Tayga, (asıl kökeni Altayca: tayγa; ormanla kaplı dağa verilen isim) Yakutça "orman" sözcüğünden gelir. Bu sözcük Ruslar tarafından kuzey yarım kürede, özellikle Sibirya'da tundranın bittiği yerlerde başlayan soğuk, bataklık ve ormanlık bölgeleri tanımlamak için Altay dili Şor lehçesinde tayγa kökenli taĭgá terimini kullanılmıştır. Avrupa ve Kuzey Amerika'daki buna benzer bölgeler için de tayga ismi kullanılmaya başlanmıştır. Ama tayga günümüz kullanımında artık yalnızca orman anlamına gelmez; Kuzey Yarımkürede tundranın güneyinde oluşmuş bir bitki örtüsü sınırının adıdır.

İsim:  tayga.jpg
Görüntüleme: 15712
Büyüklük:  43,2 KB (Kilobyte)

İklim ve coğrafya

Tayga, dünyanın en uzun biyom'da, sert bir karasal iklimli kuşakta ve yaz ile kış arasında en çok ısı farkı olan, Köppen iklim sınıflandırmasında D grubu iklim bölgeleri içinde sınıflandılır. Bir tarafında tundra ve devamlı buzla kaplı, dünyanın en soğuk iklim alanıdır.

Topraklar

Tayga toprağı çok genç eğilimli ve besin değeri-verimsiz; derin olmayan, adı geçen ılıman yaprak döken ormanlarda organiksel-zenginleşen toprak cinsidir. İnce derinlikte olan toprağı geniş ölçüde dondur, bitkilerin bu toprakta gelişmesi çok zordur. Ayrıca dökülen yapraklar ve yosunlar uzun zaman soğuk olan orman tabanında aynen kalırlar.

Tayga Biteyi

Oralarda başlıca iki tür tayga vardır, kapalı ormanlar, çok sık aralıklı ağaçlı yosunlu toprakla örtülü, ve likenli ağaçlık yer, ağaçlar aralıklı-mesafede ve likenli taban örtülü, ikincisi daha fazla genelde en kuzeydeki taygadır. En kuzeydeki tayga yalnız ormanla kaplı değil, daha fazla aralıklı (seyrek) yani sık sık bodur büyüme formundadır; bundan başka, buzsuz bakışımsız (asimetrik) kara ladin (Picea mariana) sıkça görülür, ki rüzgâr yönündeki tarafında azalmış ağaç yaprakları görülür.

Tayga ormanlarında başlıca kozalaklı, iğne yapraklı olan, karaçam (melez çamı), ladinalaçam), köknar ve çam hakimdir. Tayga'da hep yeşil kalan bitki (yaprak dökmeyen ağaç) türleri (ladin, köknar ve çam) bir takım özellikleri oluşturmuş sert tayga kışlarında hayatta kalma yolunu bulmuşlardır, buna karşın karaçam, tüm diğer ağaçlardan en fazla soğuğa dayanıklı olan yaprak dökenidir. Tayga ağaçları çok derin olmayan toprakta, derin olmayan kökleri, bu arada bir yığın mevsimsi değişiklik yaparak onların biyokimyasal yapısı ile "sertleşme" denilen donmaya dayanıklıdırlar. Bir daralan koni şeklinde biçimli kuzeysel kozalaklı ağaçları, ve onların aşağıya doğru-sarkık dalları da, onların üzerindenki karların dökülmesine yardımcı olur.

Yılın çoğunluğunda ufukta kalan güneş yüzünden, bitkilerin ışık etkisi ile sentezleme yoluyla enerji kazanması çok zordur. Çam ve ladinler iğne yapraklarını kaybetmezler, kış sonunda ve ilkbahar'da eski yaprakları ile ışık etkisi ile sentezleme yaparlar.

Tayga'da kozalaklı, iğne yapraklı ormanların yanında, huş ağacı, titrek kavak, söğüt ve üvez ağacı gibi bazı yapraklı ağaçlar da görülür. Toprağa yakın yerlerde pek çok otsu bitkiler de yetişir. Belli bir aralıkla çıkan doğal yangınlar (20 ile 200 yıl arasında tekrarlayan) ağaç örtüsünü temizleyerek, güneş ışınlarının orman tabanına ulaşarak yeni filizlenmelerini sağlar. Bazı türlerden Banks çamı (Pinus banksiana) gibi bitkiler, yaşam aşamasında doğal yangınlar zorunludur. Banks çamının kozalakları yalnız bir yangın sonunda açılıp tohumlarını dağıtarak, yeni temizlenmiş toprakta çoğalır. Çimen ve çayırlar güneş gören her yerde, yosun ve likenler (temriye) de nemli zeminde ve ağaçların yan gövdelerinde yetişirler.