Delta

Yüzlerce yıl önce gemileriyle Mısır limanlarına gelen Yunanlı tüccarlar, Nil Irmağı'nın denize ulaşan iki kolunun arasında üçgen biçiminde düz bir kara parçası bulunduğunu gördüler. Yunan alfabesinin dördüncü harfi delta (Δ) ile aynı biçimde olduğundan bu kara parçasına delta adını verdiler. Delta terimi günümüzde, Nil Irmağı'nda olduğu gibi, akarsuların taşıdığı mil (balçık) ya da tortulların ırmak ağızlarında birikmesiyle oluşan sığ düzlükleri tanımlamak için kullanılır.

Deltalar bir ırmağın sularının nerdeyse hareketsiz olduğu ırmak ağızlarında oluşur. Hızlı akan suların taşıdığı çamur ve tortullar suyun akışına kapılarak, dibe çökecek zaman bulamazlar. Ne var ki, akarsu daha sakin, hareketsiz bir su kütlesiyle birleştiğinde akış hızı yavaşlar ve çamur dibe çöker. Bu çöküntü yavaş yavaş, katmanlar halinde birikir. Kara düzeyine ulaştığında dalgaların getirdiği çamurlarla daha da yükselir ve biriken tortullar su bitkileri tarafından sıkıca bir arada tutulur. Böylece oluşan deltanın yüzeyi oldukça düzdür. Genelde gelgitlerin ya da akıntıların çok az olduğu bir denize dökülürse çok büyük deltalar oluşabilir. Hindistan'da Ganj ve Brahmaputra ırmakları Bcngal Körfezi'ne doğru 350 km uzanan ve alanı Konya ilimizin yaklaşık 2,5 katı olan bir delta oluşturmuştur. Mississippi deltası da Meksika Körfezi'nin içlerine 320 km girer ve yaklaşık 20 yılda 1 kilometrelik bir hızla denize doğru uzar. Deltalar büyüdükçe bir zamanlar kıyılarda kurulmuş olan kentler karaların içerlerinde kalır. Adriya Denizi'nde, Po deltası yakınlarında bulunan Eski Roma limanlarından Ravenna bugün kıyıdan 19 km içeridedir.

nildeltasibo4 - Yeryüzü Şekilleri - Delta
Nil Deltası


Bazen delta bir su kütlesini ikiye böler. Çok önceleri, California Körfezi şimdiki durumuna göre 240 km daha kuzeydeydi. Zamanla Colorado Irmağı deltası, kuzeyde kalan suyu denizden ayırdı. Kara içinde kalan su kuruyunca burada Salton Havzası denen büyük bir çukur oluştu. İsviçre'nin İnterlaken kenti dar Thun Gölü'nü ikiye bölen bir delta üzerine kuruludur.

Akarsular bitki yetiştirmeye uygun verimli topraklan denize taşırlar. Deltaların oluşmasıyla biriken bu topraklardan çok bereketli tarım alanları elde edilir. Bu nedenle, Nil deltasında olduğu gibi, sel tehlikesine ve sağlıksız iklim koşullarına karşın, deltalarda çok sayıda insan yaşar. Afrika'da Nijer, Güney Amerika'da Orinoko, Doğu Avrupa' da Tuna ve Çin'de Huang He (Sarı Irmak) diğer ünlü deltalardır.

Türkiye'nin kıyılarında hemen hemen tüm önemli ırmakların ağızlarında deltalar oluşmuştur. Bunun başlıca nedeni, denizlerimizde gelgit etkisinin çok belirgin olmaması ve akarsuların getirdiği tortulların ırmak ağızlarında birikebilmesidir. Ülkemizin en büyük delta ovası Çukurova'dır. Bu delta üç ayrı akarsuyun getirdiği mil ve tortulların birikmesiyle oluşmuştur. Seyhan, Ceyhan ırmakları deltaları ile Tarsus Çayı deltasının birleşmesiyle oluşan Çukurova'nın, doğu-batı yönünde uzunluğu 100 kilometreyi bulur. Gene Akdeniz'e dökülen Göksu'nun ağzında boyu 18 kilometreyi bulan bir delta vardır.
Karadeniz'e dökülen Kızılırmak ve Yeşilırmak'ın ağızlarındaki deltalar Bafra Ovası ve Çarşamba Ovası adlarını alırlar. Küt burunlu bir delta görünümünde olan Yeşilırmak deltası kıyıda 55 km boyunca uzanır. İzmir'in hemen kuzeyinde denize dökülen Gediz Irmağı'nın getirdiği tortullar 19. yüzyılda İzmir Körfezi'ni tıkamaya başlayınca, ırmak ağzının yeri değiştirilmiştir.

Küçük Menderes ve Büyük Menderes deltaları ülkenin en verimli ovalarındandır. Küçük Menderes'in getirdiği tortullar, eskiden bir liman kenti olan tarihi Efes kentini karanın içlerinde bırakmıştır.