Her anne babanın çocuğu hakkında büyük idealleri vardır. Normalden daha zeki ve farklı bir çocuğun ebeveyni olmak anne ve babaları oldukça mutlu eder. Anne ve babaların bu mutluluğu çocuklarının başarılarını ileri hayat aşamalarında görmeleri ile gittikçe artar. Yaşıtlarından daha farklı ve daha zeki olan çocuklar bebeklik döneminden itibaren kolaylıkla ayırt edilebilir. Anne ve babalar subjektif ve kendilerine göre değerlendirme yapmalarından dolayı çocuğun yaşına uygun davranışlarının bile ileri zeka işaretleri olduğunu zanndedebilirler. Çünkü anne ve babanın bu konuda beklentileri olması yanlış değerlendirme durumu oluşturmaktadır. Eğer var ise bu kapasitenin ortaya konması ancak objektif gözlem ve gerek olursa testler ile mümkün olabilecektir.

Çocuğun gerçekten normalden daha zeki olma durumu tespit edildiği zaman çocuğa daha uygun yaklaşımın sergilenmesi gerekmektedir. Bu yaklaşım ona farklı davranmak şeklinde algılanmamalıdır. Genelde anne ve babaların düştükleri büyük hataların başında gerek olmadan çocuklarına zeka testi yaptırmak istemeleridir . Bu durumun iki farklı yönden zararları olabilmektedir; Birincisi eğer çocuğun zeka seviyesi gerçekten anlamlı derecede yüksek ise anne ve babaların bu çocuğa karşı davranışları değişmekte veya bilinçdışı olarak çocuklarına farklı davranmaktadırlar. Bu durum çocukta davranış problemlerini çok sık bir şekilde oluşturmaktadır. Anne babalar farkında olmadan çocuklarına karşı aşırı ilgili , aşırı hoşgörülü veya aşırı beklenti içerisinde davranabilmektedirler. Bütün bunlarda çocuklarda ciddi davranış problemlerinin oluşmasına ve psikolojik olarak sıkıntı duymalarına neden olmaktadır. Gereksiz zeka testi ölçümünün ikinci önemli sakıncası ise anne ve babalar beklentilerinden düşük bir skor çıkarsa hayal kırıklığına uğramakta ve çocuklarına karşı beklentilerinin aşırı azalması ile çocuklarına karşı davranışlarını değiştirmektedirler. Bu durumdan yine çocuklar negatif yönde etkilenmektedirler. Bu dengeyi sağlayan yani çocuğuna zeka testi yaptırıp ona karşı davranışlarını değiştirmeyen anne ve babaların sayısı son derece azdır. Anne babalar ben davranışımı değiştirmem dese de maalesef bilinçdışı davranışlar değişmektedir.

Normalden daha zeki çocuk olduğu bazı çocukların yüzüne karşı sık sık söylendiğinde veya bu konu üzerinde sık sık durulduğu durumlarda bir kısım çocuklar ''nasıl olsa ben zekiyim'' diye , aşırı kendine güvenden dolayı yapması gereken görevleri ve okul ödevlerini hafife almakta , ders çalışmamakta ve bunun sonucunda olacak başarısızlıklardan çocuklar ve aileleri çok kötü bir şekilde etkilenmektedirler. Bu nedenden dolayı çocukların başarıları ''zeki çocuk'' , ''akıllı çocuk'' diye belirtilmeli ama bu konuda çok sık vurgulama yapmaktan kaçınılmalıdır.

Normalden daha zeki çocuklardan anne ve babaların veyahut çevrenin ciddi beklentileri olabilmektedir. Bu bekelentiler çok aşırı olur , her ortamda vurgulanır ve sık sık üzerinde durulursa çocukta bu beklentiye ulaşmak veya şu anda bulunduğu başarı seviyesini korumak için ciddi anlamda kaygı belirtileri zamanla oluşacaktır. Bu kaygı durumu çocuğa uzun vadede önemli sıkıntılar verecek ve çocuğun normal ruhsal gelişimini bozacaktır. Normalden zeki çocuk belli bir başarıyı elde edecektir ama bunun uygun bir şekilde devam ettirilmesi anne babanın olumlu ve istikrarlı tutumu ile mümkün olacaktır.

Normalden daha zeki çocuklara nasıl bir ortam hazırlanmalı? şeklinde anne ve babalar sık sık sormaktadırlar . Bazı anne ve babalar çocuğun bu kapasitesini artırmak düşüncesiyle çok erken yaşlarda okuma ve yazmayı öğretmek veya sayıları öğretmek gibi anlamsız müdahalelere girişmektedirler. Unutulmamalıdır ki çocuğun çok erken yaşta bu şekilde okuma ve yazmayı öğrenmesi veya buna benzer yaşından önce bazı aşamalara zorlanması çocuğun ileride yakalayacağı normal ve sağlıklı bir başarıyı da engelleyecektir. Bu konuda anne ve babalar bu türlü yanlışa düşmeyerek çocuğun hayatın her evresini dolu dolu yaşamasını sağlamaları uygun olacaktır. Yapılan bilimsel çalışmalarda erken okuma yazmayı öğrenen çocuklar ile vaktinde okuma yazmayı öğrenen çocuklar arasında ilerleyen yıllar içerisinde okul başarısı olarak anlamlı bir farklılık olmadığı gösterilmiştir. Anne ve babalar normalden daha zeki çocuğa ellerindeki imkanları kullanarak yapabildiği uygun faaliyetleri yaptırmaları , yeterince vakit ayırmaları ,ince ve kaba motor becerileri artırmak açısından uygulama yapmaları , onun için uygun arkadaş ortamı hazırlamaları ,onun hayat aşamalarını dolu dolu yaşamasını sağlamaları, çocuğun kabiliyetleri ve kapasitesi ölçüsünde ona görevler vermeleri , onun psikososyal stres faktörlerinden korunmasını sağlamaları , ona çok farklı ve sıra dışı olarak davranmamaları , zamanı geldiğinde uygun bir okula göndermeleri ve öğretmenleri ile sıkı bir diyalog içerisinde olmaları, çocuk konusunda yönlendirme ve uygun ortam hazırlama konusunda zorlandıklarını hissettikleri zaman bir uzmana başvurmaları tavsiye edilmektedir.

Normalden daha zeki çocuk nasıl belli olur? şeklinde anne babaların kafasında soru işereti olabilir. Bu konuda genel belirti çocuğun yaşından daha büyük faaliyet ve aşamaları bulunduğu yaşta yapabilmesi şeklindedir . Ama bunun istisnaları olabilir . Ek olarak çocuğun anlama , algılama , kavrama , organize etme , problem çözme , sosyal uyum , olayların gidişatını tahmin etme , işlevsellik olarak yaşıtlarına oran ile daha ileride olması da çocuğun normalden daha zeki olduğunun göstergesidir. Genelde çocuğun kapasitesini ortaya koymasına negatif bir etken yok ise ( tıbbi bir hastalık , psikiyatrik bir sorun ) çocuklar yaşıtlarından kolaylıkla ayırt edilir. Baskılanmış , depresif , stres altındaki çocuklar kapasitelerini tam ortaya koyamadıkları için normalden daha zeki oldukları halde kapasite olarak son derece yetersizmiş gibi görülebilir . Bu durumda çocuğun yukarıda bahsedilen nedenlerden dolayı çocuğun kapasitesini ortaya koyması zorlaşır.

Normalden daha zeki çocuklar sıradan okullara gitmeli mi yoksa farklı bir okul gerekli mi diye sorular da anne babalardan gelebilmektedir. Bu konuda çocukları izole hale getirip diğer çocuklardan belli ölçüde soyutlamanın avantajları ve dezavantajları vardır. Çocuğu yönlendirebilecek ilgili ve uygun yaklaşımı olan bir öğretmenin olması ile çocuğun normal okula gitmesi ile çok ciddi anlamda kaybı olmamaktadır. Bu konuda çocuğu çok profesyonel anlamda yönlendirebilecek okulların olmadığı Türkiye açısından önemli bir gerçektir. Burada hemen şunu da belirtelim ki çocuk için Türkiye'de mevcut olan imkanlar kullanıldığında , ailenin ve çevreinin tutumları uygun olduğunda ,çocukların kapasitelerinin açığa çıkarılması ve kabiliyetlerinin geliştirilmesi açısından çok önemli bir sorun olmayacaktır. Bazı ailelerin yurt dışındaki arayışları ise avantaj ve dezavantajları açısından kişiye özel değerlendirilmelidir.