sponsorlu bağlantılar
Rengin görsel bir değer, ama “amaç değer” olarak ele alıp kullananlar, resim sanatında “Emprosyonist” akımının temsilcileri olmuştur. Emprosyonistlere kadar renk üzerinde bulunduğu objeyi ifade eden, onu tanıtan ona yapışık bir eleman idi. Bu subjektif ve hatalı bir anlayıştır. “ışık ve renk” in birbirine bağlılığı düşünülmemiş, ışık renklerden ayrı olarak değerlendirilmiştir. Eski inanışa göre ışık ve renk ayrı iki şeydir. Çağımızda ışık tayf renklerinden meydana gelmiş bir enerjidir. Işık aslında beyaz bir ışık değildir. Güneş ışığı, tayf renkleri halinde, birbirine girişmiş olarak objeler üzerine düşer ve onu aydınlatır. Her obje ve varlık, eski inanışın ötesine “belirli ve değişmez” renklere sahip değildir. Renk objeler üzerinde daima değişir, değişim ışığın geniş açısına ve cismin ışık yansıtma yeteneğine bağlıdır.

Doğanın renkleri gözümüzün önünde değişir. Bahçedeki çisimlere günün en şiddetli olduğu zamanlarda baktığımızda başka, akşamüzeri güneş batarken baktığımızda başka türlü görünürler. Bu değişiklik güneş ışığının sabah saatlerinde az etkili, öğle saatlerinde çok kuvvetli, akşam saatlerinde ve gece daha farklı olmasındandır.

RENGİN TANIMI

Renk ses gibi bir titreşim olayıdır. Rengi belirlemek için

1) Işık

2) Görünen yüzey

3) Gören göz üçlemesi gerekir.
Işık ve renk bir enerjidir. Renk gözle algılanan bir ışık olayıdır. Işığın eşya üzerine çarpması ile yansıyan ışınlarda göz yoluyla duyumsanıp algılanabilen bir “elektromanyetik” olayıdır. Rengi değişik olanlar farklı tanımlamışlardır.

a) Rengi Psikolojik Olarak Tarif Edenler : “Beynimizde uyanan bir duygudur. Maddi olmaktan ziyade subjektiftir. Örneğin mavi duyumu gibi...Renk düzenleri ile yaratılır. Renk bir duygudur.”

b) Rengi Fizyolojik Olarak Tarif Edenler : “Çeşitli ışık cisimlerinin göz retinası üzerinde sinirleri uyarma yolu ile meydana getirilen fizyolojik bir olaydır. Renk bizdedir, sinir sistemimizde mevcuttur.

c) Fiziksel Olarak Rengi İzah Edenler : “Renk tayfla, ölçülerle rakamlarla geniş olarak belirlenebilen, fiziksel bir olaydır. Her türlü titreşimli ışık dalgalarından ibarettir. Göz ışık titreşimlerini , sinirler vasıtasıyla beyne ileterek rengin idrak edilmesini sağlar”


BEYAZ IŞIK

İngiliz fizikçisi Ishak Newton 1670’ de güneş ışığını, elmas bir prizmadan geçirerek, renkleri ayırdı. Karanlık bir oda da, ince bir delikten ışık geçirip, ışığı tıpkı gökkuşağındaki “yedi” renge ayırdı ve renk bilgisinin temelini ortaya attı. Renklerin kırılma açılarına göre spektrumdaki dizilimleri ;

1. Kırmızı
2. Turuncu
3. Sarı
4. Yeşil
5. Mavi
6. Lacivert
7. Mor
Newton (kırmızı, sarı, mavi) renklere esas – ana renkler denir. Yani meydana getirilemeyen renklerdir. (yeşil, turuncu, mor) renkler ana renklerin ikişer ikişer karışımı ile oluşmuş ana karışım renklerdir demiştir.


BOYA RENKLER

Boyamak demek; gelen ışığın kuvveti ve açısı ne olursa olsun. Işığın bir kısmını “emen” bir kısmını “yansıtan” yüzeyin bu özelliklerini değiştirmesi demektir. Boya renkler daha az ışıklıdır, şeffaflıkları düşüktür.

Turkuvaz = ¼ sarı + ¾ mavi
Çimen yeşili = ¼ mavi + ¾ sarı
Erguvan = ¼ mavi + ¾ kırmızı
Eflatun = ¼ kırmızı + ¾ mavi
Ateş kırmızısı = ¼ sarı + ¾ kırmızı
Kavuniçi = ¼ kırmızı + ¾ sarı
Oranlarıyla bu renkler elde edilir.

ZIT RENKLER
Bir esas rengin zıt rengi o esas rengin dışında kalan iki esas rengin karışımı ile elde edilen 1. Derece yardımcı renktir. Yada renk çemberinde bir esas rengin tam karşısındaki yardımcı renk o esas rengin zıt rengidir.
Kırmızı – Yeşil , Mavi – Turuncu , Sarı – Mor


KOMŞU RENKLER

Bütünleyici renkler aynı zamanda birbirine zıt olan renklerdir. Bu renkler birbirinin zıddı olduklarından, yanyana geldiklerinde birbirlerini en iyi şekilde ortaya çıkarırlar. Bu sebeple, bir rengin bir yüzeydeki etkisinin daha belirgin olması isteniyorsa, o rengin yanına, zıt rengi, yani bütünleyicisi konabilir.


RENGİN TONLARI

Renklerin gerçek değeri tayftaki halidir. Her renk beyaza doğru açıldıkça parlaklaşır. Tersine olarak siyaha doğru yaklaştıkça koyulaşır. Her rengin beyaz ve siyaha doğru çeşitli kademeleri vardır. Bir renk tonunun açıklık ve koyuluk derecesine ton değeri, valör denir. soruvecevap.blogcu.com Açık bir yeşil ile koyu bir yeşil arasındaki fark, renk farkı değil ton farkıdır. Bir rengin siyaha yakın en yakın en koyu tonu ile beyaza yakın en açık tonu arasında pekçok kademe bulunur. İki rengin farklı tonları yanyana gelirse, iki rengin değeri artar, açık renk açık, koyu renk daha koyu görünür.

Bir renk, eğer onu çevreleyen renk koyu ise, daha açık görünür.
Bir renk, onu çevreleyen renk daha açıksa , daha koyu görünür.
En yüksek, en güçlü renk kontrasları tamamlayıcı renklerin renkleri yanyana getirmesi ile elde edilir.


RENK DAİRESİ NASIL ELDE EDİLİR ?

Bir daire üç eşit parçaya bölünüp, bu üç noktaya
1) Kırmızı
2) Sarı
3) Mavi yerleştirilir.

Dairenin üç eşit parçası da orta noktalarından tekrar üçe bölünür. Bu noktalara üç ana karışım renkler yerleştirilir.
1) Turuncu
2) Yeşil
3) Mor dairenin ana karışım renklerinin yanlarında kalan parçaları da orta noktalarından bölünür. Bu noktalarda ara karışım renkler yerleştirilir.
1) Kırmızı Turuncu
2) Sarı Turuncu
3) Sarı Yeşil
4) Mavi Yeşil
5) Kırmızı Mor
6) Mavi Mor
Böylece renk dairesi oluşur.

RENGE PSİKOLOJİK YAKLAŞIM

Psikolojide renk algılanan şeyin bir parçasıdır. Renkler üç ayrı biçimde görünürler
1. Film Renkleri : Film renkleri ışık renkleridir. Durgun bir havada gökyüzünün maviliği gibi içine girebilirmiş gibi bir etki uyandırır. Film renkleri, neslelerin bir parçasıymış gibi algılanmazlar. Bir yüzeyi de belirleyemezler.

2. Derinlik Renkleri : Saydam nesnelere özgü renklerdir. ÖR. Bir şarap şişesinden yansıyan renkler, yada aydınlatılmış sigara dumanında görülen renkler derinlik renkleridir. Bu renkler kapladıkları üç boyutlu mekana tümüyle nüfüs eden renklerdir.


sponsorlu bağlantılar