sponsorlu bağlantılar
Dil gelişimi çocuk ile çevresi arasındaki karşılıklı alışverişin en önemli araçlarından bir tanesidir; karşılıklı olduğu ölçüde gelişir. Geliştiği ölçüde düşünebilme ortaya çıkar

Söz anlamak ve söz söylemek insanın diğer canlılardan belki de en önemli farkıdır. Çünkü dil becerisi, düşünebilmenin önkoşuludur. Düşünebildiğimiz ölçüde insanlaşırız. Konuşabilmek, düşünceleri ve duyguları başkalarına iletmenin ana yoludur. Anneler ve babalar ile bebekler arasında söz henüz ortada olmasa bile göz vardır; bebek söylediklerimize karşılık verirken gözüyle, yüzüyle neredeyse “konuşur.” Fazla söze pek gerek de yoktur.

Dil gelişiminin ilk ve belki söylemekten daha önemli aşaması anlamaktır. İşitmek ve dinlemek, anlamanın ön koşuludur. İşitmeyi engelleyen durumlar çocuklarda konuşmayı geciktiren önemli nedenlerin başında gelir. İşitmenin yenidoğan bebeklerde değerlendirilmesi, bu engelleri baştan belirleme ve giderme şansını vermektedir.

Dinlemek ise, neyi işiteceğini tercih etmektir. Bebeklerin tercihleri bildik ve yakın olana yöneliktir: Annenin ve babanın sesine ve sözlerine kulak verir bebekler. Bebek ilgi gösterdiğini dinler. İlgi gösteremiyorsa eğer, dinleme arzusu da hissetmeyebilir. Bu arzunun eksikliğini annesine yeterince bakmamasından, kendisine yönelik flört girişimlerine pek yüz vermemesinden çıkartabiliriz.

Konuşmak anlamadan sonra gelir. Dinleme ve anlama yok ise, sözcükler yerini bulamaz. Dil gelişimi çocuk ile çevresi arasındaki karşılıklı alışverişin en önemli araçlarından bir tanesidir; karşılıklı olduğu ölçüde gelişir. Geliştiği ölçüde düşünebilme ortaya çıkar. Düşünce ile eylem arasındaki dengenin gelişimi söz becerilerinin ortaya çıkmasına bağlıdır. Çocuk konuşabildikçe hareketleri üzerindeki kontrolu gelişir.

Dil gelişimi insan beyninin kaçınılmaz ürünlerinden birisidir. Beyinin dış etkilere açık bölümlerinin bir ürünü olan dil, çevreden gelen eksikliklerden (konuşulmayan ortamlar, TV, video gibi seyredilen şeyler) kolayca etkilenebilir. Karşılıklı etkileşim, ister sözlü, ister sözsüz, dil gelişimini körükler, hızlandırır. Bebek dile geldiğinde, artık söyleyecek çok şeyi vardır.

Adım adım konuşma serüveni:

Anne karnında:
Anne karnında sıvı dolu bir kese içinde yaşar bebek. Bu sıvı ve onu çevreleyen dokular bebekle dışarıdan gelen sesler arasında bir katman oluşturur. Bebeğin içinde bulunduğu ortam ses, titreşim ve ritmik hareketlerden oluşmaktadır. Anne karnındaki bebek ilk olarak cildi ve kemik yapısı yardımı ile 16ncı haftadan itibaren duyduklarına tepki vermeye başlıyor. Çevreden gelen sesler anne karnındaki bebeğe ulaşırken annenin kalp atışları geri planda, ritmik ve monotondur. Doğal olarak bebeğe en güçlü ulaşan ses annesinin sesidir. Duyduğu seslere hareket ve kalp atışlarında değişme ile cevap verir anne karnındaki bebek. Kulağın yapısal olarak gelişmesi tamamlanmadan ( 28.nci hafta) olur bu durum üstelik de. Bebekler anne karnında 26 haftalık iken annelerinin sesinin ritmini, iniş çıkışlarını ayırt edebilirler. Hamileliğin son 3 ayında bebek müzik ya da gürültü duyduğunda tekme atar. Annesi sakin bir sesle yavaşça ve basit cümleler kurduğunda bebeğin kalp atışları yavaşlar. Anne karnında sesle ilgili yaşanan deneyimler doğum sonrasında da kendini belli eder.

0-2 ay:

Bebek doğduğunda işitme duyusu gelişmiştir. Yüksek ses alçak ses ayrımını yapabilir, tiz seslerle, sık tekrarlı, ritmik basit konuşmaları tercih eder. Bazı seslerin doğum sonrası bebeği rahatlattığını biliyoruz. Örneğin anne kalp atışına benzeyen seslerin bebek üzerinde müthiş rahatlatıcı bir etkisi var.

Yeni doğmuş bebekler konuşma seslerini ayırt etmede erişkinlerden daha ustalar. Bebekler farklı dillerdeki ses ve ton farklılıklarını birbirlerinden ayırt edebiliyorlar. Bebeğinizle konuştukça bebeğiniz sizin ana dilinize ait özellikleri benimsemeye başlarken yabancı dilleri ayırt etme yetisini yavaş yavaş yitirir. Yeni doğmuş olan bir bebek yüksek-alçak ses ayırımını yapabilir, ses duyduğunda emmesi değişebilir, ya da susup dinleyebilir. Bebekler tiz sesleri tercih ederler, bu nedenle bizler onlarla “bebekçe” konuşuruz.

Çocukların dil öğrenme becerileri doğuştan var, düzensiz sözcüklerden bile bir düzen çıkarmaya çalışırlar. Biraz daha büyüdüklerinde bu düzen içinde hangi hecelerin vurgulandığını göz önünde bulundurarak sözcüğün nerede başlayıp nerede bittiğini öğreniyorlar. Sonra sözcüklerin anlamlarını buluyor, arkasında konuşmada bu sözcükleri kullanmaya başlıyorlar. Daha sonra basit dil bilgisi kuralları giriyor işin içine. Bu sıra olmazsa olmuyor. Önceki edinilen dil becerilerinin üzerine kuruluyor; sözcükler başlamadan dilbilgisi kurallarına uygun dil gelişimi olmuyor. Dil, beynimizin gelişimine en uygun olacak şekilde şekilleniyor.

2-6 ay:

Bebek 2-3 aylık olduğunda sesin geldiği yere doğru dönebilir. İki aylık bir bebek artık karşısındakine gülümsemeye başlamıştır. Bu gelişme çoğu zaman beraberinde agulamayı, keyifli sesler çıkarmayı da getirir. Başlangıçta sesli harflerin ağırlıklı olduğu bu seslere zamanla sessiz harfler de eklenir. Altı aydan itibaren hecelemeye başlar bebek (mamama- bababa- nenene gibi). Tükürükleriyle baloncuklar yapmaya bayılır. Bu arada konuşması için gerekli olacak organlarını (ağız, dudaklar, dil ve gırtlak) çalıştırmaktadır. Duyduğu sesleri taklit etmeye uğraşmaktadır. Tabi ki vücudunun ve beyninin elverdiği ölçüde. Anne babası da ona cevap olarak tükürükle baloncuk yaptığında hoşuna gidecektir. Ayrıca ileride iletişim için bolca kullanacağı bir kuralı; söz sırasını beklemeyi öğrenmeye başlayacaktır. Ses tonunda inişler çıkışlar vardır, tıpkı büyüklerin konuşmalarında olduğu gibi.

Konuşmanın bu dönemden sonra gelişmesini sürdürebilmesi için bebeğin çevresinde konuşulanları duyuyor olması gereklidir.

6-12 ay:

Altı aydan küçük bir bebeğe sık duyduğu sözcükler tanıdık gelebilir ama anlamlandırması çok zordur. Sözlerin anlamlarını altıncı aydan itibaren yavaş yavaş öğrenmeye başlayacaktır. Bebekler kendileri ile konuşulmasına her zaman bayılırlar. Bebeğinizle konuşurken onun da size karşılık verebilmesi için fırsat tanıyın. Onunla konuştuğunuzda birbiri ardına tekrarlanan hecelerle size yanıt verecek. Bebeğiniz 8-10 aylık olduğunda kendisine söylenen basit cümleleri anlayacak, hatta onlara uygun hareket edecek. “Alkış” dediğinizde alkışlayacak, “gel babası” dediğinizde eliyle çağırma işareti yapacak. Biraz daha büyüyüp 1 yaşına yaklaştığında “topu bana getir” dediğinizde gidip topu getirecek. Söylenenleri anlayabiliyor olmak dil gelişiminde çok önemli ve konuşmanın başlaması için muhakkak geçilmesi gereken bir aşama.

12-18 ay:

Bebekler ilk 12 aylarını dilin mantığını çözmeye uğraşarak geçirirler. Ana dillerinde sık kullanılan ses yapılarını anladıktan sonra konuşulanları anlamaya başlarlar. Anlama ilerledikten sonra ilk sözcükler ortaya çıkar. Bu genellikle 12 ay civarında olur ancak kimi bebek 8 ayda kimi ise 15 ayda söyler ilk sözcüğünü. Ancak konuşmanın başlayabilmesi için öncelikle konuşulanları anlamanın gelişmesi gerekli. Sözsüz iletişim kurma çabası, işaret etmesi konuşma açısından önemli belirtiler. Ayrıca bebek günlük hayatında sıkça duyduğu ve önem verdiği sözcükleri daha kolay öğrenecektir.

İlk sözcükler bebeğin günlük yaşamında önemli yeri olan sözcüklerdir genellikle. Bebeğinizle oynadığınız oyunlar, ona okuduğunuz kitaplar da ilk olarak hangi sözcükleri söyleyeceğini etkileyecektir. “Anne”, “baba”, “mama”, “bitti” favori ilk sözcüklerden. Ancak ilk söylediği söz “ahtapot” olan çocuklar da var!

Çocuğunuzun sözcük hazinesini 50 sözcüğe çıkarması genellikle 18-20 aya kadar sürebilir. Bu dönemden sonra ise konuşmanın gelişimi müthiş hızlanacaktır.

Gün içinde bebeğinizle konuşmanızın sonsuz yararı var. Araştırmalar bebeklerin hayatlarının ilk 2 yılında anne babalarından duydukları sözcük sayısının sözel zekaları üzerine etkisi olduğunu göstermekte.

18-24 ay:

Birbuçuk yaşından büyük çocuklar 2-50 sözcük bilirler. Çocuğunuzun ilk 50 sözcüğe ulaşması aylar alacaktır. Her yaş döneminde olduğu gibi bu dönemde de çocuğunuzun anlaması konuşmasından çok daha fazladır. Çocuğunuz 50 sözcük söylemeye başladıktan sonra konuşmanın gelişmesinde müthiş bir patlama olur. Her geçen gün konuşmasına yeni sözcükler eklenir. Sözcük dağarcığının artması ile birlikte çocuğunuz, 2 sözcüğü bir araya getirerek basit cümleler kurmaya başlayacaktır. Bu iki sözcüklü ilk cümleler dil kurallarına çok ta uygun olmayabilir. Endişelenmeyin, çocuğunuz zamanla daha düzgün konuşmayı öğrenecektir. Konuşması geliştikçe duygularını ve isteklerini ifade etmesi kolaylaşacağından bu dönemlerde sıkça karşılaşılan hırçınlık hali de daha az olacaktır.

Bu dönemde kimi çocuk akıcı bir şekilde konuşabilirken kimi de ancak birkaç sözcük söyleyebilir. Dil gelişimindeki bu farklılıkların pek çok nedeni var. Kız çocuklar genellikle erkeklerden daha erken konuşmaya başlıyor. Dışa dönük çocuklar utangaç çocuklara göre daha kolay konuşuyor. Ailedeki fert sayısı bile konuşma gelişmesinde etken. Anne babaların doğumdan itibaren bebekle konuşması da konuşma gelişimini olumlu etkiliyor.

Eğer çocuğunuzun anlaması ve konuşması tutarlı bir şekilde ileri doğru gidiyorsa endişelenmenize gerek yok.

24-36 ay:

Çoğu çocuk bu yaşta basit cümleler kurarak derdini anlatabilir. Ne, nereye gibi sorulara cevap verebilir, 5-10 dakika süresince hikaye dinleyebilir. Dil bilgisi kurallarına uyar, çoğul eklerini ve fiilleri kullanır. Üç yaşına doğru sözcük sayısı 300-500’e ulaşabilir. Ben, sen, benim, senin gibi zamirlerini kullanmaya başlayabilir, kim, neden sorularına cevap verebilir. Üç yaşına doğru büyük, küçük, içinde, altında, üstünde kavramlarını anlamaya başlayacaktır.

Dil gelişiminin basamakları Ortalama yaş

Ana dilin fonolojik özelliklerini algılayabilme Doğumdan itibaren

Sese dönme, iletişimde sırasını bekleme, karşılık olarak agulama Doğumdan kısa süre sonra

Heceleme 4-9 ay

Tek tek kelimelerin anlamlarını öğrenmeye başlama 6-10 ay

İstek belirtmek amacıyla işaret etme 10-16 ay

Anlamlı tek tek sözcükler çıkarmaya başlama 10-16 ay

Sorulduğunda vücut kısımlarını gösterme 10-16 ay

Çok sayıda sözcüğün anlamını bilme 15-18 ay

Söylediği sözcük sayısında ani artış 16-24 ay

Basit cümleleri anlama 20-30 ay

İki sözcüklü cümle kurma 18-24 ay

Dil kurallarını kavramaya başlama, basit cümleler kurma 24-36 ay

Söylediklerinin anlaşılırlığının artması 3 yaş

Olayları ya da masalları anlatmaya başlama, konu ile ilgili sorulara yanıt verebilme 30-42 ay

Gramer kurallarına uygun ve düzgün konuşma 4 yaş

Tüm seslerin doğru çıkarılması 5-7 yaş

Karmaşık cümleler kurulması 5-7 yaş


Konuşmayı desteklemek için neler yapabilirsiniz?

Çocuğunuzun konuşmasının gelişmesi için yapabileceğiniz en iyi şey beraberken onunla bolca konuşmak.
Bebeğinizin göz seviyesine gelin, gözüne bakarak konuşun.

İşaret ettiği şeylerin adını söyleyin, gün içinde iş yaparken neler yaptığınızı anlatmayı alışkanlık haline getirin. Gün içinde beraberken yaptıklarınızı ona anlatın.

Çocuklar tekrardan çok hoşlanırlar. Tekrar, onlara güven verir,yaptıkları işte ustalaşmalarını sağlar, öğrenmekte oldukları şeyleri pekiştirmelerine yardım eder. Aynı kitapları tekrar tekrar okutmak isterse okuyun. Arka arkaya aynı oyunu oynamak isterse oynayın.

Konuşurken yalın, kısa ifadeler ve mutlu bir ses tonu kullanmaya çalışın, uzun cümleler onun dikkatini dağıtarak anlamasını zorlaştıracaktır.

Söylemeye çalıştıklarını tam olarak anlamasanız da konuşmayı sürdürebilmek için elinizden geleni yapın.
Bazı sözcükleri söylerken o sözcüğü anlatan el işaretleri de kullanabilirsiniz. İşaret dilinin kullanımı konuşmanın gelişmesini hızlandıracaktır.

Sizinle iletişime çabalarını gözden kaçırmayın. Size birşeyler anlatmaya çalışıyorsa onu anlamaya çaba gösterin, bu çabanızı ona belli edin.

Bol bol kitap okuyun ya da masal anlatın. Çocuğunuz isterse aynı kitabı tekrar tekrar okumaktan çekinmeyin.

Tekerlemeler, şarkılar dil gelişimine yardımcı olacaktır.
Çocuğunuz konuştuğunda onu dinleyin, ne dediğini anlamaya çalıştığınızı belli edin. Bu arada sabırsız olmamaya çalışın.

Çocuğunuzla konuşurken onun söylediklerini yeniden yapılandırarak tekrar edin. Onu anladığınızı belli edin.

Bir gün içinde televizyon seyrettiği süre 30 dakikayı geçmemelidir.Yaşına uygun program izlemesine özen gösterin. Birlikte izleyerek ona izlediği program ile ilgili bilgiler ve hatırlatmalar yapabilir öğrendiklerini pekiştirebilirsiniz. Böylece hem beraber keyifli vakit geçirirsiniz hem de televizyonu çocuğunuzla iletişim kurmada bir araç olarak kullanabilirsiniz.

Konuşması geciktiyse...

Konuşmanın gerçek anlamda gecikmesinin birkaç ana nedeni vardır. En sık rastlanan nedenler işitme sorunları ve iletişim kurma konusunda isteksizliktir.

Doğuştan gelen bir sorun nedeniyle ya da sık geçirilen ortakulak iltihabı sonucunda işitme zorluğu olduğunda çocukların çevrelerinde konuşulanları anlamaları konuşmaları etkilenecektir. Çocuğunuzun iyi işitmediğini düşünüyorsanız bu kaygınızı mutlaka doktorunuzla paylaşın. İşitme ile ilgili sorunların erken dönemde tesbiti konuşmanın mümkün olduğunca normal gelişebilmesi için çok önemli. Günümüzde doğumdan hemen sonra yapılan basit bir test ile bebeğin herhangi bir işitme sorunu olup olmadığını tesbit etmek mümkün.

Bazı gelişimsel bozukluklar sosyal hayat için çok gerekli olan iletişim gereksinimini ortadan kaldırmaktadır. İletişim gereksinimi olmadığında konuşmanın gelişmesine de gerek kalmamakta. Otizm ve benzeri rahatsızlıkların ilk belirtileri içe dönüklük ve konuşma gecikmesidir. Konuşma gecikmesi olan çocukların gelişimsel açıdan değerlendirilmesi iyi olur.

Bebeğiniz işitiyor mu?

Aşağıdaki liste bebeğinizin ilk yılda duyduğu seslere göstermesi gereken tepkileri belirtmektedir. Gecikme olduğunu düşünüyorsanız, doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin.

Doğumdan hemen sonra

Bebeğiniz ani yüksek sesler işittiğinde rahatsız olur ve bu seslere gözlerini kırparak ya da açarak yanıt verir.

1.ay : Beklenmedik bir ses işittiğinde yukarıdaki tepkisine ek olarak hareketsiz kalır.

3.ay : Sizi görmese bile sesinizi işittiğinde sakinleşir ya da gülümser. Arkasından yaklaşıp, yan tarafından konuştuğunuzda başını ya da gözlerini size doğru çevirir.

6.ay : Odanın öbür ucundan sesinizi işittiğinde size doğru döner.

9.ay : Her gün işittiği tanıdık sesleri dikkatle dinler ve alçak tonda gelen gürültülerin kaynağını arar.

12.ay : Adını ve diğer tanıdık kelimeleri işittiğinde tepki gösterir.”Hayır”ve “baş baş” sözcüklerine de karşılık verebilir.

Prof.Dr.Yankı Yazgan


sponsorlu bağlantılar