Unesco Nedir? - Dünya Kültür Mirası Listesindeki Türk Eserleri

 Unesco Nedir? - Dünya Kültür Mirası Listesindeki Türk Eserleri

  Okunma: 66314 - Yorum: 16
  1. #1
    sponsorlu bağlantılar
    UNESCO kelimesi, İngilizce United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization kelimelerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuştur. Dilimizde “Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu” biçiminde karşılanmıştır.

    UNESCO Birleşmiş Milletler’in bir özel kurumu olarak, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1946 yılında kurulmuştur. Bu Kurumun Yasası 1945 yılı Kasım ayında Londra’da 44 ülkenin temsilcilerinin katıldıkları bir toplantıda kabul edilmişti. Türkiye, bu Yasayı imzalayan ilk yirmi devlet arasında onuncudur. UNESCO Sözleşmesi, ülkemizde 20 Mayıs 1946 tarihli ve 4895 sayılı kanunla onanmıştır.


    UNESCO’NUN DÜNYA MİRASI LİSTESİNDEKİ TÜRK TARİHİ ESERLER

    TURKEY
    1985 Historic Areas of Istanbul
    1985 Goreme National Park and the Rock Sites of Cappadocia
    1985 Great Mosque and Hospital of Divrigi
    1986 Hattusha
    1987 Nemrut Dag
    1988 Xanthos-Letoon
    1988 Hierapolis-Pamukkale
    1994 The City of Safranbolu
    1998 Archaeological Site of Troy

    İSTANBUL TARİHİ ALANLARI
    Dünya Miras Listesine Alınmış Tarihi : 6.12.1985
    Liste Sıra No : 356
    Niteliği : Kültürel

    İ.Ö. 7. yy'da kurulan İstanbul'un kuzeyde Haliç, doğuda İstanbul Boğazı ve güneyde Marmara Denizi ile çevrile kısmı günümüzde 'Tarihi Yarımada' olarak anılmaktadır. Kent, Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan stratejik konumu nedeniyle tarihi boyunca kentte hüküm süren uygarlıklar için daima çok önemli olmuştur. Bu özellikleri ile kent, Roma, Bizans ve Osmanlı gibi büyük İmparatorlulara başkentlik yapmıştır. Bu görkemli geçmişi ile farklı dinleri, kültürleri, toplulukları ve bunların ürünü olan yapıtları benzersiz bir coğrafyada bir araya getiren İstanbul, UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer almaktadır. İstanbul'un tarihi yerleri Topkapı Sarayı, Yıldız Sarayı, Süleymaniye Camii ve Çevresi, Zeyrek Camii (Pantocrator Kilisesi) ve çevresi Kara suları, Bozdoğan Kemeri ve Haliç olarak tanımlanmıştır.
    İstanbul'daki Bazı Önemli Müzelerin 2000 yılı ziyaretçi sayıları

    Arkeolojik Müzesi 161.337
    Ayasofya Müzesi 925.205
    Kariye Müzesi 130.703
    Mozaik Müzesi 17.719
    Rumelihisarı Müzesi 67.246
    Topkapı Sarayı Müzesi 1.217.848
    Türk-İslam Eserleri Müzesi 66.195
    Yıldız Sarayı Müzesi 3452
    İstanbul - Göreme Kampanyası

    The City of Safranbolu
    Şehir eski çağlarda Homeros'un İlyada destanında geçen Paflagonya bölgesinde yer almaktadır ve bilinen tarihi M.Ö. 3000 yıllarına kadar gider. M.Ö. 3000 ve 4000 tarihli tümülüsler, Safranbolu'nun insan yerleşimi açısından uzun bir tarihî olduğunu göstermektedir. Şehir Flaviopolis, Theodoropolis, Hadrianopolis, Germia ve Dadibra (Dadybra) gibi antik kasabalarla yorumlanmıştır. Bölgedeki bilinen ilk medeniyetler Hititlerin komşuları olan Gaspalar ve Zalpalardır. Bölgede sırası ile Hititler, Frigler, dolaylı yoldan Lidyalılar, Persler, Helenistik Krallıklar (Pondlar), Romalılar (Bizans), Selçuklular, Çobanoğulları, Candaroğulları ve Osmanlılar egemenlik kurmuşlardır.

    Şehir Selçuklular tarafından fethedildiğinde adı Dadibra idi. Safranbolu, Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan'ın oğlu Muhiddin Mesut Şah tarafından 1196 tarihinde Türklerin eline geçmiştir. Muhiddin Mesut Şah, Yunanlı-Bizanslı nüfusa savaşmadan teslim olmaları durumunda hayatlarını koruyacağına söz vermiş fakat kayıtlara göre şehir savaşla ele geçirilmiştir. Hristiyanlara ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur. 1213-1280 tarihleri arasında Çobanoğulları, 1326-1354 tarihleri arasında Candaroğulları ve 1423 yılından sonra da Osmanlı Devleti'nin elinde bulunmuştur. Şu anki Kıranköy bölgesinde, Yunanlı topluluk bulunmaktaydı. Burası daha sonra merkez Yunan mahallesi olmuş ve 1923'deki nüfus değişimi bu bölgede gerçekleşmiştir.

    Selçukluların idaresinde şehrin adı Zalifre olmuştur ve Sinop - Kastamonu - Safranbolu - Gerede - Söğüt uç bölgesi durumuna gelmiştir. Sonraki yıllarda şehir Türkmenler ve Bizanslılar arasında birkaç defa el değiştirmiştir. 1213 ile 1280 yılları arasında kasabayı, Anadolu Selçuklu Devleti'nin uç beyliği durumundaki Kastamonu ve Sinop bölgesine yerleşmiş olan Çobanoğulları Beyliği yönetmiştir. Daha sonra Çobanoğuları Moğol İlhanlılar'a vergi vermeye başlamıştır.

    1326'da Candaroğulu Süleyman Paşa şehri ele geçirmiştir. 1332'de Kastamonu'ya gitmekte olan İbn Battuta ve Kastamonu paşasının oğlu vali Ali Bey ile görüşmüştür. İbn Battuta'ya göre geldiğinde, Hanefi ögretisini öğretmekte olan bir medrese bulunmaktaydı. Candaroğulları dönemiyle bölgede İslami mimari hareketlenmiştir, bu dönemde Gazi Süleyman Paşa Camii kullanılmaktaydı. Ayrıca eski bir Bizans kilisesi, iki hamam ve çeşitli çeşmeler bulunmaktaydı. Diğer benzer bir İslami yapılanma ancak 17. yüzyılda olacaktır.
    Safranbolu 14. yüzyılın ortalarında ilk defa Osmanlı kontrolüne geçmiştir ve bu tarihten 1416'da tamamen fethedilene kadar Osmanlı Devleti ile

    Candaroğulları arasında bir sınır bölgesi olmuştur. Bölgeye Osmanlılar Yörükan-i Taraklı olarak bilinen çok sayıda Türkmen göçebeyi yerleştirmeye çalışmıştır ve şehrin ismi bu dönemden sonra Taraklı Borglu veya kısaca Borglu ve Borlu olarak adlandırılmıştır. 18. yüzyılın ortalarında Zağfiran Borlu kullanılmaya başlanmıştır ve daha sonra 19. yüzyılın ortasında kısa bir süre için Zağfiran Benderli kullanılmıştır fakat 19. yüzyılın son çeyreğinde Zağfiran Bolu olarak değişmiştir.[5][6] En son olarak ise Zafranbolu ve daha sonra Safranbolu şekline dönüşmüştür.

    Osmanlı Devleti zamanında özellikle 17. yüzyılda İstanbul-Sinop kervan yolu üzerinde konaklama merkezi olmasıyla kültürel ve ekonomik olarak en yüksek düzeyine ulaşmıştır. Aynı devirde Osmanlı sarayı ve devlet adamları şehre önemli eserler katmıştır.

    18. yüzyıldan başlayarak, III. Selim ve II. Mahmud dönemlerinde de devam eden ve 1850'den sonra artan İstanbul'a olan belgelenmiş göç ile
    Safranbolulular sarayda etkili olmaya başlamışlardır. Göçmenlerin çoğunluğu fırıncılık veya denizcilik yapmaktaydılar. Xavier de Planhol'a göre 1860'dan başlayarak Safranbolulular İstanbul'da fırıncılık konusunda tekel kurmuşlardı ve fırınlarda çalışan yaklaşık her beş kişiden üçü Safranbolu bölgesinden gelmekteydi. Büyük ihtimalle mevki sahibi ve tanınmış kişiler Safranbolu'dan akrabalarını, arkadaşlarını veya müşterilerini İstanbul'a getirmekteydiler. Planhol'a göre Safranbolu'dan İstanbul'a gelen Yunanlıların büyük çoğunluğu denizcilik yapmaktaydılar.

    1939'da işletmeye alınan Karabük Demir Çelik Fabrikası ile Karabük ilgi merkezi durumuna gelmiştir ve Safranbolu 1950'lerde Anadolu'da gerçekleşen modern şehirleşmeden fazla etkilenmemiştir. Bu nedenle mimari gelenekleri, özellikle yarı ahşap, üç odalı Pontian Yunan stilinde depreme dayanıklı evleri korunmuştur. UNESCO tarafından 17 Aralık 1994 tarihinde Dünya Miras Listesi'ne alınarak "Dünya Kenti" unvanını almıştır. Dünya Miras Şehirleri Organizasyonu'nun (OWHC) aktif üyesi olan Safranbolu'da 2000 yılında OWHC yönetim kurulu toplantısı düzenlenmiştir.

    Hierapolis-Pamukkale
    Pamukkale, kaynak sularının kirecinden oluşmuş bir tepe. Türkiye'nin en tanınmış doğa harikasıdır; ve Denizli'dedir. Pamukkale 2700 metre uzunluğunda ve yüksekliği 160 metredir. Parlak beyaz rengiyle Pamukkale'yi 20 km uzaklıktan görmek mümkündür. Tepesinde antik Roma'lılardan kalma kutsal şehir Hierapolis adlı antik şehir bulunur.

    20'nci yüzyılda Pamukkale'nin güzelliğini kendi gözleriyle görmek isteyen turistlerin akınlarıyla başa çıkabilmek için gitgide daha çok oteller inşa edildi. O zamanlarda çok hasar meydana geldi. Bazı otellerin inşa edilebilmesi için antik şehir Hierapolis'in bir kısmı yıkıldı. Pamukkale'nin sıcak kaynak suyu otellerin banyolarına havuzlarına aktarıldı. Suyu kesilen Pamukkale günden güne sararıp renk degiştirmeye başladı.
    UNESCO'nun koruma altına almasıyla hasar bir miktar telafi edildi.

    Nemrut Dağı
    Nemrut Dağı Güneydoğu Anadolu bölgesinin Adıyaman ilinde Ankar dağları yakınında 2.150 metre yüksekliğinde bir dağdır.
    Kommagene kralı Antiochus Theos, M.Ö. 62 yılında bu dağın tepesine, pekçok Yunan ve Pers tanrısının heykelinin yanısıra kendi mezar-tapınağını da yaptırmıştır. Mezarda, bir kartalın başı gibi, tanrıların taş oymaları bulunur. Heykellerin diziliş şekli hiyerotesyon olarak bilinir.Ayrıca her heykelin boyu 10 metre kadarmış ve dünyanın en güzel gün doğumu ve gün batımı burada olduğu söyleniyor.
    Mezarda 1881 yılında Alman mühendis Karl Sester tarafından kazı çalışmaları yapılmıştır. Daha sonraki yıllarda yapılan kazılarda da Antiochus'un mezarı bulunamamıştır.

    Nemrut Dağı 1987'de UNESCO tarafından Dünya mirası alanı ilan edilmiştir ve dünyanın sekizinci harikası sayılır.
    Piyanist Tuluyhan Uğurlu, 2150 metreye taşınan piyano ile 4 Eylül 2003'te Nemrut Dağı zirvesinde bir konser vermiştir.


    sponsorlu bağlantılar
  2. #2
    saol arkadaşım tşk ederım ama cok uzundu bunu deftere yazmm gerekiyordu daha kısası varsa koyarsan sevinirim saol tşk ederim
  3. #3
    caner_cavus066 Nickli Üyeden Alıntı
    saol arkadaşım tşk ederım ama cok uzundu bunu deftere yazmm gerekiyordu daha kısası varsa koyarsan sevinirim saol tşk ederim

    Okuyup özetini yazmayı deneyin bence :gul:

  4. #4
    Dehaydİn oradamisiniz kankalar haydİ ben tÜrk Üm
  5. #5
    S€ssiz P€ri Nickli Üyeden Alıntı
    Okuyup özetini yazmayı deneyin bence :gul:
    Kardşim Unesco Dünya Tarihi Eserleri Dedik

  6. #6
    unesco nun yaptıgı eserlerin görsel resimleri
  7. #7
    Misafir Nickli Üyeden Alıntı
    unesco nun yaptıgı eserlerin görsel resimleri
    görsellerden bak ne gerekvar sormaya

  8. #8
    vvvvvvvvvvvaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaayyyyyyyyyyyyyyyy yyyyyyy
  9. #9
    Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü

    Türü: Örgüt

    Başkanı: Irina Bokova

    Kuruluşu: 16 Kasım 1945

    Merkezi: Paris, Fransa

    Websitesi: UNESCO | Building peace in the minds of men and women

    Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü ya da UNESCO (United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization), Birleşmiş Milletler'in özel bir kurumu olarak, II. Dünya Savaşı'ndan sonra, 1946 yılında kurulmuştur.

    Bu kurumun yasası 1945 yılı Kasım ayında Londra'da 44 ülkenin temsilcilerinin katıldıkları bir toplantıda kabul edilmiştir.

    Merkezi Paris'te bulunan ve Genel Konferans, Yürütme Konseyi, Sekreterlik olmak üzere üç organı olan UNESCO eğitim, bilim ve kültür alanlarındaki amaçlarını, kendisine üye olan her devlette kurulan Milli Komisyonlar aracılığıyla gerçekleştirmeye çalışmaktadır.

    UNESCO'nun Filistin'i üye olarak kabul etmesinden sonra Amerika Birleşik Devletleri kuruma yaptığı maddi desteği çekti. Bunun üzerine 2011 Kasım ayında UNESCO, Bali'de Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi ile ilgili düzenlenecek toplantı dışındaki tüm programlarını yıl sonuna kadar iptal etti.

    Yönetim

    Genel Konferans

    Üye devletlerin temsilcilerinden oluşan Genel Konferans 1946-1953 yılları arasında halinde her yıl toplanmışken, 1954'dan bu yana iki yılda bir toplanmaktadır. Bugüne kadarsa 26 Genel Konferans toplanmıştır.

    UNESCO'nun çalışma programlarını kabul eder ve bütçeyi[2] belirler.

    Yürütme Konseyi

    Genel Konferans'a katılan ve hükümetlerince aday gösterilen temsilciler arasından dört yıl için seçilen UNESCO Yürütme Konseyi 58 üyeden oluşur.

    Sekreterlik

    UNESCO Bayrağı
    Genel Konferansça altı yıl için seçilen bir Genel Direktör'ün yönetimi altında çalışan UNESCO Sekreterliği, eğitim, bilim, kültür ve iletişim bölümlerine ayrılmıştır.

    Sekreterliğin başlıca görevi, iki yıllık UNESCO programlarının uygulanması için gerekli bütün teknik çalışmaları yapmak, tedbirleri almaktır.
    1. Julian Huxley (1946-1948)
    2. Jaima Torres Bodes (1948-1952)
    3. John Taylor (1952-1952)
    4. Luther Evans (1953-1958, ABD)
    5. Vittorino Veronese (1958-1961)
    6. René Maheu (1962-1974; vekâleten 1961)
    7. Amadou Mahtar M'Bow (1974-1987)
    8. Federico Mayor ( 1987-1999)
    9. Koichiro Matsuura (1999-2009)
    10. Irina Bokova (2009-)

    Notlar ve kaynaklar

    1.^ "UNESCO yıl sonuna kadar kapalı!". ntvmsnbc. 12 Kasım 2011 tarihinde erişilmiştir.
    2.^ UNESCO bütçesi, üye devletlerin iki yılda bir bu Kuruma ödedikleri aidat ile sağlanır. Bu bütçe dışında, Birleşmiş Milletler Özel Fonu'ndan, teknik yardım programından olmak üzere, önemli para kaynakları temin edilir.. Bu kaynaklar, iki yıllık UNESCO bütçesi tutarına yakındır.

  10. #10
    fazla ingilizcce
  11. #11
    yha bana unesco nun dünya miras listesine aldığı türk eserleri lazım :( :(