+ Yorum Yaz

 Milli Güç ve Milli Güç Unsurları

 - Konu Toplam: 38872 kez okundu ve konuya toplam 26 kez yorum yapıldı.

  1. 20-03-2008 #1
    Politik Güç: Millî hedeflerin elde edilmesini sağlamak için karşılaşılan iç ve dış sorunlarla, uluslararası ilişkilerde millî gücün etkili olarak kullanılmasıdır.

    Ekonomik Güç: Bir ülkenin sahip olduğu bütün ekonomik kaynakları ile bu kaynakların işletilmesi, her türlü mal ve hizmetin üretilebilme kapasitesi ve uluslararası ticaretteki yeri, ve bunları ulusal hedefler doğrultusunda örgütleyebilme yeteneğidir.

    Psiko-Sosyal Güç: Milleti oluşturan insan gücünün nitelikleri, moral değerleri, karakteri ve kültüründen oluşan güçtür.

    Askeri Güç: Bir ülkenin; ulusal politikalarının uygulanmasında fizikî güç olarak kullanılmak üzere hazırlanan askerî gücü ve onu destekleyen unsurlarıyla bölgesel veya genel seferberlik durumunda askerî alanda harekete geçirilen potansiyelini kapsayan güç unsurudur.

    İnsan Gücü: Millî güce, özellikle askerî gücün gerek duyduğu personele temel oluşturur.

    Coğrafî Konum: Millî güç unsurlarını besleyen, onlara fizikî ve potansiyel güç kazandıran unsurdur.

    Manevî Özellikler: Örf, âdet, anane ve töreler gibi faktörlerdir. Millî gücün uygulamaya konulmasında etkili olan unsurdur.




    Millî Devlet - Millî Güç

    Bilindiği gibi, devletin kuruluşu birçok zorunluklardan doğmuştur. Bunların en önemli etmeni (âmili) milletin çok çeşitlenen ve bireyin gücü dışına çıkan ortak görevlerdir. Örneğin millet çapında iç güvenlik ve asayiş, millî savunma, ekonomik ve kültürel kalkınma, devletler arası siyaset gibi görevler, milleti oluşturan bireylerin takati dışındadır. Bunları birey yapamaz. Bu konu hem bir takat işi, hem de bireyin yapmaması gereken hususları kapsar. Bir ülkede bireyin emniyet ve asayişi üstlenmesi karışıklık ve anarşi nedeni olur. Böylece, güvenlik, asayiş, adalet ve özgürlük konularıyla dış siyaset, millî savunma başta olmak üzere, bayındırlık işlerini özellikle devlet hizmetleri olarak belirlemek gerekir.

    Devlet bu görevleri, hükümetler vasıtasıyla milletten aldığı yetki ve iradeye dayanarak yerine getirir. Bunun için de yine millete dayalı, milletten doğan bir gücü kullanır ki, bu güç günümüz devlet idaresinde ve toplum yaşantısında “Millî Güç” olarak nitelenir.

    Millî güç, adından da anlaşılacağı gibi, belirli bir millete ait, o milletin özünde mevcut bütün güçleri kapsar. Bu gücün milliliği, millî devlet anlayışı ile de açıklanabilir. Millî devlet, günümüzün devlet anlayışında geçerlidir. Çünkü, günümüzün millî savunma anlayışında, topyekûn savunmanın başka bir ifadeyle milletçe savunmanın temelini millî güç oluşturur. Topyekûn harp kavramı bütün dünya da anlaşılıp uygulamaya konulduktan sonra, böyle bir harbin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde millî kaynakların geliştirilip hazırlanması da önem kazanmıştır. Bilindiği gibi, millî varlığın güven içerisinde bulundurulması daha barış zamanındaki millî seferberlik hazırlıklarıyla başlatılmakta ve olağanüstü halin ilanıyla birlikte, gelişen duruma göre, düzenlenmektedir.

    Millî güç, bir milletin maddî ve manevî bütün güçlerinin toplamı ve bileşkesidir. Bu genel bir anlatımdır. Bunun ayrıntılarını anlatmak gerekirse, ekonomi, siyaset, askerî ve sosyo- psikolojik unsurları millî güç içersine dahil ederek, bütün bu ana güçlerle oluşan gücü, millî güç olarak tanımlamak mantıkî bir hareket olur.

    Millî güç, bir milletin millî hedeflerine ulaşmada kullanabileceği maddî ve manevî bütün güçlerin bütünü olarak millî stratejinin de dayanağıdır. Millî Strateji, uygulama bakımından öncelikle millî gücün yeterliliğini ve etkinliğini araştırır. Bu, imkân yeterli görülmüyorsa, onun istenen düzeye çıkarılması içen gerekli çare ve çözüm yollarını da araştırır. Çünkü millî bir dâvanın veya sorunun çözümü, öncelikle millî imkân ve güç sorunudur. Millî Stratejiyi yürütmekle görevli devlet, bu yürütmeyi, onun başlıca sorumlusu olan hükümet vasıtasıyla sürdürür. Böyle olunca, devletin icra unsuru olan hükümetler bu konudaki gerekli tedbirleri almakla da yükümlüdürler. Bu yükümlülük millî gücün, muhtemel ve mümkün tehlikeler karşısında, yeterli, aktif ve uyanık tutulması da devletin sorumlulukları arasındadır. Bu konuda gösterilecek ilgi, titizlik ve yönlendiricilik, devletin ve milletin yüksek çıkarlarıyla ilgilidir.

    ATATÜRK’ÜN MİLLİ GÜÇ ANLAYIŞI VE UYGULAMALARI:

    “Topyekûn Savaş” veya “Milletçe Savaş” kavramı Birinci Dünya Harbi içerisinde çıkmıştır. Buna rağmen bu kavram Mustafa Kemal Paşa tarafından gereği gibi anlaşılmış ve Türk İstiklâl Harbinde uygulamaya konulmuştur.

    Birinci Dünya Savaşından yenik çıkarak 30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesini imzalayan Osmanlı Devleti, Türk Yurdunun parçalanmasını ve Türk Milletinin esarete mahkûm edilmesini kabul etmiş oluyordu. Nitekim İtilâf Devletlerinin bu mütarekenin ağır hükümlerini ileri sürerek, ülkenin birçok yöresini işgale başlamaları ve 15 Mayıs 1919’da da Yunan Ordusunu Batı Anadolu’yu istilâ amacıyla İzmir’e çıkarmaları, Türk Milletine karşı reva görülen uğursuz bir uygulamanın ilk işaretleri olmuştur. Bu, utanç verici durumdan kurtuluş, ancak, milletçe silkinmek, direnmek ve karşı koymakla mümkün olabilirdi.

    Düşmanı yurt topraklarından atmak, muharebeleri sürdürmek, dışta ve içte kendini kabul ettirmek, ancak ve ancak millî gücün seferber edilmesine bağlıydı. Milletten doğacak, geliştirilecek ve idame ettirilecek böyle bir güç, sonunda başarıya ulaşabilirdi. Mustafa Kemal Paşa, bu konuya öncelik veriyor ve şöyle diyordu: “Her türlü başarı sırrının, her türlü kuvvet ve gücün gerçek kaynağının milletin kendisi olduğuna kanımız tamdır1”.

    Mustafa Kemal Paşa, gerçeklere dayanan bir hayat felsefesine sahipti. “Bilirsiniz ki, hayat demek, savaş ve mücadele demektir. Hayatta başarı, yüzde yüz mücadelede başarıyla mümkündür. Bu da manen ve maddeten kuvvete, güce dayanır. Bir de insanlığın uğraştığı bütün sorunlar, karşılaştığı bütün tehlikeler, elde ettiği başarılar, toplumca yapılan genel mücadelenin dalgaları içinden doğagelmiştir”.


  2. 14-04-2010 #2
    Teşekkür ederim abla
  3. 22-03-2011 #3
    biraz daha uzun olsaymış keşke ödevim için uzun gerekiyor
  4. 23-03-2011 #4
    güzel ama benm aradııım sey deil maalesffff......
  5. 01-04-2011 #5
    Sağ olun teşekkürler
  6. 04-04-2011 #6
    çok teşekkür ederim ödevim için yeterince yardımcı oldunuz :)
  7. 05-04-2011 #7
    Ödevim için gereken bilgileri buldum çok teşekkür ederim.
  8. 10-04-2011 #8
    Bu siteye çok tşk istediğim herşeyi buldum ve sınavdan 100 aldım
  9. 24-04-2011 #9
    ya valla çoq teşkur ettim. BEBİŞKOLAR:)
  10. 24-04-2011 #10
    Çok Az Yhaa Az olmasa Daha İiii oLabilirmişşş ..... !!!!
  11. 15-05-2011 #11
    sınavımda ısalllah yararlı olur ve gusel not alırım

İlginizi Çekebilecek Konular

  1. Son Mesaj: 22-03-2014, 21:09
  2. Son Mesaj: 09-05-2011, 17:50
  3. Son Mesaj: 28-02-2011, 17:54
  4. Son Mesaj: 24-06-2009, 16:09
  5. Son Mesaj: 15-12-2008, 09:14

+ Yorum Yaz