu tutarak bitkilerin yararlanabileceği nitratlara dönüştürür. Bu yüzden üçgüller hem toprağı zenginleştirir, hem de sığır ve koyun gibi otlak hayvanları için besleyici yem oluşturur.

En Çok Yararlanılan Üçgül Türleri
Üçgüllerin çok sayıda türü bulunmasına karşın, bunların ancak küçük bir bölümü ekonomik açıdan değerlidir. Gereksinim ve amaca bağlı olarak farklı türlerden yararlanılır. Örneğin, melez üçgül (Trifolium hybridum), çayır üçgülü (Trifolium pratense) ve ak üçgül (Trifolium repens) adıyla bilinen üç tür yem bitkisi olarak yetiştirilir. Hem taze, hem de kuru yem olarak yararlanılabilen bu bitkiler genellikle buğdaygiller ya da baklagillerden bazı yem bitkileriyle karışık olarak ekilir. Dünyanın pek çok yerinde yaygın olarak tarımı yapılan çayır üçgülü yalnızca biryıllık ürün istendiğinde yetiştirilir. İkiyıllık bir bitki olduğundan ilk yıl yaprak, ertesi yıl çiçek verdikten sonra ölür. İki yıldan daha çok yaşayanlarına da rastlanır. Tüylü gövdeleri üzerinde gene tüylerle kaplı yapraklar ve morumsu kırmızı çiçekler taşır. Badıçlarının içinde mor ya da sarı, tek bir tohum bulunur.

Eğer bir çiftçi hayvanları için üç yıl ya da daha uzun süreyle yemlik yetiştirmek istiyorsa ak üçgülü yeğleyecektir. Uzun ömürlü bir bitki olduğundan yıllarca ürün verebilen bu üçgül türü ötekilerden sürünücü gövdeleri, küçük beyaz ya da pembemsi beyaz çiçekleri ve çok sayıda küçük, sarı tohum içeren meyveleriyle ayırt edilir. Gövde ve yaprakları tüysüzdür.

Melez üçgül ise gövde ve yaprakları tüylü, pembe çiçekli bir türdür. Genellikle toprağın verimini artırmak için ekilir.

Dünyanın hemen her yerinde tarım uzmanları, hayvancılık açısından çok önemli olan bu bitkilerin üstün nitelikli çeşitlerini geliştirebilmek için yoğun çalışmalar yürütmektedir. Bu çabalar sonucu elde edilen ve daha bol ürün veren besleyici çeşitlerle otlak hayvanlarının et, süt ve yün veriminin artırılması amaçlanır. Kırları kaplayan üçgüller ayrıca, halanları için iyi bir balözü kaynağı olan hoş kokulu çiçekleriyle arıcılıkta da değerlidir.

Türkiye üçgül türleri açısından oldukça zengin bir ülkedir ve yem bitkisi olarak ekimi yapılmaktadır.