Türkiyede Karayollarının Tarihçesi

 Türkiyede Karayollarının Tarihçesi


  Okunma: 2729 - Yorum: 0
  1. #1
    sponsorlu bağlantılar
    Türkiye’de tarih öncesinden bu yana çok çeşitli medeniyetler ortaya çıkmıştır. Köprü olma özelliğine sahib olan Anadolu’da çok çeşitli yollar yapılmıştır.

    Milattan önce 2000 civarında Asur ve Babillilerin Mezopotamya’da meydana getirdikleri yol ağları Türkiye’ye kadar uzanmıştır. Fırat boyunca uzayan bir yol yanında Musul’dan Urfa’ya ulaşan ve oradan Anadolu içerisine giden bir kol mevcuttur. Daha sonra kurulan medeniyetlerin en önemlilerinden olan Hititler ve onların M.Ö. 12. yüzyılda yıkılması ile ortaya çıkan prenslikler zamanlarında başşehir çevresinde yollar çoğaldı. M.Ö. 6. yüzyılda Lidyalıların tesis ettiği kral yolu o zamana kadar yapılan yolların en iyi ve en emniyetlisiydi. Sart-Sus arasında ulaşımı sağlayan 2165 km uzunluğundaki bu yolu kervanlar 90 günde alırdı. Bu yolun güzergahı: Sart köyü-Dinar-Sivrihisar-Sarılar-Ankara- Nefesköy-Turhal-Gumerek-Sivas-Malatya-Amida ve Sus idi.

    Selçuklu yolları: Selçuklular zamanında (11. yüzyıl ile 14. yüzyılın ilk yarısı) Antalya-Alaiye-Konya-Aksaray-Sivas-Erzincan-Erzurum ekseni etrafındaki yollar muntazam olup kervanlar ile yolculuk yapılırdı. Yolların düğümlendiği ticaret merkezleri: Tebriz, Bağdat, Halep, Ayas, Alaiye, Antalya, İzmir, Foça, İstanbul, Sinop, Samsun, Trabzon idi. Bunların yanında bu merkezlerin etrafındaki yerleşim yerleri ile diğer merkezlere birbirine bağlayan yol ağları vardı. Bu yollar üzerinde belli menzillere kurulmuş kervansaraylar emniyeti sağladıkları gibi dinlenme ve bakım yerleri olarak da kullanılıyorlardı.

    Osmanlılar zamanında dünya ticaret merkezlerinin değişikliğe uğraması, yeni siyasi merkezlerin önem kazanmasına ve yol ağlarının bu isteklere uygun biçimde değişmesine sebeb oldu. Bu dönemde kıyı şehirlerinden, limanlardan Anadolu içlerine giden yollar gelişti. Yüzyıllarca kervanlar tarafından kullanılan bu yollar, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren demiryollarının yapılmaya başlanması ile önemini kaybetti.

    Fakat kamyon ve otomobillerin gelişmesi ile karayolları da yeniden gelişti.

    Osmanlıların 600 sene süren hakimiyetleri zamanında doğu ve batıya yapılan seferlerin neticesindeki fetihler sebebiyle kullanılan yollar düzgün ve bakımlıydı. Ümit Burnunun bulunması, Süveyş Kanalının açılması, Anadolu’dan geçen yolların önemini azalttı ve limanlardan içeri doğru olan bölgesel yollar gelişti. Osmanlılar zamanında bütün yollar, yol ağını yapan, onaran ve ulaşımın güvenliğini ağlayan kuruluş tarafından kullanılır halde bulundurulurdu. Bunlar; bir çeşit kır jandarması şeklinde çalışan, gerekli yerlerde yolun bakım ve onarımını yapan Derbentçiler, yol yapan Kaldırımcılar, yol ağlarını büyük suların kestiği yerlerde (köprü yapılamayan yerlerde) her çeşit geçişi sağlayan gemiciler ve köprücüler şeklinde sayılabilir.

    Birinci Dünya Savaşı, arkasından İstiklal Harbi yıllarında karayollarına gereken önem verilememiş, büyük bir kısmı bakımsız kalmıştı. Osmanlı Devletinin yıkılmasından sonra kalan ulaşım damarları 13.885 kilometresi bozuk ve kaplama genişliği üç metre olan şose ile 4450 km toprak yol olmak üzere toplam 18.335 km yol olarak kalmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra çıkarılan kanunlarla yol yapımı için çalışmalara önem verilmiştir. 18-60 yaşları arasındaki bütün erkeklere yol vergisi konmuş, vermiyenler ise mecburi çalıştırmaya gönderilmişti. Halka büyük sıkıntı veren bu uygulama 1950’den sonra Demokrat Parti iktidara gelince kaldırıldı.

    Yapılması mecburi olan karayollarının, köprülerin yapımı, sürekli bakımı ve onarılması, yol ile ilgili tesislerin yapım, onarım ve bakımı ile işletmesini; yolların her mevsimde emniyetle geçişe açık bulundurulmasını, trafiğin düzeni için gerekli işaretlerin konması görevlerini yerine getirecek teşkilat olan Karayolları Genel Müdürlüğü 1950 yılında kuruldu. Bu kuruluş o günden bugüne karayolları yapım, bakım ve diğer hususlarda örnek olacak çalışmalarına her mevsim şartlarında devam etmektedir. 1992’nin sonuna gelindiğinde Türkiye’nin toplam otoyol uzunluğu 852 km’ye varmıştır. 1993 yılının sonuna kadar açılması planlanan 278 km’lik otoyol ile 1.130 km’ye ulaşması tahmin edilmektedir. Mevcutlara ilave olarak 2000 yılına kadar Türkiye’nin 4300 kilometrelik otoyolu ve 5700 kilometrelik ekspres yola sahip olması planlanmıştır.



    sponsorlu bağlantılar
    Konu HÜZÜNKAR tarafından (05-05-2009 Saat 09:42 ) değiştirilmiştir.