+ Yorum Yaz

 Trafik Kazalarının Nedenleri Nelerdir?

 - Konu Toplam: 28737 kez okundu ve konuya toplam 7 kez yorum yapıldı.

  1. 16-07-2010 #1
    Zamanımızın gerek yaya, gerek sürücü olarak önemli bir bölümünü kaplayan trafik; kuralları, içerdiği insan ilişkileri ve sonuçlarıyla da hayatımızı etkilemektedir. Sayısı ve hızı artan motorlu araçlar yaşantımızın vazgeçilmez bir parçası olurken, birçok insanın yaşamına son vermekte, kişileri sakat bırakmakta; büyük parasal kayıba neden olmaktadır. Trafik kazaları, Türkiye'de olduğu gibi dünyada da ölümlere, geçici ve kalıcı sakatlıklara, iş gücü ve maddi hasarlara neden olması ve ulusal gelir kaybına yol açması nedeniyle önemli bir toplum sağlığı sorunudur.

    Genelde trafik kazalarında etken olan faktörleri şu başlıklar altında toplamak mümkündür.
    1- İnsan faktörü
    2- Yol ve trafik yoğunluğu faktörü
    3- Araç donanım faktörü
    4- Coğrafi ve iklimsel faktör

    Türkiye'de trafik kazalarını oluşumunda rol alan etkenlerin dağılımına bakıldığında; şoförün %77.6, yayanın %18.3, aracın %3.6, yolcunu %0.5 oranında kazaya neden olduğu görülmektedir3. Bu faktörler aşağıda irdelenmiştir.

    1-İnsan faktörü: Trafik kazalarında rol alan insan faktörü başlığı; sürücüleri, yolcuları, yayaları ve trafik polislerini kapsar. Ancak bunlar arasında en önemli pay sürücülere aittir.
    Sürücülerin kişisel özellikleri olan yaş, cinsiyet, nedeni durum, sağlık durumu, alışkanlıkları, tecrübe ve çalışma koşulları, fiziksel özellikleri, güvenlik önlemlerine uymaları; kazaların oluşumunda önemli rol oynamaktadır.

    Yorgunluğun verdiği güçsüzlük ile görüş ve gördüğünü kavrama yetisinin azalması, stres veya kızgınlık gibi şoförün ruh halini olumsuz yönde etkileyecek psikolojik faktörler, kullandığı ilaçlar ve egzos gazları da şoförün performansını düşürmektedir.

    Şoförü, trafik kazasına sürükleyen aşırı hız, yakından izleme, uykusuzluk, kurallara uymamak gibi çeşitli nedenler, temelde bilgisizliğe dayanmaktadır. Bunların yanı sıra, alkollü araç kullanmanın olumsuz etkileri de göz ardı edilmemelidir.

    Bütün sosyal olaylarda olduğu gibi trafik de, kendi başına bir olay olmayıp, toplumsal yapının bir göstergesidir. Trafik sorunlarını giderilmesi, altta yatan sosyal nedenlerin değişmesine bağlıdır. Sosyal yapı bir bütündür ve onun her organı birbiri ile bağlantı halindedir. Başta; eğitim olmak üzere çarpık kentleşme, sağlık, gelir dağılımı, güvenlik gibi diğer konulara çözüm getirilmediği sürece trafik sorunu da kendi başına düzelemez.

    Sosyal yapıdaki iyileşmeler kadar, kültürel değerlerin de toplumsal yapıdaki önemi unutulmamalıdır.

    Ankara Trafik Denetleme şube Müdürlüğü'nden alınan bilgilere göre, 2000 yılı ilk 10 aylık dönemde trafik kazalarına neden olan ilk on sürücü kusuru şöyle sıralanmaktadır:
    1-Arkadan çarpma: %24.04
    2-Doğrultu değiştirme manevralarında yanlış yapma: %20.51 3- Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park etmiş araca çarpma: %12.98
    4- Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama: %10.87
    5- Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama: %6.92
    6- Şeride tecavüz etme: %4.49
    7- Kırmızı ışık, trafik işaret ve levhalarına riayet etmeme: %3.37
    8- İkiden fazla şeritli yollarda karşı yönden gelen şeridi ihlal: %2.67
    9- 'Taşıt giremez' trafik işaretlerine riayet etmeme
    10- Geçme yasağı olan yerlerde geçme

    Bütün ülkede 1984 yılında sürücü hatalarının trafik kazalarındaki oranı %73 iken, 2000 yılında %97'e çıkmıştır. Şoförlerin bu kusurları işlemesindeki temel nedenin, trafik kuralları ve araç kullanma ile ilgili bilgilerinde eksiklik ve eğitimsizlik olduğu söylenebilir. Türkiye'de 1998 yılında trafik kazalarına neden olan kişilerin %44.82'sinin ilkokul, %14.07'sinin ortaokul, %22.88'inin lise ve yalnızca %12.96'sının yüksekokul mezunu olduğu saptanmıştır.

    Türkiye'de sürücü belgesi olan 12 081 231 şoförün 6 885 280'i (%56.99) özel sürücü kurslarında eğitim görmüştür. Ancak bu sürücü kurslarının verdiği eğitimin kalitesi ve yeterliliği de tartışma konusudur. Ehliyet almanın kolaylaştırılması ve yaygınlaştırılması ile birlikte, 1980 yılında ehliyet sahibi kişi sayısının toplam nüfusa oranı %5.9 iken, 1995 yılında bu oran %15'e ulaşmıştır.

    Eğitim eksikliğinin yanı sıra, alkollü araç kullanmanın olumsuz etkileri de göz ardı edilmemelidir. Alkole bağlı ölümlerin yaklaşık %59'si trafik kazaları, intihar ve cinayetlerden olmaktadır. Kazaya uğrama riski hiç alkol almamış kişiyle kıyaslandığında alkol düzeyi 100mg/dl olan kişide 33 kat; 2000 mg/dl olan kişide ise yaklaşık 80 kat daha fazla olmaktadır. Trafik kazası yapma olasılığı kan alkol konsantrasyona bağlı olarak eksponensiyel olarak artar. Amerikan literatüründe alkollü içki kültüründe ve klinikte alınan içki miktarı, içki (drink) birimi ile ifade edilir. Bir içki 13-15 gr saf etil alkole eşdeğer içki miktarıdır. Buna göre rakının 30ml'si şarabın 120ml'si veya biranın 360 ml'si bir içki sayılır. Alkollü içkilerde ortalama etil alkol miktarı şöyledir: Bira %4.5, Şarap %12-13, Rakı %45, viski %45-50. Alkol hızla ve tam olarak emilir. Alındıktan 5 dakika sonra alkol kanda görülür. Maksimum konsantrasyona 40-60 dakikada erişir.

    Dünya Trafik Kontrol Komitesi'nin yaptığı bir buçuk aylık bir araştırmada sonuçlar, kazaların %15 oranında insanın isteyerek aldığı alkolden dolayı geliştiği yolundadır10. Dünya istatistiklerinde, ölümle sonuçlanan trafik kazalarında %49, tüm kazalarda %40 oranında alkol alımı sorumlu görülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü'nün yaptığı araştırmalarda, vücutta binde 5 oranındaki alkolün dahi reaksiyon becerisini azalttığı belirtilmektedir. şoförün tecrübesi ne kadar fazla olursa olsun, alkol kişinin cesaretini artırır; fakat kararını, koordinasyonunu, reflekslerini bozar ve onu asgari derecede yavaşlatır. şoförün öldüğü kazaların %50-55'inde, şoförün kanındaki alkol miktarının %1-4 arasında olduğu tespit edilmiştir.

    1000cc bira, 90cc ağır içki (bir buçuk duble rakı, viski, votka vb.) kan alkol seviyesini %0.05 üzerine, yani kanda yasal olarak yasak seviyede tehlikeli alkol yükselmesine neden olmaktadır. Alkolün tehlikesi, alkolün alım hızıyla ve içen kişiye göre değişmekle beraber en az 2 saat devam etmektedir.

    Normal bir kimsede saatte ortalama 150 mg/kg alkol metabolize edilmektedir. Bu, 70 kg bir erişkinde saatte yaklaşık 11 gr yıkıldığını göstermektedir. Buna göre normal bir erişkin, yarı yarıya sulandırılmış rakının 50 ml'sini bir saatte inaktive edebilir9. Böylece iki şişe bira veya iki duble viski 2 saat içinde zararsız duruma gelebilmektedir. Bir saatte 65 kg'lık bir kadın 13.4 cc, erkek ise 13 cc alkol yakabilir. Buna göre sağlam bir insan 100-150 cc alkolü (3 litre bira, 6-7 duble rakı veya viskiyi) ancak 10-12 saatte okside ederek zararsız hale getirebilir.
    Alkolün ve taşıt kullanmanın çağımızda birçok kişinin günlük yaşamına girmesi nedeniyle, alkollü iken taşıt kullanmaya bağlı kazalar önemli bir sosyal sorun oluşturur. Taşıt kullanamayacak kadar sarhoş olmanın sınırını, sarhoşluğun hafif kademesinde psikolojik testler veya basit nörolojik muayenelerle saptanmaya olanak yoktur. Bu sınırın yasal olarak saptanması birçok ülkede kanda alkol konsantrasyonunun ölçülmesi ile yapılır. Buna olanak yoksa; nefeste veya idrarda alkol ölçümü yapılır. Kandaki alkol 100 cc'deki alkol olarak değerlendirilir. Bu, promil olarak adlandırılır.

    Türkiye'de 16.06.1985 gün ve 18786 sayılı resmi gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 110. Maddesine göre sürücülerin kanında 50 mg/ 100 ml (0.5 promil) sınırını aşamayacak kadar alkollü içki almalarına müsaade edilir. Ticari araçsürücüleri için ise 0.0 promil olması gerekmektedir.

    Alkolün şoför üzerindeki olumsuz etkileri, bu derece açk ve net iken, 1998 yılı boyunca alkollü yakalananların toplam 11141 sürücüden, 323'ünün ticari oto sürücüsü olması ve bu 323 sürücüden 61'inin (%18.9) ticari taksi sürücüsü olması, taksi şoförlerinin bu konudaki eğitim düzeyleri, tutum ve davranışlarının önemli bir göstergesidir. Günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan trafiğin düzenlenmesi ve trafik kazalarının önlenmesi amacıyla, Türkiye'de trafik hizmetleri ilk kez 1953'de kurumlaştırılmış, 18.10.1983'te halen yürürlükte olan 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunu kabul edilmiştir.

    2-Yol ve trafik yoğunluğu faktörü: Kazalara neden olan yol faktörü istatistiklere oldukça az yansımaktadır. Bunun nedeni, kaza sonunda rapor verenlerin ve karar vericilerin bu konuda bilgi eksiklikler olabilir. Aynı şekilde, yayaların kara yollarını kullanımına yönelik kısıtlayıcı mekanizmalar getirilir, yaya kusurları olarak belirtilen trafik kaza nedenleri en az düzeye indirilebilir.

    Trafiğin akışı için önemli olan yol özellikleri; yol düzeni, kalitesi, işaret ve uyarıcı levhalar ve trafik yüküdür. Ankara'daki şehirleşme, ulaşım ağı ile uyuşmamaktadır. Kent içi yollarda, ana arterler, iç yollar ve çevre yolları üzerinde sayıları gittikçe artan otobüs, minibüs, dolmuş, taksi ve özel arabalar, iyi kurulmamış ve üstelik yanlış kullanılan bu yol ağı içinde, ulaşım sorununu başkentin en önemli sorunu haline getirmişlerdir. Trafiğin gün içindeki zamanı da, trafiğin yoğunluğu ve şoför performansını da etkileyerek trafik kazalarında rol oynar.
    3- Araç ve donanım faktörü: Aracın tipi, yaşı ve bakım sıklığı, ayarlarının tam ve doğru olarak yapılıp yapılmaması, meydana gelebilecek kaza sayısını etkilediği kadar, kazanın sonucunu ve ortaya çıkabilecek can, mal kaybı veya yaralanma olaylarının sıklığını da etkiler. Aracın bulunduğu durum, şoförün çalışma koşullarını doğrudan etkilemektedir. Örneğin, ateşlemesi iyi olmayan ya da karbüratörü doğru ayarlanmamış olan bir taşıtta, benzinin tam olarak yanmayışından çok miktarda karbon monoksit (CO) çıkar. Rengi, tadı ve kokusu olmayan CO, az miktarlarda bile öldürücü olabilir. Bir yerde CO bulunuşu, şoförde sıkıntı hissi, dalgınlık, birden terleme, baş ağrısı, uyku hali, baş dönmesi ya da bulantı yaratabilir.
    4- Coğrafi ve iklim ile ilgili faktörler: Mevsim özellikleri ve kar, yağmur, sis gibi hava durumu faktörleri trafik kazalarında önemli rol oynar.


    Ülkemizde meydana gelen trafik kazaları %94 insan kaynaklı olmaktadır. İnsan kaynaklı kazalarda %27 sürücünün, %1 ise yolcunun hatası vardır. Geriye kalan %6 lık insan kaynaklı olmayan kazalar ise %5 araç, %1 yol kaynaklıdır.


    İnsan kaynaklı kazaların meydana gelme sebepleri:

    Acemilik
    Dikkatsizlik
    Uzun süreli uykusuzluk
    Aşırı hız yapmak
    Alkollü araç kullanmak
    Hatalı sollama
    Trafik kurallarını önemsememek
    Olması gerekenden fazla yük taşımak
    Araç bakımını yaptırmamış olmak
    Dikkat veya uyku bozukluğu vb. yapan ilaçları kullanmak




  2. 10-03-2011 #2
    tafik kazalarının nedenleri sürücülerdir
  3. 30-03-2013 #3
    katılıyorum.
  4. 21-04-2013 #4
    trafik kazaları sürücüler tarafından daha çok oluyor. trafik kurallarına uysalar kaza olmayacak!!!!...
  5. 29-04-2013 #5
    of bune :(:'(
  6. 02-06-2013 #6
    bu ne be . çok çirkin istedigim şeyi bir türlü bulamıyorum . manasız. kafa karıştırıyor
    ,
  7. 22-08-2013 #7
    yol kusuru ülkemizde istatistiklere neden girmiyor.avrupa ülkelerinde bu oranönemli boyutlarda
  8. 03-12-2013 #8
    Misafir Nickli Üyeden Alıntı
    tafik kazalarının nedenleri sürücülerdir
    çünkü sürücüler alkol yada başka bişey içdikleri için