Amonyak

Amonyak, formulü NH3 olan; azot ve hidrojenden oluşan renksiz ve keskin ve hoş olmayan kokuya sahip bir gaz bileşiğidir.

OH− iyonu içermediği halde zayıf baz özelliği gösterir. Gazlaşma gizli ısısı çok yüksek olduğundan sanayi tesislerinde soğutucu madde olarak da kullanılır.

Molekül ağırlığı 17,0304 g/mol, 1 Atmosfer basıncında kaynama noktası -33.34 °C (239.81 K) dir.-78 derecede donduğundan oda koşullarında gaz halinde bulunur.

Molekül şekli üçgen piramittir. Molekülleri polar olduğundan su içinde yüksek oranda çözünür.

Amonyak, gübre, ilaç, boya, parfüm gibi maddelerin sentezlenmesinde ilk aşamada kullanılmaktadır. Amonyak ayrıca temizlik maddelerinde de kullanılır. Amonyak canlılar için zehirli bir maddedir, kullanılırken dikkat edilmesi gerekir.

Amonyak kovalent bağlı bileşiktir. Ametall+Ametall bağıdır. Molekülleri polar olduğundan su içinde yüksek oranda çözünür. Amonyak molekülleri kendi aralarında olduğu gibi su molekülleri ile de zayıf hidrojen bağları oluşturur.

Bu sebepten suda çok çözünür. 1 atm basınç ve 0 derecede 1 litre suda 1300 litre, 20 derecede ise 700 litre amonyak çözünür. Oda koşullarında doymuş amonyak çözeltisi yüzde 34 lük olup yoğunluğu 0,88 g/ml dir.

Piyasada amonyak adı altında satılan maddeler amonyağın sulu çözeltisi olan amonyum hidroksittir. aynen

Çok keskin kokulu, renksiz bir gazdır. Baygınlık geçirenleri ayıltmak için biraz amonyak koklatılır, ama bu gaz fazla miktarda solunduğunda insanı zehirler.

Havanın yaklaşık beşte üçü ağırlığında olan amonyak sıkıştırıldığında ve 33°C'ye kadar soğutulduğunda kolayca sıvılaşır.

Sıvı amonyak, suya çok benzeyen renksiz bir sıvıdır ve uygulanan basınç azaltıldığında çevreden ısı alarak yeniden buharlaşır. Bu nedenle buz-dolaplarında ve soğutucularda amonyak kullanılır.

Amonyak suda kolayca çözünür ve keskin amonyak kokusunda, renksiz bir sıvı olan amonyum hidroksit çözeltisini oluşturur.

Kırmızı turnusol kâğıdının rengini maviye dönüştüren bu alkali çözelti (baz) asitlerle birleştiğinde amonyum tuzlarını verir.

Evlerde temizlik işlerinde kullanılan amonyaklı su, deriye zarar vermemesi için iyice sulandırılmış amonyum hidroksittir.

Havada da bir miktar amonyak bulunur; bunun kaynağı çürüyen bitkiler ve hayvan leşleridir. Nitekim tüy, deri, post gibi hayvansal ürünlerin yanarken yaydığı itici koku biraz da amonyak gazından kaynaklanır.

Bazen yağmur sularında da çok az miktarda amonyak bulunur.

Amonyağın ve amonyum bileşiklerinin adı Mısır'daki Amon tapınağının adından gelir. Çünkü, sofra tuzu gibi beyaz kristaller halindeki amonyum klorür (nışadır) ilk kez bu tapınağın tavanında ve duvarlarında bulunmuştur.

Bunun nedeni, tapınağı ısıtmak amacıyla yakılan deve tezeğinden çıkan isin içindeki amonyum klorür kristallerinin yüzeyde çökelmiş olmasıdır. Amonyak gazını ilk kez 1774'te İngiliz kimyacı Joseph Priestley saf halde elde etti ve "alkali hava" adını verdi.

Amonyak azot ve hidrojenden oluşan bir bileşiktir; kimyasal formülü de NH3'tür. Sanayide amonyak elde etmek için uygulanan başlıca yöntem azot ile hidrojen gazlarını doğrudan birleştirmektir. Bu yöntemde, havadan elde edilen azot ile sudan ya da doğal gazdan (metan) elde edilen hidrojen gazları filtreden geçirilerek süzülür, kurutulur, sıkıştırılır ve yaklaşık 500°C'ye kadar ısıtılır.

Sonra demir tozu ile çeşitli tuzlardan oluşan bir karışımın içinden geçirilir. Tepkimeyi hızlandıran bu katalizörlerin de etkisiyle azot ve hidrojen gazları belirli oranlarda birleşerek amonyak gazını oluşturur. Haber-Bosch yöntemi adıyla bilinen bu yöntem ilk kez Almanya'da, patlayıcı madde yapımında kullanılan azotlu bileşiklerin çok gerekli olduğu I. Dünya Savaşı yıllarında geliştirilmiştir.

Havagazı ve kok üretimi sırasında da yan ürün olarak çok miktarda amonyak açığa çıkar, ama bu gaz katışıksız halde değildir. Ayrıca herhangi bir amonyum tuzunun sönmüş kireç (kalsiyum hidroksit) yada başka bir alkaliyle tepkimeye girmesiyle az miktarda amonyak elde edilebilir.
Amonyağın Kullanımı

Amonyak asitlerle birleştiğinde amonyum tuzlarını verir. I. Dünya Savaşı'ndaki deniz çarpışmalarında gemiler sıvı amonyak dolu tanklardan çevreye amonyak gazı yayar, sonra üstüne asit buharı gönderirlerdi. Böylece geminin çevresinde yoğun duman bulutları oluştuğu için kendilerini düşman deniz altlarından gizleyebilirlerdi.

II. Dünya Savaşı yıllarında daha gelişmiş gizlenme yöntemleri bulununca amonyak bu amaçla kullanılmaz oldu.
Amonyum tuzlarının çoğu yararlıdır. Örneğin amonyum klorür ya da nışadır pillerde, lehim işlerinde ve tıpta kullanılır.

Amonyum nitrat bazı patlayıcıların ve yapay gübrelerin temel bileşenlerindendir. Bitkilerin sağlıklı gelişmesi ve tarımda verimin artırılması için gerekli olan azotu toprağa kazandıran yapay gübrelerde amonyum sülfat da çok kullanılır.

Sırasıyla hidrojen klorür, nitrik asit ve sülfürik asidin amonyakla tepkimesinde elde edilen bütün bu tuzlar doğada kendiliğinden de oluşabilir. Doğal amonyum tuzları özellikle verimli topraklarda, volkanik bölgelerde, deniz suyunda, çürümüş bitkilerde ve hayvan leşlerinde bulunur.